07.05.2026 13:00 / Güncelleme: 20:17

Silivri'den özel yayın | Ahmet Özer: Halk iradesini geri istiyor, barış benden büyük

Seçilmiş Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, “Barış her şeyden daha önemli. Diyorlar ki ‘Bu kadar ceza veriyorlar, sen hâlâ barış davulu çalıyorsun.’ Ben de evet diyorum, barış benden daha büyük” dedi.

Dilan Temiz
[email protected]
Fatih Polat


Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve yerine kayyım atanan Prof. Dr. Ahmet Özer, Evrensel YouTube kanalının Silivri’den yaptığı yayına konuk oldu. Özer, davalara ve Türkiye’nin içinden geçtiği ‘barış süreci’ tartışmalarına dair açıklamalarda bulundu.

Hukuki süreci değerlendiren Özer, 'kent uzlaşısı' soruşturmasından beraat etmesine rağmen 'Aziz İhsan Aktaş' davasına dahil edilmesini bir 'yedekleme' olarak nitelendirdi. Özer şöyle konuştu: "30 Ekim’de düzmece bir dosya ile tutuklandım. Tahliyem öngörülünce bu sefer dışarı çıkmamam için Aziz İhsan Aktaş dosyasına dahil edildik. O dosyayla uzaktan yakından alakamız yok. Yolsuzluk ve rüşvet iddialarına savcı takipsizlik verdi, ihaleye fesat karıştırmaya dair ise en ufak bir emare yok."

"Ülkemizin geleceği için büyük bir tehdit"

Türkiye’de hukuka duyulan güvenin yüzde 20’lerin altına düştüğüne dikkat çeken Özer, adaletin toplumsal bir çimento olduğunu vurguladı. Hazreti Ali’nin "Devletin dini adalettir" sözüne atıf yapan Özer, "Adalet zaafa uğrarsa devlet zaafa uğrar. Toplumun yüzde 70'i bu davaların siyasi olduğuna inanıyorsa, bu ülkemizin geleceği için büyük bir tehdittir" dedi.

"Bahçeli’nin çağrılarının muhatabı iktidardır"

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin "Ahmetler makamına, Demirtaş yuvaya" şeklindeki çağrılarını samimi bulduğunu belirten Ahmet Özer, bu çağrıların muhatabının iktidar olduğuna dikkat çekti. Özer, “Sayın Bahçeli'ye teşekkür ediyorum. Bana bazen soruyorlar 'Sayın Bahçeli bu çağrılarında samimi mi' diye. Evet samimi. Niye? Çünkü siyasetçi deklare ettiği sözle bağlıdır. Bugün eğer onun sözü yerine gelmiyorsa, onun sözü yere düşürülüyorsa bununla ilgili gerekli açıklamaları yapması gereken iktidardır. AK Parti'dir çünkü AK Parti iktidarı da MHP'nin desteğiyle ayakta duruyor ve sürüyor. Bu barış sürecini de Sayın Bahçeli başlattı” diye konuştu.

"Niyet oy hesabı olmamalı"

Sürece dair konuşan Özer, “Sayın Erdoğan hükümetin başında aynı zamanda bu süreci devlet adına icra organında temsil ediyor. Diğer iki önemli aktörden birisi de Sayın Bahçeli'dir. Çünkü Bahçeli de bir kitleyi temsil ediyor. Bu anlamda onun çağrısıyla başladığı için iş bu noktaya geldi. Diğer aktör de İmralı'daki Öcalan'dır. Dolayısıyla burada bu işin başa gitmesi için niyet her şeyden önemlidir” dedi.

Sürecin başarılı olması için 'halis bir niyet' gerektiğini söyleyen Özer, "Eğer akılda başka ajandalar, oy ve seçim hesapları varsa bu iş başarıya ulaşamaz" uyarısında bulundu. AKP raporundaki 'teyit ve tespit' şartının süreci uzatabileceğini, asıl meselenin 'üzüm yemek' olması gerektiğini ifade etti.

Yasal adımların atılması gerektiğini söyleyen Özer, “Bu süreç dört tane adımla gidiyor. Bir silah bırakma. Bunu deklare etti; örgüt kendini de feshetti. İki, hukuki düzenleme. Üç, eve dönüş. Yani eve dönüşten önce eve dönüş yasası olacak ki insanlar neyin üzerine neye geldiklerini bilecekler. Dört entegrasyon; sonra rehabilitasyon, hakikatlerle yüzleşme de gündeme gelebilir” dedi.

"Barış davulunu çalmaya devam edeceğim"

Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan için statü ismi önerisine değinen Özer, “Sayın Bahçeli'nin konuşmasıyla beraber bu sürecin gene hızlanabileceği yönünde tekrar umutlar yeşerdi. Biz de bunu diliyoruz. Çünkü barış her şeyden daha önemli. Ben bunu söyleyince bazen diyorlar ki ‘Sana bu kadar ceza veriyorlar sen hala barış davulunu çalıyorsun’. Ben de evet diyorum, barış benden daha büyük. Önemli olan ülkemiz, çocuklarımız barış içinde eşit ve özgür temelde bir arada yaşamaları, o daha değerli” şeklinde konuştu.

