Pakistan–Afganistan gerilimi: Çöken ateşkes ve tırmanan kriz
Afganistan-Pakistan sınırı, Orta Asya ile Güney Asya arasındaki ticaret yolları açısından kritik bir hat. Sınır üzerindeki kontrol mücadelesi, ekonomik ve jeopolitik çıkarlarla doğrudan bağlantılı.
Görsel: ErikaWittlieb/Pixabay
Nurhak Çelik
[email protected]
Pakistan ile Afganistan arasında son günlerde yeniden tırmanan çatışmalar, iki ülke arasındaki ateşkesi çökme noktasına getirdi. Afganistan’ın doğusundaki Kunar vilayetinde bulunan bir üniversiteye yönelik saldırı, krizin en kritik eşiği olarak öne çıktı. Taliban yetkilileri, Pakistan tarafından atılan roketlerin hem üniversiteyi hem de sivil yerleşimleri hedef aldığını, en az 7 kişinin hayatını kaybettiğini ve 80’den fazla kişinin yaralandığını açıkladı.
Üniversite kampüsüne saldırı
Saldırının hedefi olan yerler arasında öğrencilerin bulunduğu kampüs ve çevresindeki sivil alanlar yer alırken, bu saldırı Taliban yönetimi tarafından 'savaş suçu' olarak nitelendirildi. Buna karşılık Pakistan yönetimi, üniversitenin hedef alınmadığını ve operasyonların 'terör unsurlarına' yönelik olduğunu açıkladı. Tarafların karşılıklı suçlamaları, gerilimin hızla tırmandığını ve diplomatik zeminin daraldığını gösteriyor.
Çöken ateşkes
Bu saldırı, iki ülke arasında kısa süre önce Çin arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler sonrası ilan edilen ateşkesin ardından gerçekleşen ilk büyük olay oldu. Ateşkesin daha baştan kırılgan olduğu bilinirken, sınır hattında karşılıklı topçu atışları ve küçük çaplı çatışmaların devam ettiği bildiriliyordu. Son saldırı, bu sürecin fiilen çöktüğüne işaret ediyor.
İhtilaflı başlıklar
Pakistan, Afganistan topraklarından kendi güvenlik güçlerine yönelik saldırılar düzenlendiğini ve özellikle Tahrik-i Taliban Pakistan (TTP) unsurlarının Afganistan’da barındığını iddia ediyor. Afganistan’daki Taliban yönetimi ise bu suçlamaları reddediyor. Bu karşılıklı suçlamalar, sınır hattındaki gerilimi yapısal bir çatışmaya dönüştürüyor.
Mevcut kriz, aslında 2026 yılı başından itibaren tırmanan daha geniş bir sürecinin parçası. Pakistan, şubat ayında Afganistan içinde hava saldırıları düzenleyerek TTP ve IŞİD-Horasan gibi grupları hedef aldığını açıklamıştı. Ancak Taliban bu saldırıların 'sivil kayıplara yol açtığını ve ülkenin egemenliğini ihlal ettiğini' savundu. Bu süreçte yüzlerce sivilin hayatını kaybettiği büyük saldırılar da yaşandı ve gerilim giderek askeri bir çatışmaya dönüştü.
Çatışmalar, coğrafi olarak dağlık ve kontrolü zor sınır bölgelerde yoğunlaşıyor. Kunar, Nangarhar ve Paktika gibi bölgeler hem militan hareketliliğinin hem de sınır ihlallerinin merkezinde yer alıyor. Bu alanlar, Pakistan’ın tehdit olarak gördüğü silahlı grupların geçiş güzergâhı olarak öne çıkarken, Taliban açısından 'egemenlik ihlallerinin' sembolü haline gelmiş durumda.
Krizin temelinde ise iki ülke arasındaki yapısal güvenlik sorunu yatıyor. Pakistan, kendi topraklarında artan saldırıların arkasında Afganistan’daki unsurların olduğunu öne sürerken, Taliban yönetimi bu iddiaları reddediyor ve sınır ötesi operasyonları doğrudan bir saldırı olarak görüyor. Bu karşılıklı güvensizlik, diplomatik girişimleri sürekli olarak sabote eden bir faktör haline gelmiş durumda. Pakistan’ın Peştun yoğunluklu Peşaver bölgesi üzerinde Afganistan hak iddiası ise daha eski ve çok daha ciddi bir sınır ihtilafı sorunu.
Sınır hattında kontrol mücadelesi
Jeopolitik açıdan bakıldığında, çatışmanın yalnızca güvenlik boyutuyla sınırlı olmadığı görülüyor. Afganistan-Pakistan sınırı, Orta Asya ile Güney Asya arasındaki ticaret yolları açısından kritik bir hat oluşturuyor. Aynı zamanda kaçakçılık, göç ve silahlı grupların hareketliliği bu hattı stratejik bir alan haline getiriyor. Bu nedenle sınır üzerindeki kontrol mücadelesi, ekonomik ve jeopolitik çıkarlarla doğrudan bağlantılı.
Bugünkü tablo, iki ülke arasında düşük yoğunluklu çatışmadan açık savaşa doğru evrilebilecek bir sürecin işlediğini gösteriyor. Ateşkesin fiilen çöktüğü, karşılıklı saldırıların normalleştiği ve diplomatik kanalların zayıfladığı bu ortamda, Kunar’daki üniversite saldırısı yalnızca bir olay değil, daha geniş bir çatışmanın sembolü olarak öne çıkıyor.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et