11.05.2026 00:27 / Güncelleme: 09:26

Gülistan Doku dosyasında kamu zırhı çatladı

Gülistan Doku soruşturmasında 2026 yılı milat oldu. Doku ailesinin avukatı Ali Çimen'le yaptığımız röportaj, bir genç kadının kaybının nasıl kurumsal bir suç ortaklığına dönüştüğünü ve bugün gelinen hesaplaşma aşamasını ortaya koyuyor.

Gülistan Doku dosyasında kamu zırhı çatladı

Fotoğraf: Evrensel

Elif Ekin Saltık
[email protected]


Dersim’de 6 yıl önce “Gülistan Doku nerede?” çığlığıyla başlayan adalet mücadelesi, bugün Türkiye hukuk tarihinin en sarsıcı kamu görevlisi operasyonlarından birine evrildi. Soruşturmanın ilk yıllarında Zaynal Abarakov ve ailesi üzerine odaklanan, ancak mülki idarenin baskısıyla intihar denilerek kapatılmak istenen dosya; gizli tanık beyanları, siber veriler ve itiraflarla yeniden açıldı. 13 kişinin tutuklu olduğu dosyada bugün oklar, dönemin en güçlü ismi Kayyım Vali Tuncay Sonel ve çevresindeki koruma kalkanına işaret ediyor. Avukat Ali Çimen, bu süreci “Soruşturmamız aslında yeni başlıyor” sözleriyle tanımlıyor.

4 yıllık ‘vali barikatı’

 

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Gülistan Doku dosyasının neden 6 yıl boyunca yerinde saydığını sorduğumuzda Avukat Ali Çimen, mülki idarenin yarattığı barikata dikkat çekiyor: “Soruşturmamızın ilk 4 yılı, şüpheli Tuncay Sonel’in nüfuzunu kullanarak dosyayı örtbas etmesi nedeniyle bir arpa boyu yol alamadı. Ancak burada bir parantez açmak gerek; eğer Aygül Doku’nun o bitmek bilmeyen feryadı, kadın kurumlarının Dersim sokaklarını terk etmemesi ve basının bu konudaki inadı olmasaydı, bu dosya çoktan tozlu raflara kaldırılmıştı. Sonel dosyayı resmi olarak kapatmayı denedi ama başaramadı. Bizim en büyük başarımız, o kapının kapanmasına izin vermemek ve bazı kritik delillerin fiziksel olarak yok edilmesini engellemek oldu.”

Çimen, soruşturmanın seyrinin 2 yıl önce değişen başsavcı ve ardından gelen adli süreçle değiştiğini belirtiyor. “Son 2 yıldır biz aslında Tuncay Sonel’e ve onun kurduğu o mekanizmaya ulaşmıştık. Sabırla delillerin olgunlaşmasını bekledik.”

‘Tutanaklar düzmece, deliller uydurma’

Söyleşimizin en sarsıcı noktalarından biri, kamu görevlilerinin dosyayı intihar algısına bükmek için yaptığı iddia edilen usulsüzlükler. Çimen, dosyanın içine yerleştirilen düzmece verileri anlatıyor:

“Dosyada tutulan tutanakların çoğunun uydurma olduğu anlaşıldı. Gülistan’ın intihar ettiğine dair kamuoyunda bir algı oluşturmak için, ortada delil yokken delil uydurulmuş. Örneğin, Baymak isimli iş yerinin kamera kayıtları... Olaydan bir gün önce Gülistan ile katil zanlısı Mustafa’nın bir araya geldiğini gösteren o hard disk, ilk incelendiğinde rastlanmadı denilerek kapatılmıştı. 4 yıl sonra aynı hard diskten 6 saatlik görüntü çıkarıldı. Bu bir hata değil, bilinçli bir tercihtir. Köprüyü gören üniversite kameraları için ‘arızalı’ tutanağı tutanlar, aslında Gülistan’ın oradan hiç geçmediğini biliyorlardı.”

‘Tek kalemde 150 bin dolarlık ödemeler yapılmış’

Dosyadaki operasyonun sadece öldürme fiiliyle sınırlı kalmadığı, devasa bir ekonomik ve dijital suç ağının da işlediği ortaya çıktı. Çimen, Tuncay Sonel’in kamu gücünü ve kontrolsüz finansal kaynaklarını bu örtbas için kullandığını iddia ediyor:

“Dosyada bir siber çete elemanı var: Gökhan. Görevi dijital verilerle oynamak, sahte delil yüklemek veya var olanı silmekti. Bunun yanında, tanıklara ve ailelere dağıtılan paralardan bahsediyoruz. Tek kalemde 150 bin dolarlık ödemelerin yapıldığına dair veriler var. Bu mülki idarenin altındaki kirli bir para trafiğidir. Kamudan çalınan varlıkların, bir cinayeti gizlemek için kullanıldığı bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu sadece bir cinayet davası değil, aynı zamanda bir yolsuzluk ve organize suç davasıdır.”