“Bir taraftan iç cepheyi güçlendirelim denirken, diğer taraftan 22 belediye başkanının içeride olması çelişkidir. Barış sürecinin toplumsallaşması için tutuksuz yargılama, kayyımların kaldırılması, AYM ve AİHM kararlarının uygulanması şarttır” diyen Özer, profesörlükten 'örgüt üyeliğine' uzanan suçlamalara şöyle yanıt verdi: “Benim dosyamın içeriğinin boş olduğunu dünya alem beni tutuklayanlar yargılayanlar da biliyor. Diyalog ve uzlaşı kriminalize edilmemeli. Ben yıllarca barış üzerine çalışan bir akademisyenim. Belediye başkanı olunca mı örgüt üyesi oldum? Madem öyle, beni atayanlar da bu anlamda zan altına giriyorlar devletin önemli kurumları. Beni davet edip mecliste görüşenler benden bilgi alanlar da o zaman zan altına giriyorlar. Bunun vicdana izana akla uyan hiçbir tarafı yok” ifadelerini kullandı.

6 başlık sıraladı: Meclis tatile girmeden gelişmeler bekliyoruz

Ahmet Özer, Türkiye’de bir süredir konuşulan barış süreci tartışmalarına dair somut bir yol haritası sundu. "Bu bayram öncesinde bu türden adımların atılmasını iktidardan bekliyoruz" diyen Özer, 'güven artırıcı adımlar' olarak nitelendirdiği 6 temel maddeyi sıraladı:

1-Tutuksuz yargılama esas alınmalı

Özer, CHP’ye yönelik operasyonlar sonucu açılan davalara dair, yargılamaların devam edebileceğini ancak tutukluluğun bir cezalandırma aracına dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. Seçilmişlerin ve siyasetçilerin demir parmaklıklar ardında değil, görevlerinin başında veya dışarıda yargılanması gerektiğini belirtti.

2- Kayyım uygulamalarına son verilmeli

Esenyurt ve Mardin başta olmak üzere 13 belediyedeki kayyum rejiminin sonlandırılmasını isteyen Özer, "Bir taraftan barış süreci yürütüp diğer taraftan belediyeleri kayyumla yönetmek tezat bir durumdur" dedi.

3- AYM ve AİHM kararlarına uyun

Hukuk güvenliğinin tesisi için Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının ivedilikle uygulanması gerektiğini hatırlattı.

4- Sembol isimlerin serbest bırakılması

Selahattin Demirtaş, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Osman Kavala gibi isimlerin hukuki durumlarına dikkat çeken Özer, bu isimlerin özgürlüğüne kavuşmasının toplumsal barışa olan inancı artıracağını ifade etti.

5- Masumiyet karinesinin korunması

Yargılama süreci tamamlanmamış kişilerin "suçlu" ilan edilerek siyasi haklarından mahrum bırakılmasının hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunu savundu.

6- Diyalog ve uzlaşının kriminalize edilmemesi

"Kent Uzlaşısı" gibi demokratik iş birliklerinin suç unsuru gibi gösterilmesinden vazgeçilmesi gerektiğini belirten Özer, demokratikleşme için toplumsal diyaloğun önünün açılması çağrısında bulundu.

"Gelecekten umutluyuz"

"Bu adımlar yasa bile gerektirmiyor; sadece irade bekliyoruz" diyen Özer, bu taleplerin kişisel değil, toplumun büyük bir kesiminin beklentisi olduğunu belirterek, bayram öncesi iktidardan bu yönde somut hamleler beklediklerini dile getirdi: “Biz gelecekle ilgili umutluyuz. Ben bu meclis tatile girmeden önce de raporun 6. ve 7. bölümleriyle ilgili de birtakım gelişmelerin olmasını bekliyorum.”

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
07.05.2026 14:47

EMEP’ten 8 Mayıs açıklaması: Emperyalist-faşist saldırganlığı durduralım

Sovyet ordusunun Hitler faşizmini yenilgiye uğrattığı için “Faşizme Karşı Zafer Günü” olarak kutlanan 8 Mayıs dolayısıyla açıklama yapan EMEP, “Emperyalist-faşist saldırganlığı durduralım” çağrısı yaptı.

EMEP’ten 8 Mayıs açıklaması: Emperyalist-faşist saldırganlığı durduralım

Fotoğraf: Özgün Ekim Baran Türker

İçerik yükleniyor...

(İşçi Sendika Servisi)
07.05.2026 09:44

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer: Esnafın kapısında icra, tırcı kontak kapatıyor

TBMM Genel Kurulu’nda konuşan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ekonomik kriz nedeniyle esnafın borç yükü altında kaldığını söyledi. Gürer, BAĞ-KUR primlerinin düşürülmesine ilişkin verilen sözlerin yerine getirilmediğini belirtti.

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer: Esnafın kapısında icra, tırcı kontak kapatıyor

Fotoğraf: CHP

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!