MAPEG'in maden arama ihalesine Ordu'da tepki: Yaşam alanlarımızı savunacağız
Ordu’nun Ünye, İkizce, Kumru ve Çaybaşı ilçelerini kapsayan maden arama ihalelerine karşı bir araya gelen yurttaşlar, yaşam alanlarının tehdit altında olduğunu belirterek hukuki mücadele başlattıklarını duyurdu.
Fotoğraf: Evrensel
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) 8-9 Nisan 2026 tarihinde yayımladığı, 317. Grup ihaleleri kapsamında Ordu’nun Ünye, İkizce, Kumru ve Çaybaşı ilçelerinin IV. Grup maden arama faaliyetleri için ihaleye çıkarılmasına Ordulular tepki gösterdi. Ünye Çevre Platformu’nun çağrısıyla Ünye Adliyesi önünde bir araya gelen halk “Yaşam alanlarımızı savunuyoruz” dedi. Adliye önünde yapılan açıklamaya siyasi parti, sendika, dernek temsilcileri de destek verdi. Basın açıklamasını Ünye Çevre Platformu Sözcüsü Serap Ersöz yaptı.
Ünye Çevre Platformu’nun katılımcıları ve bileşenleri olarak, bu ihalelerin yalnızca belirli koordinatları kapsayan teknik bir işlem olmadığını vurgulayan Ersöz, “Bölgemizin su varlıklarını, tarım alanlarını, ormanlarını, meralarını, içme suyu kaynaklarını, kırsal yaşamını ve geleceğini doğrudan tehdit eden bir süreç olduğunu ilk andan itibaren kamuoyuyla paylaşmaya başladık. Yaşam alanlarımızı ilgilendiren bu gelişmeyi öğrenir öğrenmez; platform bileşenlerimiz olan siyasi partiler, sendikalar, meslek odaları, demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldik. Sürecin boyutlarını değerlendirdik, nasıl bir mücadele hattı örülmesi gerektiğini tartıştık ve birlikte hareket etme kararlılığı ortaya koyduk” diye anlattı.
“Bu tüm ülkenin meselesi”
Ersöz maden arama ruhsatının olası etkilerini mahalle mahalle gezerek anlattıklarını söyledi. Meselenin yalnızca bir “maden arama ruhsatının ihale edilmesi” olmadığına dikkat çeken Ersöz, “Bu mesele, toprağımızın korunması, içme suyu kaynaklarımızın geleceği, su havzalarımızın güvenliği, ormanlarımızın ve meralarımızın varlığı, kırsal yaşamın devamı, doğal ve kültürel varlıklarımızın korunması, bölgenin temel geçim kaynağı olan fındık üretiminin geleceği, çocuklarımızın ve geleceğimizin savunulması meselesidir. Bu mesele; sadece Ünye’nin, İkizce’nin, Kumru’nun ve Çaybaşı’nın ya da sadece Ordu’nun meselesi değildir. Bu mesele ülkemizin meselesidir. Yine bu mesele, insanlarımızın partizanlık yaparak tavır alacağı bir mesele değildir. Bu mesele tüm partilerin, tüm toplumsal kesimlerin ve hepimizin ortak meselesidir. Bu mesele; iktidarıyla, muhalefetiyle hepimizin meselesidir” vurgusu yaptı.
“İhalelere karşı dava açtık”
Ersöz konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Karadeniz’in en önemli doğal zenginliklerinden biri olan bu coğrafya; yalnızca bugün yaşayanların değil, gelecek kuşakların da ortak yaşam alanıdır. Bu nedenle bizler, yaşam alanlarımızı savunmayı bir tercih değil, tarihsel bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu sorumluluğun hukuki boyutunu üstlenen avukatlarımız hiçbir maddi karşılık talep etmemiş, yalnızca yaşam alanlarını savunma duygusuyla hareket etmişlerdir. Kırsal mahallelerde yaşayan yurttaşlarımızın güçlü katılımıyla yaklaşık 637 adet vekâlet toplanmış ve bu vekâletlerle maden arama ruhsatı ihalelerine karşı davamız açılmıştır. 637 yurttaşımızın vekâletiyle açılan bu dava, yalnızca teknik bir hukuk süreci değil; toplumsal meşruiyeti ve kamusal niteliği son derece güçlü bir yaşam savunusu mücadelesidir. Bu dava sadece birkaç kişinin bireysel itirazı değil, doğrudan etkilenen halkın kolektif iradesidir. Kırsal mahallelerde yaşayan hemşerilerimiz; toprağıyla, suyuyla, ormanıyla, deresiyle, fındığıyla, mısırıyla tüm yaşam alanlarını korumak için ortak hareket etmektedir. Farklı kırsal mahallelerden insanlarımızın iki gün içerisinde noterlerde kuyruklar oluşturarak vekâlet vermesi; Çevre Platformumuzun, Ünye Ziraat Odası’nın ve hukukçularımızın halkımızı süreç konusunda bilgilendirdiğini, halkımızın da gönüllü biçimde hukuki mücadeleye katıldığını ve yaşam alanlarını savunma iradesi gösterdiğini ortaya koymaktadır.”
“Dayanışma ve mücadeleyi büyütelim”
Açılan bu davanın yalnızca teknik bir dava olmadığına vurgu yapan Ersöz, “Bu dava; suyumuzu, toprağımızı, derelerimizi, yaylalarımızı, ormanlarımızı, fındığımızı, köylerimizi ve yaşam hakkımızı savunma davasıdır. Bizler bu mücadeleyi yalnızca mahkeme salonlarında değil; halkın bilgilenmesi, dayanışmanın büyümesi ve yaşam alanlarımızın korunması için her alanda sürdürmeye devam edeceğiz. Ünye’nin, İkizce’nin, Kumru’nun ve Çaybaşı’nın dağları, dereleri, ormanları, meraları ve köyleri şirketlerin kâr alanı değildir. Bu coğrafya burada yaşayan insanların ortak yaşam alanıdır. Bugün sessiz kalırsak yarın çocuklarımıza bırakacağımız temiz bir su, verimli bir toprak, sağlıklı bir doğa ve onurlu bir yaşam kalmayacaktır. Bu nedenle tüm halkımızı; yaşam alanlarına sahip çıkmaya, toprağına, suyuna ve geleceğine sahip çıkmaya, dayanışmayı büyütmeye, hukuki ve toplumsal mücadelemize güç vermeye, kırsal mahallelerimizin sesine ses olmaya ve bu haklı mücadelede omuz omuza durmaya çağırıyoruz” diyerek dayanışma ve mücadele çağrısı yaptı.
(Evrensel)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et