Hanke Sefalet Endeksi üzerinden ekonomi eleştirisi: 'Özelleştirmeler üretimi tasfiye etti'
Türkiye’nin Hanke Sefalet Endeksi’nde 178 ülke arasında üçüncü sırada yer almasını değerlendiren CHP'li Orhan Sarıbal, yüksek enflasyon, işsizlik ve faiz yükünün özelleştirme politikalarıyla derinleştiğini belirtti.
Görsel: Google Gemini
Duygu Ayber Gültekin
[email protected]
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye’nin Hanke Sefalet Endeksi’nde 178 ülke arasında üçüncü sırada yer almasına ilişkin yaptığı açıklamada, iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi. Endeksin yurttaşın ekonomik krizi günlük yaşamında nasıl hissettiğini ortaya koyduğunu belirten Sarıbal, “Toplumun yaşadığı gerçeklerle iktidarın anlattığı ekonomik başarı hikâyesi arasında derin bir uçurum var” dedi.
Türkiye’nin savaş ve siyasi kriz yaşayan ülkelerle aynı sıralarda yer almasının tesadüf olmadığını söyleyen Sarıbal, yüksek enflasyon, artan faizler ve gelir kayıplarının milyonlarca yurttaşın yaşam koşullarını ağırlaştırdığını ifade etti.
“Üretim tasfiye edildi”
Ekonomideki yapısal bozulmanın temel nedenlerinden birinin son 24 yılda uygulanan özelleştirme politikaları olduğunu vurgulayan Sarıbal, AKP iktidarının üretimden uzaklaşan bir ekonomi modeli inşa ettiğini söyledi.
“Fabrikayı sattılar, üreticiyi yalnız bıraktılar, finans çevrelerini büyüttüler” diyen Sarıbal, yaklaşık 70 milyar dolarlık özelleştirme yapılmasına rağmen kamu maliyesinin rahatlamadığını, aksine Türkiye’nin dışa bağımlı hale geldiğini belirtti.
Şeker fabrikaları örneği
Özelleştirmelerin tarımdaki etkisine dikkat çeken Sarıbal, şeker fabrikalarının satışını bunun en somut örneklerinden biri olarak gösterdi. Türkiye Şeker Fabrikaları’na ait 25 fabrikanın 10’unun 2018’de özelleştirildiğini hatırlatan Sarıbal, kamunun şeker üretimindeki payının 2002’de yüzde 74 iken bugün yüzde 36’ya gerilediğini söyledi.
Adapazarı Şeker Fabrikası’nın el değiştirmesiyle Sakarya’daki pancarın işlenmek üzere Niğde’ye taşınmasının üretim zincirini kopardığını belirten Sarıbal, “Bu, çiftçiyi lojistik maliyetlere mahkûm etmek ve bölgesel ekonomiyi çökertmektir” dedi.
“Çözüm kamucu kalkınma”
Tarımda kamusal üretim ve piyasa düzenleme kapasitesinin yıllar içinde zayıflatıldığını ifade eden Sarıbal, TÜGSAŞ, İGSAŞ, TİGEM ve TMO gibi stratejik kurumların işlevsizleştirildiğini söyledi.
Ekonomik bağımsızlığın ancak kamusal varlığın korunmasıyla mümkün olacağını belirten Sarıbal, “Bugün ihtiyaç duyulan şey; üretimi, planlamayı ve kamucu kalkınma anlayışını yeniden inşa etmektir. Özelleştirmeyi başarı hikâyesi diye sunan anlayış, ülkeyi üretimden koparıp finansman bağımlılığına sürükledi” ifadelerini kullandı.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et