Zeytin ve incir diyarında jeotermal mesaisi: Dere yatağına ve yerleşime sıfır projeye ÇED onayı
Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde Efendi Jeotermal AŞ’nin planladığı jeotermal arama sondajı projesine “ÇED Olumlu” kararı verildi. Yerleşim yerlerine, dere yatağına ve tarım alanlarına yakınlığı nedeniyle proje bölge halkının tepkisini çekiyor.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Özer Akdemir
[email protected]
Aydın — Aydın’ın Sultanhisar ilçesine bağlı Salavatlı Mahallesi’nde, Efendi Jeotermal A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Köşk-1 ve Köşk-2 Jeotermal Kaynak Arama Sondajı" projesi için "ÇED Olumlu" kararı verildi. Yerleşim birimlerine oldukça yakın mesafede planlanan proje, tarım arazileri ve su kaynakları üzerindeki etkileri nedeniyle bölge halkında endişeye yol açıyor. Çevresel risklerin ve kümülatif etkilerin giderek arttığı havzada, yeni sondaj kuyularının yaşam alanlarına bu kadar yaklaşması tepki topluyor.
Evlerin yanı başında sondaj faaliyeti
Proje dosyasındaki veriler, sondaj alanlarının yerleşim yerleriyle iç içe olduğunu gözler önüne seriyor. Köşk-1 çalışma alanına en yakın yapının sadece 300 metre, Köşk-2 alanının ise yalnızca 120 metre mesafede olduğu belirlendi. Halkın günlük yaşamını ve sağlığını doğrudan etkileyebilecek bu yakınlık, güvenlik ve gürültü kirliliği gibi konularda soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.
Fotoğraf: Evrensel
DSİ'den dere yatağı ve taşkın uyarısı
Projenin su kaynakları üzerindeki potansiyel riskleri, resmi kurumların görüşlerine de yansıdı. DSİ 21. Bölge Müdürlüğü, Köşk-2 sondaj alanının tam ortasından Çatak Deresi ve kollarının geçtiğini tespit etti. Taşkın riskine ve su kirliliğine karşı dere yatağı çevresinde koruma mesafesi bırakılması gerektiğini belirten kurum, yatağa hafriyat dökülmemesi konusunda kesin uyarıda bulundu.
Orman ve tarım arazileri tehlike altında
Muğla Orman Bölge Müdürlüğü'nün tespitlerine göre, proje sahasının 17 bin metrekareden fazla bir bölümü orman arazisi sınırları içerisinde kalıyor. Kurum ayrıca, bölge halkının jeotermal tesislere karşı hassasiyetine dikkat çekerek yetkilileri halkın tepkilerini değerlendirmeye çağırdı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ise zeytincilik sahalarının korunması gerektiğini hatırlatarak, mevcut yasalar çerçevesinde izinlerin zorunlu olduğunu vurguladı.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Kümülatif etkiler gıda güvenliğini tehdit ediyor
Aydın genelinde yoğunlaşan jeotermal santrallerin yarattığı kümülatif etkiler, Salavatlı havzasında da ciddi bir ekolojik baskı oluşturuyor. Bölgedeki incir ve zeytin ağaçlarının asit yağmurları, hidrojen sülfür gazı ve ağır metaller nedeniyle zarar gördüğü bilinirken, yeni projelerin bu tahribatı derinleştirmesinden korkuluyor. Yerel halk, yeraltı sularının kirlenmesi ve tarımsal verimin düşmesiyle gıda güvenliğinin tehlikeye girmesinden endişe ediyor.
Evrensel'i Takip Et