Liderini televizyondan tanıyan örgüt üyesi
Adnan Özyalçıner’in öyküleri ‘küçük insanlar’, yani ülkenin emekçileri üzerine kuruludur. İBB davasında sekiz aydır tutuklu bulunan Ahmet Güldü, eğer bugüne kadar Özyalçıner’in öykülerine girmedi ise denk gelmediği ve sırasını beklediği içindir.
Fotoğraf: Dilan Temiz/Evrensel
Fatih Polat
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve bazı ilçe belediye başkanlarının aralarında bulunduğu 77’si tutuklu 414 sanıklı İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının ilk duruşmasının 32'nci günü, gündelik hayatın damarlarına kadar işleyen sınıflı toplumların değişmeyen çıplak gerçekliğini bir kez daha yüzümüze vurdu. Günümüz dünyasının en kolay suçlananlarının başında en alttaki emekçiler gelir.
İBB davasının firari şüphelisi Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinde ofisboy olarak çalışan ve sekiz aydır tutuklu bulunan Ahmet Güldü, bu davada daha önce tutuklu bulunan ve kısa bir süre önce tahliye olan şoförler gibi haklarında delil olmadan adeta el hızı marifetiyle tutuklu sepetine doldurulmuş isimlerden biri. Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı Adnan Özyalçıner’in öyküleri ‘küçük insanlar’, yani ülkenin emekçileri üzerine kuruludur. Ahmet Güldü, eğer bugüne kadar Adnan Özyalçıner’in öykülerine girmedi ise denk gelmediği ve sırasını beklediği içindir.
Bir gün önceki gerilimli başlangıcın ardından mahkeme başkanı duruşmayı hemen başında ertelediği için savunması bugüne kalan Ahmet Güldü, zar zor ve tesadüfen iş bulmuş, getir götür işlerine bakan bir ofis elamanı.
Bu kadar bir kalabalığın ortasında, etrafı, mahkeme heyeti, avukatlar, gazeteciler ve izleyenlerle sarılmış, kendi görüntüsünü de yanlardaki iki büyük ekrana yansıtılır biçimde bulan Ahmet Güldü konuşuyor: “Sayın Başkan, Sayın Heyet Üyeleri; ben Ahmet Güldü, 1985 Tirebolu doğumluyum. Evliyim. Kerem Eray isminde 16 yaşında bir evladım var. Evladım seneye üniversite sınavlarına hazırlanacak. Eşim Esma ile 2008 yılında evlendim. Evlendiğimiz zaman takılarımızla beraber bir ev nasip oldu, bir ev aldık. Evimi Karadeniz'de, Ordu'da almıştım. Halihazırda da babamın evinde kalıyorum; İbrahim Güldü'nün evinde. Bir arabam yoktur. Bankada bir param da yoktur.”
Kendi rızasıyla gidip ifade verdiğini ve kaçmayı aklından bile geçirmediğini anlatıyor. Konuşmakta zorlanınca arada su içiyor. Kısa sayılabilecek ifadesi sırasında en az üç kez durup su içerek kuruyan boğazını yumuşatarak devam etmeye çalışıyor. Kendisinin, eşinin, ailesinin ve bütün akrabalarının hesaplarının ortada olduğunu söylüyor. Ahmet Güldü, Cemal Süreya’nın güzel dizelerindeki gibi, “Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza” da diyemez. Zira, dokunulabileceğini yaşayarak öğrenmiş. Savunmasını bitirirken zorlanarak şunları söylüyor: “Ben aileleri üzmemek için cezaevi koşullarını ayrıntılı anlatmak istemiyorum. Ama cezaevinde 200 metre karelik bir alanda uyuşturucudan mahkum 70 kişiyle aynı ortamda kalıyorum. Ben bugüne kadar uyuşturucu maddelerinin isimlerini bilmezdim. Nasıl bir suç işledim de bu devlet beni oraya koydu?”
O konuşmasını bitirince kendisine soru sormak için Ekrem İmamoğlu söz alıyor ve sorusundan önce yaptığı konuşmada, bu ülkedeki önlenemez enflasyon artışından bile bu davanın etkisi olduğunu belirttikten sonra sorusuna geliyor.
- Sen, beni tanıyor musun sevgili kardeşim?
- Tanımıyorum Başkanım, sadece televizyonlardan ve belediye başkanı olduğunuzu biliyorum.
Ahmet Güldü’nün avukatı Ahmet Keskin, müvekkili hakkında bir ifade olmadığını, delil de bulunmadığını belirtip tahliyesini ve beraatını talep ederken, Ahmet Güldü’nün üniversiteye hazırlık çağında bir oğlu olduğunu, eşinin işsiz olduğunu belirterek, “durumunun sıkıntılı olduğunu” ekliyor.
41 yaşındaki Ahmet Güldü’nün, sekiz aydır yaşadıkları şu ana kadarki, devlet bilgisi ve hayat görgüsünün üzerine muhtemelen daha önce tahmin bile edemeyeceği şeyler eklemiştir.
Ahmet Güldü ve avukatının savunmasının ardından duruşmada araya gidildi. Aylardır kafasında hazırlandığı bu savunmayı yaparak bitirdiği için üzerinden büyük bir yük mü kalkmıştı? Bilmek zor. Araya çıktığımızda, 22 Nisan tarihindeki duruşmada açıklanan kararla tahliye edilen Ekrem İmamoğlu’nun şoförü Recep Cebeci’ye denk geliyorum. 19 Ağustos 2025'te tutuklanan ve henüz iki hafta önce tahliye olmuş olmasına rağmen, tutuklu arkadaşlarını yalnız bırakmamak için burada olmaya devam ediyor.
Tahliye olduktan sonra Ahmet Güldü’yü de tutukluluğu devam eden diğerlerini yalnız bırakmamak için izleyici bölümünde göreceğiz muhtemelen.
Erdoğan’ın karşısında kazanacak aday olacağı düşünülerek tutuklanmış olan Ekrem İmamoğlu etrafında bu iddianame ile inşa edilmeye girişilmiş örgüt, Ahmet için, ‘varlığından’ haberdar olmadığı, ‘liderini’ ancak televizyonda gördüğü bir örgüttü bugüne kadar. Ama sekiz aydır yaşadıkları onu öncesinden farklı bir Ahmet haline getirmiştir. Nasıl bir Ahmet mi? Bunu ancak o bilebilir.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et