‘Bu suçu birlikte işlediler’

Mustafa Türkay Sonel’in baş şüpheli olması, Zeynal Abarakov’un sorumluluğunu ortadan kaldırıyor mu? Avukat Çimen bu soruya “müşterek faillik” üzerinden yanıt veriyor:

“Zeynal masum değil. Olay günü ve öncesinde Gülistan’ın telefonuna casus yazılım yükleyerek onu adım adım takip etmiş. Gülistan’ı sokağa çıktığı an kıstırmış. Vatandaşlar müdahale etmese belki o gün alıkoyacaktı. Ertesi gün ‘Parka bakmaya gittim’ demesi bir yalan çünkü elindeki uygulamayla Gülistan’ın nerede olduğunu milimetrik olarak biliyordu. Gizli tanık beyanları da gösteriyor ki Mustafa Sonel ve Zeynal Abarakov gibi isimler bu suçu birlikte planlayıp işlediler.”

‘Altaş sürece tanıklık eden kişidir’

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in firari Umut Altaş hakkındaki “kilit isim” açıklaması, dosyanın itirafçı aşamasına geçtiğini kanıtlıyor. Çimen, Altaş’ın iadesinin neden bu kadar önemli olduğunu şu sözlerle açıklıyor:

“Umut Altaş, Mustafa Sonel’in silahla birini öldürdüğünü bizzat gören, sürece tanıklık eden kişidir. Babası ve ağabeyi zaten bu cinayeti doğrulayan ifadeler verdiler. Umut Altaş’ın Türkiye’ye getirilmesi, olayın oluş şeklini, cinayet mahallini ve en önemlisi Gülistan’ın bedeninin nerede olduğunu çözmemizi sağlayacak. Bakanın ‘Ceset olmadan da cinayet kararı verilebilir’ çıkışı önemlidir. Bu, devletin artık bu dosyada somut verilere ulaştığının ilanıdır.”

‘Her evde bir Gülistan var’

Toplumsal duyarlılığın önemine değinen Avukat Ali Çimen, Gülistan Doku davasının neden bu kadar sahiplenildiğini ise şu sözlerle anlatıyor: “Bu dosya kadın cinayetlerinin sembolüdür ama aynı zamanda mücadelenin de umududur. İnsanlar çocuklarını üniversiteye gönderdiğinde kime güvenecek? Eğer bir vali, bir emniyet müdürü, bir başhekim el birliğiyle bir genç kadını yok edip üzerine toprak atabiliyorsa, kimse güvende değildir. Gülistan 21 yaşında, sıradan bir üniversite öğrencisiydi. Hepimizin kardeşi veya kızı olabilirdi. Bu faillerin hak ettiği cezayı alması, sadece Doku ailesine değil, tüm topluma borçtur. Biz Gülistan’a ulaşana ve son sorumlu yargılanana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz.”

11.05.2026 09:06

Fenerbahçe'de Ali Koç sessizliğini bozdu: Seçim kararını resmen açıkladı

Fenerbahçe'de şampiyonluğun kaçmasının ardından gözler Olağan Seçimli Genel Kurula çevrilirken Eski Başkan Ali Koç, adaylık ve destek tartışmalarına son noktayı koydu.

Fenerbahçe'de Ali Koç sessizliğini bozdu: Seçim kararını resmen açıkladı

Fotoğraf: Oğuzhan Kuyucu/Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)

11.05.2026 07:30

KTÜ Rektörlüğünden Erzurumspor, Amedspor ve Galatasaray açıklaması

Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörlüğünden, Erzurumspor, Amedspor ve Galatasaray için yayımlanan tebrik mesajlarının ardından gelen eleştirilere yanıt geldi. Yapılan açıklamada, paylaşımların amacının kutuplaşma değil, dayanışma olduğu savunuldu.

KTÜ Rektörlüğünden Erzurumspor, Amedspor ve Galatasaray açıklaması

Fotoğraf: Robot8A/Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)

10.05.2026 22:26 / Güncelleme: 11.05.2026 08:22

Gözaltına alınan ODTÜ öğrencileri adliyede: 2 öğrenci hakkında tutuklama talebi

ODTÜ Bahar Şenliklerindeki İlkay Akkaya konserinde provokasyon girişimine karşılık vermelerinin ardından hedef gösterilip gözaltına alınan 6 öğrenci adliyeye sevk edildi. Savcılık 2 öğrenci hakkında tutuklama talep etti.

Gözaltına alınan ODTÜ öğrencileri adliyede: 2 öğrenci hakkında tutuklama talebi

Fotoğraf: Yeni Demokrat Gençlik

10.05.2026 23:16

Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki muhtemel rakipleri kimler?

Süper Lig'de birinci olarak Şampiyonlar Ligi'ne katılmaya hak kazanan Galatasaray'ın muhtemel rakipleri arasında Manchester City, Real Madrid, Barcelona, Bayern Münih, PSG ve Inter gibi devler bulunuyor.

Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki muhtemel rakipleri kimler?

Fotoğraf: AA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!