Birleşik Kamu-İş ek zam talebi için Bakanlık önünden seslendi: 'Krizi biz çıkartmadık, faturasını biz ödemeyeceğiz'
Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde ek zam talebiyle açıklama yapan Birleşik Kamu-İş, enflasyon karşısında alım gücünün düştüğünü belirterek ücretlere ek artış çağrısı yaptı.
Fotoğraf: Evrensel
Ankara- Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde ek zam talebiyle basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, artan yaşam maliyetleri ve enflasyon karşısında ücretlerin yetersiz kaldığı vurgulandı.
Açıklamayı yapan Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Orhan Yıldırım Merkez Bankası’nın son Enflasyon Raporu’na ilişkin “Birkaç gün önce Merkez Bankası’nın yayınladığı o itiraf gibi Enflasyon Raporu’nu hep birlikte ibretle inceledik. 2026 yılı için büyük iddialarla önümüze konan yüzde 16’lık hedefi, bizzat kendi elleriyle çöpe atıp yüzde 24’e çıkardılar; yetmedi, aynı raporda ‘Aslında yüzde 26 olacak’ diye kendi kendilerini yalanladılar. Bu ne demektir? Bize “sabredin” diyenlerin öngörüsü bile üç ay dayanamadı; Merkez’in tahmini bile kendi yalanlarında boğuldu” ifadelerini kullandı.
Önümüzdeki aylarda aylık enflasyonun yüzde 1 civarında tutulmasının mümkün olmadığını vurgulayan Yıldırım, temel tüketim maddelerine gelen sürekli zamları hatırlatarak “Buradan halkımıza soruyoruz, temel gıdama ddelerine bile zamların aylık yüzde 5-10’larla yağdığı bu ülkede en son neye aylık yüzde 1 zam yapıldığını gördünüz. Ülkede basılan en büyük banknota bir kilo sivri biber bile alınamıyor, savaş halindeki ülkelerin para birimleri bile bizimkinden değerli durumda ve şimdi bize yine masal anlatıyorlar. Merkez Bankası’nın bile 10 gün sonrasını göremediği ülkede, memurdan 2 yıl sonrasının sefalet sözleşmesine inanmasını bekliyorlar” dedi.
Kamu emekçisi eti bayramdan bayrama görüyor
Hazine ve Maliye Bakanlığı’na seslenen Yıldırım, Birleşik Kamu-İş’in Nisan ayı araştırmalarına göre açlık sınırının 36 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 108 bin lirayı aştığını vurgulayarak "Konfederasyonumuzun Nisan raporlarıyla göründüğü üzere açlık sınırının 36 bini aştığı, yoksulluk sınırının 108 bin TL’ye ulaştığıdır. Nedir gerçek: Kamu emekçisinin aldığı üç kuruş maaşın tamamı daha cebe girmeden ev kirasına, doğalgaza, elektriğe ve mutfak masrafında eriyip gittiğidir. Gerçek bizim daha aybaşında ay sonunu kara kara düşünür, borçla borç bile çeviremez hale geldiğimizdir. Bu ülkede meyve ve sebze artık kilo ile değil, taneyle alınıyor. Kırmızı et ise kamu emekçisinin hanesine ancak bayramdan bayrama, özel günlerde girebilen bir lüks haline geldi” şeklinde konuştu.
Yıldırım, “Bir “oldu-bitti” mekanizması olarak kurgulanan, yandaş sendikalarla el ele vererek imzaladığınız o Toplu İş Sözleşmesi rezaletinin rakamları, hayatın gerçekleri karşısında tamamen hükmünü yitirmiştir. Masa başında imzaladığınız o sefalet oranları ile sokağın gerçek enflasyonu arasındaki makas günden güne açılmaktadır. Milyonlarca kamu emekçisi, kamu emeklisi ve onların aileleri adına konuşuyoruz: Kamu-İş olarak talebimiz net ve vazgeçilmez: Ek zam hakkımızdır”
“Ek zam en az yüzde 26 olmalıdır”
Temmuz ayında yapılacak ara zam oranının yüzde yirmi altıya çıkartılmak zorunda olduğunun altını çizen Yıldırım, “Merkez Bankası’nın kendisinin ölçtüğü, halkın 12 ay sonrası için beklediği ve hissettiği enflasyon yüzde 52’ye dayanmış durumda. Bu nedenle; Temmuz ayında yapılacak yüzde 7 oranındaki toplu sözleşme zammından önce tüm kamu emekçilerine, bu yılki enflasyonu karşılayacak şekilde ve derhal yüzde 26 oranlarında ek zam yapılmasını istiyoruz. Krizi biz çıkarmadık, faturasını da biz ödemeyeceğiz. Sarayın itibarından tasarruf etmeyenler, memurun, memur emeklisinin ve asgari ücretlinin boğazından tasarruf edemez” şeklinde konuştu.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et