Prof. Dr. Özdilek uyardı: Asit göllerini temizlemenin faturası trilyonları bulabilir
Çan'da terk edilen linyit ocakları asit maden göllerine dönüştü. pH 2 seviyesindeki zehirli su Marmara'yı tehdit ederken, Prof. Dr. Özdilek insan saçıyla ekolojik arıtma yöntemlerini ve rehabilitasyonun hayati önemini anlattı.
Fotoğraf: Türkiye’de asit maden göllerine Çan (Çanakkale) Havzası’ndan Güncel birkaç örnek Raporu
Özer Akdemir
[email protected]
Çanakkale - Madencilik faaliyetlerinin su kaynaklarında yarattığı en büyük tahribatların başında gelen asit maden gölleri, Çanakkale'nin Çan havzasında giderek büyüyen bir çevre sorununa işaret ediyor. Yüksek sülfür içerikli linyit kömürünün çıkarılmasının ardından, hiçbir iyileştirme işlemi gerçekleştirilmeden kaderine terk edilen açık ocaklar, zamanla yağış sularının sülfürlü malzemeleri yıkamasıyla devasa zehir havuzlarına dönüşüyor.
Fotoğraf: Türkiye’de asit maden göllerine Çan (Çanakkale) Havzası’ndan Güncel birkaç örnek Raporu
Bugün Çan'ın Etili yöresinde 20-30 yıl önce oluşmuş, en büyüğü bir milyon metreküp su barındıran yaklaşık 10 adet asit maden gölü bulunuyor. Asitlik (pH) derecesi 2 ila 4 arasında değişen bu tehlikeli göller, çevrelerinden yalıtılmadıkları için taşan ve sızan sularıyla doğrudan Çan ve Biga'dan geçerek Marmara Denizi'ne dökülen Kocabaş Çayı'na karışıyor. Kimi zaman kuraklığın da etkisiyle debisi düşen akarsularda toplu balık ölümlerine yol açan bu durum, bölgedeki doğal yaşamı derinden sarsıyor. Bu ciddi sorunun detaylarını, göllerin doğaya yeniden kazandırılması için insan saçı ve dolomit taşı kullanılan umut verici deneysel temizlik çalışmalarını ve yüzeysel madenciliğin "madenciliğin doğasında var" denilerek meşrulaştırılamayacak kadar ağır olan gelecek faturasına dair konunun uzmanı ÇOMÜ Çevre Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Göksel Özdilek sorularımızı yanıtladı.

"Göllerin içinde canlı yaşamı söz konusu olamaz"
Çan yöresinde "asit maden gölleri" olarak bilinen bu yapılar tam olarak nasıl oluştu?
Açık Ocak linyit işletmesi ömrünü tamamlayınca oluşan çukura su akar. Bu su çevreden malzemeleri (kükürtçe zengin) yıkayarak getirir ve yağış normal pH değerinde olsa bile malzemeler asidik özellikte olduğu için pH değeri 2 gibi asidik göller oluşur. Bu gölde canlı yaşamı söz konusu olamaz.
Etili yöresinde 10 civarında zehirli göl bulunuyor
Çan havzasında bu şekilde oluşmuş kaç tane asit gölü bulunuyor ve bunlar ağırlıklı olarak nerelerde konumlanmış durumda?
Çan’da Etili yöresinde irili ufaklı 10 civarında asit maden gölü vardır. En büyüğü milyon metreküp su içeriği olan bir göldür. Mevsime ve yıla göre alanları ve hacimleri değişmektedir. Bunlar 20-30 yıl önce oluşmuştur. Bazı asit maden göllerinin kıyısına ıskartaya çıkarılan seramik malzeme dökülmektedir (çünkü yakınlarda seramik fabrikaları vardır).
Fotoğraf: Hasan Göksel Özdilek
Kocabaş Çayı ve Marmara Denizi tehdit altında
Bu göllerin asitlik derecesi nedir? Yörenin ekolojisine, sularına ve canlı yaşamına ne gibi etkileri oluyor?
