Engelli Kadınlar Derneği: Afet ve iklim politikaları engellileri kapsamıyor
Engelli Kadınlar Derneği, afet ve iklim politikalarının engelli bireyleri kapsamadığını belirterek, özellikle engelli kadınların afet süreçlerinde daha fazla hak ihlali ve eşitsizlikle karşı karşıya kaldığını vurguladı.
Fotoğraf: Stefano Intintoli/Unsplash
Sıla Altun
[email protected]
Engelli Kadınlar Derneği, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası ve 15 Mayıs Dünya İklim Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, “İklim krizi, yalnızca geleceğe dair bir tehdit olmanın ötesinde; seller/taşkınlar, sıcak hava dalgaları, orman yangınları, kuraklıklar ve depremler gibi afetler yoluyla yaşamlarımızı doğrudan etkileyen bir insan hakları krizi haline gelmiştir. Burada dikkatimizden kaçmaması gereken nokta ise bu krizin herkesi eşit biçimde etkilemediği; engelli kişilerin ve özellikle engelli kadınların, afetler ve iklim krizinin etkileri karşısında çok daha yüksek risklerle karşı karşıya kalıyor oluşudur” ifadeleri kullanıldı.
Engelli kişilerin afetler sırasında; erişilebilir olmayan afet yönetimi sistemleri, tahliye planlarının engelli kişileri kapsamaması, bilgiye erişim eksikliği ve sağlık ile bakım hizmetlerindeki kesintiler nedeniyle daha dezavantajlı konumda olduğu belirtildi. Erken uyarı sistemlerinin çoğunun işitsel ya da görsel ihtiyaçlar gözetilmeden tasarlandığı ve bu durumun, engelli bireylerin bilgiye erişiminin önünde engel oluşturduğu ifade edildi.
Bununla birlikte derinleşen yoksulluğun, işsizliğin, göçün ve bakım yükünün, engellilerin topluma eşit biçimde katılması önünde engel oluşturduğu ifade edilen açıklamada, iklim krizinin ekonomik etkileriyle birlikte bu durumun daha da ağırlaştığı belirtildi. 6 Şubat depremlerinin hatırlatıldığı açıklamada, engelliler için kapsayıcı bir afet ve iklim politikasının eksikliğinin, engelliler açısından nasıl ciddi hak ihlallerine yol açtığının bu süreçte daha görünür hale geldiği vurgulandı.
Engelli kadınlar afetler sırasında en son dikkate alınan gruplardan
Araştırmaların ve saha deneyimlerinin, engelli kadınların afetler sırasında en son dikkate alınan gruplardan biri olduğunu gösterdiği vurgulanan açıklamada, kadınların insani yardım, barınma ve temel hizmetlere erişimde ciddi zorluklar yaşadığının; afet sonrasında ise şiddet, ihmal ve sömürüyle daha fazla karşı karşıya kaldıklarının altı çizildi.
Cinsiyetçiliğin, afet anlarında kadınların tahliye süreçlerini dahi doğrudan etkilediği belirtilen açıklamada, “Birçok kadın, evden çıkmadan önce ‘uygun’ kıyafet bulma baskısı hissedebildiği için tahliyede gecikebilmekte; bu durum ise hayati riskleri artırabilmektedir. Özellikle engelli kadınlar açısından hareket kısıtlılığı, bakım yükü ve erişilebilirlik sorunlarıyla birleşen bu toplumsal baskılar, afetlere karşı korunmasızlığı daha da derinleştirmektedir” ifadeleri kullanıldı.
Tüm bunlarla birlikte açıklamada taleplere de yer verildi:
- “Engelli kişiler, iklim krizinin yalnızca sonuçlarından etkilenen ve korunması gereken ‘kırılgan’ ya da ‘edilgen’ bir grup olarak değil, iklim adaleti mücadelesinin eşit haklara sahip özneleri olarak görülmeli.
- İklim politikalarının oluşturulmasından yerel mücadelelere kadar tüm süreçlerde, engelli kişilerin erişilebilir, eşit ve anlamlı katılımını sağlayacak fırsatlar yaratılmalı; bilgiye, kaynaklara, karar alma mekanizmalarına ve savunuculuk alanlarına eşit erişimleri güvence altına alınmalı.
- Afet risk azaltma ve iklim uyum politikaları herkes için erişilebilir hale getirilmeli.
- Acil durum müdahale ekiplerine, engelli kişilerle hak temelli ve kapsayıcı biçimde çalışabilmeleri için düzenli eğitimler verilmeli.
- Engelli kişilere, afet öncesinde ve afet sırasında nasıl hareket edeceklerine ilişkin erişilebilir formatlarda ve ihtiyaçlarına uygun eğitim ve bilgilendirme sağlanmalı.
- Erken uyarı sistemleri kapsayıcı biçimde tasarlanmalı.
- Acil durum barınakları erişilebilir biçimde kurulmalı.
- İklim eylemine ayrılan fon ve bütçeler, engelli bireylerin ihtiyaçlarını ve erişilebilirlik gereksinimlerini gözeten kapsayıcı bir yaklaşımla planlanmalı.
- Çoklu ayrımcılığa maruz kalan engelli kişiler için özel önlemler geliştirilmeli.
- Afet risk yönetimi süreçlerinde, engelli kişilerin yaşadığı bölgeler ve ihtiyaç duyabilecekleri destekler, hak temelli bir yaklaşımla devlet kurumları tarafından haritalandırılmalı.
- Bu süreçlerde kişisel verilerin korunması temel bir ilke olarak gözetilmeli; veri toplama, paylaşma ve kullanım mekanizmaları, KVKK’ya uygun, güvenli ve bireylerin mahremiyet haklarını koruyacak biçimde yapılandırılmalı ve yürütülmeli.
- İklim krizinin engelli kişiler üzerindeki etkilerini görünür kılabilmek için veri sistemleri, engellilik kapsayıcılığı açısından güçlendirilmeli ve düzenli izleme çalışmaları yürütülmeli.”
Evrensel'i Takip Et