Şişli Etfal binası İl Sağlık Müdürlüğü ofisi oldu | İskender Bayhan: 'Hastane mi, rant alanı mı?'
EMEP'li İskender Bayhan, depreme dayanıksız denilerek boşaltılan Şişli Etfal binasının İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kullanılmasını Meclise taşıdı; “Hastalar için riskli bulunan bina kamu emekçileri için hangi raporla güvenli sayılıyor?” diye sordu.
İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Zeliha Irmak
[email protected]
Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin parçalanarak taşınmasını, tarihi binanın “depreme dayanıksız” denilmesine rağmen İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kullanılmasını ve hastane arazilerine ilişkin rant iddialarını Meclis gündemine taşıdı. Bayhan, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na “Hastalar için riskli olduğu söylenen bina, kamu emekçileri için hangi bilimsel rapora dayanılarak güvenli kabul edilmektedir?” diye sordu.
Kuruluşu 19. yüzyılın sonuna uzanan Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin İstanbul’un en köklü kamu sağlık kurumlarından biri olduğunu hatırlatan Bayhan, hastanenin uzun yıllar boyunca Avrupa Yakası’nda milyonlarca yurttaşa acil servisten polikliniklere, yataklı tedaviden uzmanlık eğitimine kadar nitelikli kamu sağlık hizmeti sunduğunu belirtti.
Önergede, hastanenin depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle boşaltılması sürecinin 2018 yılında başladığı, 2021 Mayıs ayından itibaren ise bazı bölümlerin Seyrantepe’ye, bazı bölümlerin Sarıyer’deki yerleşkeye taşındığı hatırlatıldı. Bayhan, bu kararın Şişli, Beşiktaş, Beyoğlu ve Kâğıthane gibi yoğun nüfuslu ilçelerde ciddi bir kamu sağlık hizmeti boşluğu yarattığını belirterek, “Acil hastalar, yaşlılar, engelliler, çocuklar, kronik hastalar ve emekçi yurttaşlar açısından sağlık hizmetine ulaşım daha da zorlaşmıştır” dedi.
Kamu hastanesine erişimin güçleştirilmesinin bölge halkını özel hastanelere yönelttiğine dikkat çeken Bayhan, Sağlık Bakanı Memişoğlu’na, “Şişli Etfal’in Seyrantepe ve Sarıyer’e bölünerek taşınmasıyla Şişli, Beşiktaş, Beyoğlu ve Kâğıthane’de yaşayan emekçilerin merkezi bir kamu hastanesine erişiminin zorlaştığı açıkken, Bakanlığınız bu bölgede oluşan kamu sağlık hizmeti açığını nasıl karşılamaktadır?” diye sordu. Bayhan ayrıca, hastanenin taşınması sonrasında bölge halkının özel hastanelere yönelmek zorunda bırakılmasının, sağlık hizmetinin kamusal bir hak olarak değil, şirketlerin kârını önceleyen piyasacı bir anlayışla ele alındığını gösterip göstermediğini sordu.
“Yerinde güçlendirme talepleri neden dikkate alınmadı?”
Şişli Etfal emekçileri, meslek odaları ve bölge halkının başından itibaren hastanenin yerinde güçlendirilmesini, bunun mümkün olmaması halinde ise yerinde yıkılıp yeniden yapılmasını talep ettiğini hatırlatan Bayhan, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu’nun raporlarında da hastanenin yerinde güçlendirilmesinin olanaklı olduğunun belirtildiğini ifade etti.
Bayhan, buna rağmen bu taleplerin dikkate alınmadığını ve hastanenin geleceğine ilişkin kararların kamuoyundan ve sağlık emekçilerinden kaçırıldığını belirterek, Sağlık Bakanlığına, “TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu’nun hastanenin yerinde güçlendirilmesinin olanaklı olduğuna ilişkin değerlendirmeleri Bakanlığınız tarafından neden dikkate alınmamıştır?” sorusunu yöneltti.
Hastanenin gerçekten deprem riski nedeniyle boşaltıldıysa, aradan geçen yıllara rağmen yerinde güçlendirme ya da yıkılıp yerinde yeniden yapım için neden somut ve kamuoyuna açıklanmış bir takvim oluşturulmadığını da sordu.
“Hastalar için riskli bina kamu emekçileri için nasıl güvenli sayılıyor?”
Önergede en dikkat çekici başlıklardan biri, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle boşaltılan Şişli Etfal binasının bazı katlarının İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından ofis olarak kullanılmaya başlanması oldu. Bayhan, binanın 5’inci, 6’ncı ve 7’nci katlarının aktif olarak kullanıldığı, İl Sağlık Müdürlüğü çalışanlarının duvar çatlakları ve açıklıklarının bulunduğu belirtilen bir binada çalışmak zorunda bırakıldığı bilgisini Meclis gündemine taşıdı.