Göllerin asitliği 2 ila 4 (pH) arasında değişmektedir. Göller çevrelerinden sınırlandırılmış değildir. Göllerden taşan ve sızan su Kocabaş Çayı’na karışmakta ve bu akarsuyu kirletmektedir. Bu akarsu Çan ve Biga ilçelerinden geçer ve Marmara Denizi’ne dökülür. Bu akarsuda zaman zaman balık ölümleri görülmüştür. Hatta zaman zaman kuraklık sonucu akımın (debi) düştüğü de bilinmektedir.

İnsan saçı ve dolomit taşı ile temizlenme umudu
Bu göllerin yeniden doğaya kazandırılması ve zehirli etkisinin kırılması için yapılan çalışmalar var mı?
Mevcut göllerden biri yaklaşık 2 yıl önce temizlenme çalışmasına tabii tutulmuştur. Sahadaki uygulamada gölden alınan su yumaklaştırıcı eklenerek çamurun çökeltilmesi sağlanmıştır. Ancak mangan elementi giderilememiştir. Son aşamada kurulan sistemde en son ayak olarak yeterli dozda ozonla manganın da giderilebileceği deneysel olarak gösterilmiştir. Ayrıca deneysel ölçekte dolomit taşının asitliği nötrleştirdiği, insan saçının filtre olarak kullanılmasının mümkün olduğu ve bu malzemelerin nispeten ucuza temin edildiği bilindiğinden kullanılmalarını uygun olduğu sonucuna varıldı.
“Sorun kaynağında çözülmeli"
Bu sorunla mücadele için önümüzdeki süreçte yörede planlanan yeni bilimsel çalışmalar veya projeler var mı?
Çevre Mühendisliği ilgi alanında sorunların kaynağında çözülmesi esastır. Bir kirlenmenin meydana geldikten sonra sahada gideriminin yapılması hem zordur hem de maliyetlidir. O halde madencilik yapılırken asidik maden göllerinin oluşmaması için kapalı madenciliğin (galeri tipi) yapılması, madencilik sahasında su akım yönlerinin bariyerler yapılarak değiştirilmesi (gerek yüzey suyu gerekse yeraltısuyu için) ve eğer bu tedbirler alınamıyorsa orada madenciliğin yapılmasına izin verilmemesi gerekir. Gelişmiş ülkelerde asidik maden göllerinde suda çözünmüş olarak bulunan elementlerin ekonomiye kazandırılmaları yönünde projeler ve uygulamalar vardır. Sanırım ülkemizde de gelecekte bu tür faaliyetler olacaktır.
Türkiye’de asit maden göllerine Çan (Çanakkale) Havzası raporu
Madenciliğin faturası trilyonları bulabilir
Sadece Çan değil, tüm Biga Yarımadası ve Kazdağları bölgesinde altın, gümüş, bakır, çinko gibi madencilik faaliyetleri de artıyor. Bu faaliyetlerin çevresel etkilerini ve Çan'dakilere benzer yeni asit gölleri oluşturma riskini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Toprağın üstündeki yeşil örtü sıyrılarak yapılan madencilik hem erozyonu artırır hem de asidik maden gölü/akifer oluşumuna olanak sağlar. Tüm açık ocak maden işletmelerinde bu tür kirli su kütleleri oluşabilir. Bunları “madenciliğin doğasında var” diyerek savunmak gereksizdir. 1930-1940’larda oluşmuş asidik maden gölleri Almanya’da hala temizlenmeye çalışılan sorunlar arasındadır. Trend analizi ile yıllık yağışının arttığı tespit edilen Çanakkale’de bilinçsizce yapılan/yapılacak olan madencilik faaliyetleri sadece mevcut su kaynaklarının miktar/kalitesini bozmayacak aynı zamanda asidik maden gölleri gibi veya kirlenmiş akidelere gibi gelecek kuşaklara miras olarak bırakacağımız sorunlar oluşturacaktır. Ülkemizde Eti Alüminyum işletmesinin atıkları (Konya Seydişehir’de) zehirli bir göl oluşturmuştur. Bu tür kirli bölgelerin temizlenmesi trilyonlarca liraya mal olabilir.
Evrensel'i Takip Et