Gözlüçayır’da maden isyanı: Köylüler antimuan madeni kapasite artışına 'hayır' dedi
Balıkesir’in İvrindi ilçesi Gözlüçayır köyü yakınlarında planlanan antimuan madeni kapasite artışı projesi için düzenlenen halkın katılım toplantısında köylüler ve çevre dernekleri projeye tepki gösterdi.
Fotoğraf: Kazdağı Doğal ve kültürel Varlıkları Koruma Derneği
Özer Akdemir
[email protected]
Balıkesir - 14 Mayıs 2026 tarihinde Balıkesir ili İvrindi ilçesi Gözlüçayır köyü yakınlarında planlanan antimuan madeni kapasite artışı projesi için düzenlenen Halkın Katılımı Toplantısı, bölge halkının ve çevre derneklerinin yoğun tepkisine sahne oldu. Balıkesir Metal Madencilik Ltd. Şti. tarafından işletilen ve 2019 yılında 23,54 hektarlık alan için alınan "ÇED Gerekli Değildir" kararıyla faaliyete geçen madenin, mevcut ÇED alanını 191,3 hektara çıkarmayı ve üretimi artırmayı hedeflediği açıklandı. Ancak projeye en yakın yerleşim yerleri olan Gözlüçayır ve Susuzyayla köylerinin sakinleri, kapasite artışına kesin bir dille karşı çıktı.
Fotoğraf: Kazdağı Doğal ve kültürel Varlıkları Koruma Derneği
Bin yıllık çınarlar kesildi, yeraltı suları dereleri kurbağasız bıraktı
Toplantıda söz alan köylüler, madenin halihazırda yarattığı tahribata isyan ederek tarlalarına izinsiz girildiğini, bin yıllık çınar ağaçlarının kesildiğini ve derelerin atıklarla doldurulduğunu ifade ettiler. Köy muhtarı, yeraltı galerilerinden çıkan suyun doğrudan dereye basıldığını, bu nedenle derenin kirletildiğini ve derede balık ya da kurbağa bile yaşamadığını belirtti. Ayrıca madenin kullandığı suyun köyün içme suyu hattından çekildiği ve mevcut suyun köye zaten yetmediği vurgulandı. Yeni projeyle birlikte su varlıklarının madene tahsis edileceği, tarım alanlarının ve ormanların yok edileceği, meraların zarar görmesiyle hayvancılığın yapılamaz hale geleceği belirtiliyor. Kamulaştırmalar nedeniyle köylülerin mülksüzleştirilerek göçe zorlanması da en büyük endişeler arasında yer alıyor.
Raporda asit maden drenajı ve ağır metal kirliliği görmezden gelindi
Hazırlanan eksik raporda proses suyunun nereden temin edileceği belirsizliğini korurken, projede kullanılacak kimyasalların detaylarına yer verilmediği eleştirildi. Ancak madencilik faaliyetinin en büyük risklerinden biri olan Asit Maden Drenajı (AMD) tehlikesinin çok yüksek olduğu ve yeraltı ile yüzey sularının ağır metallerle kirletileceği uyarısı yapıldı; buna rağmen ÇED raporunda bu konuya hiç değinilmediği ortaya çıktı.
Flora ve fauna varlığı literatür taramasıyla geçiştirildi
Madenin canlı yaşamına etkileri ise ÇED raporunda adeta geçiştirilmiş durumda. Proje alanının biyolojik çeşitliliği için yerinde hiçbir araştırma yapılmadığı, sadece literatür taraması ile yetinildiği tespit edildi. Raporda bölgede bulunması muhtemel 7 iki yaşamlı, 21 sürüngen, 35 kuş ve 32 memeli türünden bahsedilmesine rağmen, bu canlıların ve tespit edilen bitki türlerinin tamamının inandırıcı olmayan bir şekilde LC (Asgari Endişe/Koruma gerektirmeyen) tehlike sınıfında gösterildiği vurgulandı. Endemik türler ve koruma altındaki varlıklarla ilgili kapsamlı bir saha çalışması yapılmamış olması, doğa savunucularının en çok eleştirdiği eksikliklerden biri oldu.
Birinci derece arkeolojik sit alanları raporda yok sayıldı
Doğal yaşamın yanı sıra kültürel miras da tehdit altında. Sadece basit bir harita taramasında bile civarda 1. derece arkeolojik sit alanları (örneğin Sırçeler Tepetarla yerleşmesi) bulunmasına rağmen, raporda bölgedeki mevcut arkeolojik sit alanları görmezden gelinerek "korunan alan yok" ifadelerine yer verilmesi tepki çekti.
İvrindi’nin üstü altından değerlidir diyen köylülerden ortak mücadele çağrısı
ÇED Başvuru Raporu'nu hazırlayan ekipte maden, jeoloji veya harita mühendisinin bulunmaması dosyanın baştan savma hazırlandığının kanıtı olarak sunuldu. Toplantı sonunda "Havama, Suyuma, Toprağıma Dokunma" pankartı arkasında toplanan köylüler, projeyi kesinlikle istemediklerini belirterek ÇED sürecinin sonlandırılması talebiyle 60'tan fazla imza topladı. Doğa dernekleri ve yaşam savunucuları, "İvrindi'nin üstü altından, yaşam altından değerlidir!" diyerek projeye karşı ortak mücadele çağrısı yaptı.
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği'nin konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları dile getirdi; “Yerleşim yerlerine çok yakın olan bu proje ormanları ve tarım alanlarını yok edecek, su varlıklarına el koyacak ve kirletecektir. Tüm yaşam savunucularını projeye karşı birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz. İvrindi’nin üstü altından, yaşam altından değerlidir!"
Evrensel'i Takip Et