Son olarak binanın taşıyıcı sisteminde çökme başladığı, bazı kolonların halatlarla bina içindeki merdiven korkuluklarına bağlanarak desteklenmeye çalışıldığı, dış cepheye ise kolon dökülmelerine karşı file asıldığı iddialarının kamuoyuna yansıdığını belirten Bayhan, “Depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle boşaltılan Şişli Etfal binasının bazı katlarının İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kullanılmasının gerekçesi nedir?” diye sordu.
Bayhan, Sağlık Bakanı Memişoğlu’na ayrıca şu soruyu yöneltti: “Hastalar için riskli olduğu söylenen bina, kamu emekçileri için hangi bilimsel rapora dayanılarak güvenli kabul edilmektedir?”
Binada duvar çatlakları, kolon dökülmeleri ve taşıyıcı sistem sorunları bulunduğu iddialarına dikkat çeken Bayhan, “Kolonların halatlarla bina içindeki merdiven korkuluklarına bağlanarak desteklenmeye çalışılmasına rağmen İl Sağlık Müdürlüğü çalışanlarının burada çalıştırılmasına nasıl göz yumulmaktadır? Bakanlığınız bu tabloyu işçi sağlığı ve güvenliği ilkeleriyle nasıl bağdaştırmaktadır?” ifadelerini kullandı.
“Şişli Etfal’in tasfiyesi yalnızca bir hastanenin taşınması değildir”
Bayhan, Şişli Etfal’in tasfiyesinin yalnızca bir hastanenin taşınması olarak görülemeyeceğini belirterek, bunun merkezi kamu hastanelerinin işlevsizleştirilmesi, halkın sağlık hakkının zayıflatılması ve kamu taşınmazlarının rant projelerine açılması tehlikesi anlamına geldiğini vurguladı.
Hastanenin tarihi arazisinin 2018 yılında Hazine’den Sultan Beyazıt Han Veli Vakfı’na devredildiğini hatırlatan Bayhan, “Bu devir hangi gerekçeyle yapılmıştır? Bu devir, hastanenin yerinde yeniden yapılmasının önünde fiili bir engel oluşturmakta mıdır?” diye sordu. Bayhan, Sarıyer’deki Şişli Hamidiye Etfal yerleşkesinin bulunduğu 95 bin 218 metrekarelik alanın özelleştirme kapsamına alınmasını da gündeme taşıyarak, “Bu karar, kamu hastanelerine ait taşınmazların rant projelerine açıldığı yönündeki kaygıları doğrulamıyor mudur?” sorusunu yöneltti.
“Asıl amaç deprem güvenliği değil, değerli kamu arazileri mi?”
Bayhan, Şişli Etfal’in taşınması ve parçalanması sürecine ilişkin temel sorunun deprem güvenliği gerekçesiyle sınırlı olmadığını belirtti. Sağlık Bakanlığına, “Şişli Etfal’in taşınması ve parçalanması sürecinde asıl amacın deprem güvenliği değil, merkezi ve değerli kamu arazilerinin sağlık hizmeti dışı kullanıma açılması olduğu yönündeki iddialara ne yanıt verilmektedir?” diye sordu.
Önergede, dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın 2005 yılında Acıbadem Grubu’nun patronu Mehmet Ali Aydınlar’a hitaben söylediği, “Gel, Şişli Etfal’i sana verelim. Yer de gösterelim, orada devlete modern bir hastane yap. Şişli Etfal’i ister hastane yap, ister alışveriş merkezi” sözleri de hatırlatıldı.
Bayhan, bu sözler de dikkate alındığında; hastanenin depreme dayanıksızlık gerekçesiyle boşaltılması, yerinde güçlendirilmemesi, arazisinin devredilmesi ve Sarıyer yerleşkesinin özelleştirme kapsamına alınmasının, Şişli Etfal’in uzun süredir bir kamu hastanesi olarak değil, rant alanı olarak değerlendirildiğini gösterip göstermediğini sordu.
“Şişli Etfal tarihi yerinde yeniden açılacak mı?”
Bayhan, Sağlık Bakanlığının tüm kararları, raporları, ihale ve devir süreçlerini kamuoyuna açıklaması gerektiğini belirtti. Şişli Etfal’in tarihi yerinde, depreme dayanıklı, tam teşekküllü ve kamusal bir hastane olarak yeniden açılması için gerekli adımların atılmasını istedi.
Bayhan, önergesinin sonunda Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na, “Sağlık Bakanlığı, Şişli Etfal’in tarihi yerinde depreme dayanıklı, tam teşekküllü, kamusal ve erişilebilir bir eğitim ve araştırma hastanesi olarak yeniden açılması için derhal adım atacak mıdır; yoksa bu alanların özelleştirme ve rant projelerine konu edilmesine izin mi verilecektir?” sorusunu yöneltti.
Evrensel'i Takip Et