Buğday üreticileri maliyet baskısı altında: 'Tek tip alım fiyatı ne yapıcı ne de kapsayıcı'
Buğday üreticileri, artan girdi maliyetleri ve düşük alım fiyatları nedeniyle yeni hasat dönemine endişeyle giriyor. Sarıbal, üretici maliyetlerini karşılayan ve bölgesel verim farklarını dikkate alan fiyat politikası çağrısı yaptı.
Fotoğraf: Meriç Tuna/Unsplash
Duygu Ayber Gültekin
[email protected]
Buğday üreticileri, artan maliyetler ve düşük alım fiyatları nedeniyle yeni hasat dönemine endişeyle giriyor. Mazot ve gübre fiyatlarındaki artış üretim maliyetlerini yukarı çekerken, farklı bölgelerdeki verimlilik farklarına rağmen tek tip fiyat uygulanması çiftçiler arasında tepkiyle karşılanıyor.
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, buğday hasadı öncesi yaptığı açıklamada üretim maliyetlerindeki artış ve düşük alım politikalarının çiftçiyi zorladığını belirterek, üreticinin gerçek maliyetlerini esas alan bir fiyat politikası çağrısında bulundu.
Türkiye’nin birçok bölgesinde buğday hasadının yaklaştığını hatırlatan Sarıbal, üretim sürecindeki tüm maliyet yükünün çiftçinin omuzlarında olduğunu söyledi. Son bir yılda mazot fiyatının 48 liradan 75 liraya yükseldiğini, gübre fiyatlarında ise yüzde 57 ile yüzde 104 arasında artış yaşandığını ifade ederek buğday üretim maliyetlerinin ciddi biçimde arttığına dikkat çekti.
Türkiye’de aynı ürün için çok farklı verim düzeylerinde üretim yapıldığını vurgulayan Sarıbal, bir dekardan 900 kilogram ile 1 ton arasında verim alan üreticiler bulunduğunu, bazı bölgelerde ise 250-300 kilogram verimle üretim yapıldığını belirtti. Düşük verimli alanlarla yüksek verimli bölgeler arasında aynı fiyat politikasının uygulanmasının adil olmadığını söyleyen Sarıbal, “400 kilogramın altında verim alınan bir buğday tarlasında maliyet bugün yaklaşık 16,50 liraya ulaşmış durumda. Tek tip alım fiyatı ne yapıcıdır ne de kapsayıcıdır” dedi.
Tarım politikalarının Türkiye’nin üretim gerçeklerine göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade eden Sarıbal, bölgelere, iklim koşullarına ve verim düzeylerine göre farklılaştırılmış bir fiyat modelinin zorunlu hale geldiğini kaydetti.
Buğday ekim alanlarının 2002 yılında 95 milyon dönüm seviyesindeyken bugün 65 milyon dönümlere gerilediğini hatırlatan Sarıbal, bu daralmanın temel nedenlerinden birinin yanlış fiyat ve destek politikaları olduğunu ifade etti. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin çiftçinin gerçek maliyetlerini ve bölgesel verim farklarını dikkate alan bir alım fiyatı açıklaması gerektiğini belirterek, ödemelerin zamanında yapılmasını ve üreticinin tüccar ile ithalat baskısı karşısında yalnız bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Evrensel'i Takip Et