Turizm patronlarının talepleri hiç geri çevrilmedi
Turizm patronları her kriz döneminde devletten ayrıcalıklar alırken, bedeli yine işçiler ödüyor. Savaş nedeniyle ‘destek’ talep eden patronlara vergi indirimi başta olmak üzere türlü teşvikler yağarken, turizm işçilerine ise uzun mesailer kaldı.
Özlem Songül Abayoğlu
[email protected]
Bayram tatilinin 9 gün olarak belirlenmesi bir müjde gibi duyuruldu. Ancak bu müjde turizmin işçilerine değil, patronlarına yönelikti. Nitekim turizm patronları, iç pazarın sektör açısından önemine dikkat çekerek, iktidara çağrı yapmıştı. Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, turizmdays.com’a yaptığı açıklamada, çevresel siyasi ve askeri gelişmeler nedeniyle talebin daraldığı bir dönemde 9 günlük tatilin ekonomiye nefes aldıracağını söylüyordu: “Dış pazarlarda yaşanan her kırılmanın karşısında bizim en büyük güvencemiz iç pazardır. İç pazar, Türk turizminin sigortasıdır.” Yalnızca İşler değil, başka turizm patronları da taleplerini sık sık dile getirdi.
Peki turizm patronları neden bu ‘nefes’e ihtiyaç duyuyor? 2026 sezonuna savaşın gölgesinde giren Türkiye turizminde rezervasyonlar, patronlar açısından pek iç açıcı değil. Resmi verilere göre, mart ayında yabancı ziyaretçi sayısı yıllık bazda yüzde 5 artışla 2.46 milyona yükseldi. Ayrıca 2026 yılının ilk çeyreğinde ise toplam ziyaretçi sayısı yüzde 2.2 artarak 6.84 milyon oldu. Aynı dönemde turizm gelirleri yüzde 4.2 artışla 9.9 milyar dolara kadar çıktı. Ancak tüm bu artışlara rağmen ikinci çeyrekten itibaren savaşın etkilerinin daha net hissedileceği biliniyor.
İngiltere merkezli havacılık analiz şirketi “Cirium”un verilerine göre, savaş ve uçak yakıtı fiyatlarındaki artış nedeniyle mayıs ayında 13 bin uçuş iptal edildi. Mart ayı başında tur operatörleri düzeyinde yüzde 50’ye varan rezervasyon kayıpları oldu. İleriye dönük rezervasyon iptallerinde de artış yaşandı. Özellikle Almanca konuşulan ülkelerden gelen rezervasyon talepleri yüzde 5 civarında geriledi. Talebi canlandırmak isteyen patronlar otel fiyatlarında yüzde 20 ila 25 indirime gitti. Bazı tesislerin ise ‘nakit akışı sağlamak’ amacıyla maliyetinin altında satış yapmak zorunda kaldığı ifade ediliyor. Hal böyle olunca turizm patronları da yakınıyor.
Teşvik ve vergi indirimi yağdı
Ancak turizm patronları ne zaman sızlanıp yakınsa turizm işçilerine bir fatura çıktı. Neredeyse her yakınmada iktidar, turizm patronları için yasaları esnetti, işçilerin daha çok çalışmasını sağladı, teşvikler ya da vergi indirimleri yaptı.
Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) Başkanı Cem Özcan, turizm sektörünün vergi düzenlemeleri kapsamında hak ettiği desteği alamadığını söylemişti. Özcan, “Kurumlar Vergisi Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi” kapsamında ihracatçı sektörlere tanınan avantajların turizm sektörünü de kapsaması gerektiğini vurgulamıştı. Aynı talebi Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin de sık sık dile getirdi.
İktidar tarafından açıklanan turizm destek paketi, turizm patronlarına “60 milyar lira tutarında ilave teminat ve kredi imkanı” sağlarken bir yandan da bu yıl sonuna kadar konaklama vergisi yüzde 1’e düşürüldü. Patronlar bir bir, hem Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hem de kendisi de bir turizm patronu olan Bakan Nuri Ersoy’a teşekkürler yağdırdı.
Turizm patronlarının en çok zorlandığı pandemi döneminde de arka arkaya destek ve vergi indirimleri getirildi. Konaklama ve yeme-içme hizmetlerinde katma değer vergisi (KDV) oranları yüzde 18’den yüzde 8’e, daha sonra ise yüzde 1’e kadar düşürüldü. 2019’da yasalaşan ancak pandemi nedeniyle uygulaması ertelenen konaklama vergisi, 1 Ocak 2023 tarihine kadar yürürlüğe girmedi. Bakanlık belgeli işletmelerin hazine taşınmazlarına ilişkin kira, kesin izin, kesin tahsis gibi ödemeleri ertelendi veya indirime gidildi. Turizm işçileri için kısa çalışma ödeneği ve SGK prim ödemelerinin ertelenmesi gibi önlemler uygulandı.
Pandemide işçilere ödenek yok, patronlara teşvik var
Pandeminin en çok etkilediği iş kollarından biri de turizmdi. 2020 yılı eylül ayında turizm iş kolunda çalışanların sayısı pandemi sonrası yüzde 11.7 azalarak, 2021 yılında 1 milyon 110 bine gerilemişti. Zaten işsizlik ve pandemi ile boğuşan turizm işçilerine bir de yurt dışından Türkiye’ye gelen turistlere, hizmet düştü. Pandemi döneminde ücretsiz izne çıkarılan ya da direkt işten çıkarılan işçilerin küçük bir kısmı, 2020’de yaz sezonunun gelmesiyle işe yeniden çağrıldı. Ancak sonbahar döneminde yeniden işten çıkarıldılar. İşsiz kaldıkları dönemde birçok turizm işçisi devlet desteği alamadı.
Üstelik Türkiye’ye turistlerin gelebilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığının Go Türkiye isimli seyahat rehberi platformu tarafından “Aşı oldum, eğlenin” yazan maskeli tanıtım filmi yayımlandı. Ancak işçiler ödenek alamazken, turizm patronlarına işçi maliyetleri için teşvikler verildi.
Turizm işçilerinin izin günleri de çalındı
Tüm bunlar da yetmedi, “müşteri memnuniyeti” adı altında yetersiz turizm işçisi olduğundan yakınan patronlar için zaten uzun mesailerle çalışan turizm işçilerine, 2025 yılında bir düzenleme daha getirildi.
TBMM’de kabul edilen bu düzenlemeye göre, Kültür ve Turizm Bakanlığından turizm işletme belgesi almış konaklama tesislerinde görev yapan çalışanlar, 10 gün aralıksız çalıştırılabilecek ve 11’inci gün haftalık izinlerini kullanabilecek. Yani haftada bir izin hakkı turizm patronları için esnetildi. İşçiler haftada bir gün kullandıkları izinleri zaten yetersiz lojmanlarda dinlenebilmek için kullandıklarını söylerken bu uygulamaya tepki gösterdi.
Kısaca turizm patronlarının talepleri iktidar tarafından hiçbir zaman geri çevrilmedi. Kârlarına kâr katsınlar diye vergi indirimleri, teşvikler, kanunlar düzenlenen patronlar, bugün de İran-ABD savaşını bahane ederek iktidara “Bayram izni 9 gün olsun”, “Vergilerden muaf olalım” taleplerini sık sık dile getiriyor. Bu taleplerin ceremesini ise başta turizm işçileri çekiyor.
Evrensel'i Takip Et