Soma düzeninin değişmesi için: İşçinin işten daha kıymetli olacağı günlere kadar mücadele etmeliyiz
Soma maden katliamının üzerinden geçen sürede cezaevinde tek bir sorumlu kalmadı. Soma 301 Madenciler Derneği Başkanı İsmail Çolak, “İşçinin güvenle evine gelebildiği bir yaşam için mücadelemiz sürecek” dedi.
Fotoğraf: AA
Andaç Aydın Arıduru
[email protected]
Manisa Soma’da 13 Mayıs 2014’te Soma Kömür İşletmeleri AŞ’ye ait ocakta 301 işçinin can verdiği yangının üzerinden 12 yıl geçti. Özelleştirme sonrası iş güvenliği maliyetlerinin kısılıp üretim baskısının artırılmasıyla gelen katliamda 162 işçi de yaralanmıştı. Ardından başlayan yargı sürecinde 28 kamu görevlisinden 16’sına beşer ay, ikisine 6 ay hapis cezası verilirken 10 sanık beraat ettirildi. Kağıt üzerinde kalan denetimler ve ucuz emek düzeni, Soma’nın ardından madenlerde can almaya devam etti. İlerleyen yıllarda Ermenek’te 18, Şirvan’da 16, Amasra’da 43 ve İliç’te 9 işçinin daha canını aldı. Soma 301 Madenciler Derneği Başkanı İsmail Çolak, “Üretenlerin yönetimde olduğu, sabah işine giden işçilerin güvenli bir şekilde eve döndüğü, işçinin işten daha kıymetli olduğu bir düzende yaşamak için mücadele etmeliyiz” diyor.
Sermayenin katliam düzeni: Soma
Soma Kömür İşletmeleri AŞ, devletten devraldığı maden ocağında üretimi iki katına çıkarmış, ancak bu esnada işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri güvenliği ‘maliyetlerini’ kısmıştı. Üretim baskısı, işçileri, “hadi hadi” emirleriyle işçiler insanüstü bir çaba göstermeye zorlanıyordu. 13 Mayıs’ta saat 15.10 sularında Eynez’deki kömür ocağında yangın çıktı. Kömür damarlarını tutuştu ve ocağın derinliklerine yayıldı. Yangın sonrası ocağı zehirli karbonmonoksit gazı kapladı. O an, madende çalışan 787 işçiden 301 işçi yaşamını yitirirken, 162’si yaralandı. Soma’da yaşananlar Türkiye’nin en büyük işçi katliamı olarak tarihe geçti.
28 kamu görevlisinin yargılandığı davada 16 sanığa 5’er ay, 2 sanığa ise 6 ay 7 gün hapis cezası verildi, 10 sanık ise beraat ettirildi. Dönemin siyasi sorumluları hesap vermedi.
Katliamın ardından “Yeni Soma’ların yaşanmaması için” betimlemeleriyle paketlenen sözlerden, madenlerde yer altı çalışma saatlerinin sınırlandırılması ve denetimlerin sıkılaştırılması gibi düzenlemeler getirildi. Ancak İş Sağlığı ve Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine göre Mayıs 2014’ten Nisan 2026 sonuna kadar en az 878’i maden işçisi yaşamını yitirdi.
‘Canımızı bundan daha fazla yakamazlar’
Katliamın ardından geçen 12 yılda “Sermaye, siyaset, sarı sendika” düzeni karşısında güvenceli, insanca ve güvenli bir çalışma düzeni için çalışma yürüttüklerini belirten Soma 301 Madenciler Derneği Başkanı İsmail Çolak, “Katliamı yaratan koşullar ile yüzleşilmedi. Kamu görevlileri de dahil tüm sorumlular kayırıldı. Ermenek’te, Şirvan’da, İliç’te ve Amasra’da madenciler yine katliamlarda can verdi” dedi. Sermayenin kâr hırsı ile güvenliksiz ve kontrolsüz çalışma düzeni için her geçen gün daha saldırgan davrandığına dikkat çeken Çolak, “Benim oğlum Soma’da yaşamını yitirdi. Bizim canımızı bundan daha fazla yakamazlar artık. İşçiler ve emekçilerin canının işten daha kıymetli, üretimlerin yönetimde olduğu, sabah evinden çıkan işçinin güvenle çalışıp evine gelebildiği bir yaşam için mücadele etmeliyiz. Geri durmamalıyız. Mücadelemize devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
EMEP Genel Başkanı Aslan: Mezbaha düzeni 78 Soma daha yarattı
Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, Soma Katliamı’nın 12. yılında yaptığı açıklamada cezasızlık politikalarına dikkat çekti. Aslan, “Soma’da üretim baskısını belirleyen rödovans sistemi, ‘hadi hadi’ düzeniyle dayatılan aşırı üretim ve maliyet düşürme politikaları madencilerin yaşamını hiçe saydı” dedi. Patronların ve kamu görevlilerinin korunduğunu vurgulayan Aslan, “Mayıs 2014’ten bu yana hayatını kaybeden işçi sayısı ise 23 bin 813” diyerek yaklaşık 78 Soma Katliamı’nın daha yaşandığını aktardı. Faillerin serbest, ailelerin avukatlarından Can Atalay ve Selçuk Kozağaçlı’nın hapiste olduğunu hatırlatan Aslan, açıklamasını “Ölenler için yas, kalanlar için mücadele!” çağrısıyla noktaladı.
Evrensel'i Takip Et