Gayrettepe davasında işçi aileleri 'olası kast' talep ediyor: Sorumlular korunuyor
Gayrettepe'de 29 işçinin can verdiği katliamın duruşması öncesi adliye önünde buluşan aileler, sadece işletmecileri suçlayıp kamu görevlilerini aklayan yeni bilirkişi raporunu reddederek davanın 'olası kast' ile görülmesini talep etti.
İstanbul - Gayrettepe'de 29 işçinin hayatını kaybettiği işçi katliamına ilişkin davanın duruşması öncesinde, işçi aileleri ve avukatları Çağlayan Adliyesi önünde bir araya geldi. Yapılan basın açıklamasında, dosyaya giren son bilirkişi raporunun taraflı olduğu ve asıl sorumluları gizlemeye yönelik bir çaba taşıdığı vurgulandı. Avukatlar ve aileler, yaşanan katliamın bir iş kazası değil, "olası kast" ile işlenmiş bir cinayet olduğunu belirterek adalet taleplerini yineledi.
Gayrettepe'de 29 işçinin hayatını kaybettiği işçi katliamına ilişkin davanın duruşması görülmeye başladı.
Aileler bilirkişi raporuna itirazlarını belirtirken hakimin itirazlar ve duruşmaya dair işçi ailelerinin taleplerini kesmeye çalışması üzerine Onur Aladağ’ın annesi Gülşen Aladağ “Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz. Dinleyecekseniz oğlumu geri verin. Aileler katillerin salınmasını seyrediyor 14 celsedir. 1 ifade veren taşeron olduğu ispatlı isimler tutuksuz yargulanıyor” diyerek tepki gösterdi.
Aladağ hâkime tepki gösterirken fenalaştı, bu sırada sanık avukatları İstanbul Barosunun gözlemci sıfatıyla duruşmaya katılmasına itiraz etti. Aileler bu itirazı yapan avukata da tepki gösterirken hakim duruşmaya ara verdi.
‘Sorumluluğu işçilere yıkan bu raporu kabul etmiyoruz’
Duruşma öncesi yapılan basın açıklamasında, dosyaya giren son bilirkişi raporunun taraflı olduğu ve asıl sorumluları gizlemeye yönelik bir çaba taşıdığı vurgulandı.
Ailelerin avukatlarından İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Ergin, dosyaya eklenen yeni bilirkişi raporunun yetersizliklerine dikkat çekti. Ergin, raporun sadece işletmecileri hedef aldığını belirterek şu eleştirilerde bulundu: "Daha öncekilerden daha da kötü diyebileceğimiz bir bilirkişi raporu geldi. Sorumluluğu sadece işletmecilere yükleyip asıl denetim mekanizmalarını aklamaya çalışan bu raporu kabul etmiyoruz. Bütün kamu görevlileri, sorumluluğu olan bazı bakanlıklar ve gayri resmi ortaklar hiç dahil edilmedi". Ergin, eski bir bürokratın bilirkişi heyetinde yer almasını ve kamu kurumu ihmallerinin rapor dışında bırakılmasını "bürokratik dayanışma" olarak nitelendirdi.
‘Basit tadilat değil, ölüm tuzağı’
Ergin'in ardından aileler adına basın açıklamasını okuyan Şivan Dolu'nun ablası Zülfiye Dolu, 29 kişinin ismini tek tek sayarak acılarının tazeliğini ifade etti. Raporu "gerçeği örtme çabası" olarak tanımlayan Dolu, "29 canımızın hayatını kaybettiği bu iş cinayetini basit bir kaza gibi göstermeye çalışarak aklımızla ve acımızla dalga geçmektedirler. Sorumluluğu sadece işletmecilere yükleyip asıl denetim mekanizmalarını aklamaya çalışan bu raporu kabul etmiyoruz" dedi. Zülfiye Dolu, olayın basit bir tadilat olmadığını, işçilerin bile isteye ölüme gönderildiğini belirterek şunları söyledi: "16 katlı binanın bodrum katında, onlarca sanayi tipi oksijen tüpünün, kaynak makinelerinin ve tonlarca yanıcı izolasyon malzemesinin denetimsizce bir arada bulunduğu, çıkış kapılarının kilitlendiği bir ortama basit tadilat demek vicdanın körelmesidir. Bu bir ihmaller zinciri değildir; bu olası kastın ta kendisidir. Bizler işçinin fıtratında ölüm vardır anlayışını reddediyoruz".
Dilovası ailelerinden destek: Hakkımızı veremeyecekseniz ölülerimizi geri verin
Gayrettepe davasındaki basın açıklamasına destek vermek amacıyla adliye önüne gelenler arasında Dilovası katliamında yaşamını yitiren işçilerin aileleri de yer aldı. Dilovası aileleri adına söz alan Emine Bulut, kendi davalarının da 20 Mayıs Çarşamba günü görüleceğini hatırlatarak herkesi destek olmaya çağırdı. Yaşanan her iki olayda da ihmallerin açık olduğuna dikkat çeken Bulut, adalet arayışındaki kararlılıklarını şu sözlerle ifade etti: "Burada ihmali, kusuru bulunan herkesin yargılanmasını, patronların da en ağır cezayı almasını istiyorum. Adalet Bakanlığı'na sesleniyorum; bizim işçilerimizin, emekçilerimizin hakkını vermeyecekseniz, bizim ölülerimizi geri getirsinler. Tüm canlarımızın hesabını sormak istiyoruz ve en ağır şekilde ceza almalarını istiyoruz."
Hendek ailelerinden tepki: Paramızı parmak hesabı yapan bu zihniyetle sonuna kadar mücadele edeceğiz
Hendek Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası patlamasında hayatını kaybeden yedi işçiden biri olan Halis Yılmaz'ın kardeşi Merve Nur Yılmaz da eylemde söz alarak dayanışma mesajı verdi. Gayrettepe, Soma, Hendek ve Dilovası'ndaki katliamların ortak bir denetimsizlik ve cezasızlık sonucunda yaşandığına dikkat çeken Yılmaz, "Bizim mücadelemiz bir şahsiyetle değil zihniyetledir. Parayı insan hayatının önüne koyan, işçi canını parmak hesabı yapan bu zihniyetle sonuna kadar mücadele edeceğiz. İktidarından muhalefetine, işletmecisinden kamu görevlilerine kadar herkes hesap verene kadar mücadele edeceğiz ve Gayrettepe ailelerinin yanındayız" ifadelerini kullandı.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et