03.05.2026 00:19 / Güncelleme: 01:18

Az talepli, çok bayraklı bir 1 Mayıs: Kadın işçilerin özgün sorunları ne kadar göründü?

‘Sendikalar 1 Mayıs hazırlıkları kapsamında kadın işçilerin ve emekçilerin yaşadıkları öznel sorunları ne kadar görünür kıldılar, bu sorunlar etrafında kadınları harekete geçirmek için ne kadar özel çalışma yaptılar, soru işareti.’

Az talepli, çok bayraklı bir 1 Mayıs: Kadın işçilerin özgün sorunları ne kadar göründü?

Fotoğraf: Evrensel

Selma Gürkan


İzmir’de 1 Mayıs, sabah biraz yağmur yağışıyla başladı. Yağmur olunca doğal olarak katılım nasıl olacak endişesinin de oluştuğunu söyleyebiliriz. Ancak yağmura rağmen sabah saatlerinde kalabalık toplanmaya başlamış, talepler sloganlarla ifade edilmeye çalışılıyordu. Türk-İş, DİSK, Birleşik Kamu İş ve KESK sendikalarının kortejlerinde -Türk-İş sendikalarının kortejlerinde ara sıra görünen, A4 kağıdına yazılmış mizahi talepler hariç- taleplerin yer aldığı dövizlerin yokluğuna vurgu yapmadan geçmek olmaz. İşçiler, emekçiler bu kadar yoksulluk yaşarken, çalışan yoksulluğu had safhaya ulaşırken, çalışma koşullarında kölelik düzenine gelinmişken, işçi sağlığı ve güvenliğinin zerresi kalmamışken, örgütsüzlük dayatılırken işçi sınıfının güncel taleplerinin kortejlere yansımamasının, sözlü sloganlarla ve birkaç taleple sınırlı kalmasının bir izahı olmalı. Ya artık emeğin öznel sorunları memleketin genel iktisadi ve siyasi sorunlarıyla iç içe geçti ve genel sorun haline geldi ya da sendikalar emekçilerin yaşadıkları sorunlara karşı mücadele edebilecekleri talepleri formüle etme, mücadeleyi buradan kurma perspektifinden uzaklaştı ve hazırlıkları da buna göreydi.

Alsancak Gar tarafında toplanan Türk-İş sendikalarının içinde TES-İş daha canlı görünüyor, hemen dikkat çekiyordu. Hemen hemen her kortejde kadın işçiler vardı ancak iş kolu özellikleri nedeniyle belli sendika kortejlerinde -örneğin Tez Koop İş- biraz daha fazla katılım olduğu göze çarpıyordu. İşçi sınıfı ve emeğin taleplerinin kortejlerde yer almaması durumu kadın işçilerin talepleri için de geçerliydi. DİSK ve Türk-İş sendikalarının kortejlerinden kadın işçilerle konuştuğumuzda ifade ettikleri talepler; vergide adalet, çalışma sürelerinin uzunluğu, emeğin hakları, ekmek, adalet gibi genel taleplerdi.

İnsanca muamele, ayrımcılığın son bulması ve görünür olmak

Bu genel taleplerin yanı sıra kadın işçiler kendi özgün taleplerine dair sınırlı da olsa değerlendirmelerde bulunuyordu. TEKSİF kortejinden kadınlar, evde ve iş yerinde saygı görmek için, arka planda kalmamak için 1Mayıs’ta olduklarını söylediler. Türk Metal Sendikasından kadınların öne çıkan tartışmaları ise daha fazla kadının sendikalı olması, erkeklere muhtaç olmaması, örgütlü ve özgür olması ve kendi sendikalarında da kadınların daha çok görünür olmasıydı. Tez Koop İş’ten kadınlar Türk Metal’e benzer bir biçimde kadınların daha görünür olması gerektiğini söylerken kadın cinayetlerinin ve şiddetin son bulması için alanlarda olduklarını belirttiler. Harb-İş kortejinden kadınlar eşitlik istediklerini belirtirken iş yerinde kadınların bağırılabilir, hakaret edilebilir görüldüğünü söylüyorlar.

Kadın işçilerin talepleri ve ifadeleri, kadın işçi ve emekçilerin yaşadığı özgün sorunların bugün emeğin genel sorunlarının bir parçası olarak öne çıktığını gösteriyor.

1 Mayıs’ın kadın yüzüne dair söylenecek daha çok şey olabilir. Ancak, sendikalar 1 Mayıs hazırlıkları kapsamında kadın işçilerin ve emekçilerin yaşadıkları öznel sorunları ne kadar görünür kıldılar, bu sorunlar etrafında kadınları harekete geçirmek için ne kadar özel çalışma yaptılar soru işareti. Örneğin kadınlara özgün bildiriler yazıldı mı; 1 Mayıs bildirilerinde kadın işçilerin, emekçilerin özgün sorunları yer aldı mı; mitinge katılım açısından kadınların önündeki bariyerlerin kaldırılması için sendikaların bir tedbiri oldu mu gibi daha pek çok soruyu sorabiliriz ama görünen o ki, alacağımız cevap pek de olumlu olmayacak. Bir 1 Mayıs’ı daha geride bırakırken, 1 Mayıs’ın gösterdiklerini değerlendirerek mücadele için yeniden kolları sıvamak gerekecek.

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
02.05.2026 17:53 / Güncelleme: 17:55

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Dünya Basın Özgürlüğü Günü açıklaması: Özgür basının olmadığı yerde herkes esir olur

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü ile ilgili açıklama yapan İzmir Gazeteciler Cemiyeti; basının özgürlüğünün halkın özgürlüğü olduğunu vurgulayarak “Özgür basının olmadığı yerde herkes esir” dedi.

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Dünya Basın Özgürlüğü Günü açıklaması: Özgür basının olmadığı yerde herkes esir olur

Fotoğraf: Jana Shnipelson/Unsplash

02.05.2026 16:25

Basın Konseyi’nin Basın Özgürlüğü Ödülleri sahiplerini buldu

Her yıl Basın Konseyi tarafından verilen Dünya Basın Özgürlüğü ödüllerine bu yıl gazeteci Merdan Yanardağ ile Tele2 emekçileri ve Onlar TV ekibi layık görüldü.

Basın Konseyi’nin Basın Özgürlüğü Ödülleri sahiplerini buldu

Fotoğraf: Basın Konseyi

02.05.2026 15:14

Söke Belediyesi'nde torpil iddiası: Daimi diyetisyen kadrosu tartışma yarattı

Söke Belediyesi'nde, Belediyenin imar müdürlüğünden sorumlu başkan yardımcısının oğlunun belediyede diyetisyen olarak görevlendirilmesinin ardından memur kadrosu açıldığı iddia edildi.

Söke Belediyesi'nde torpil iddiası: Daimi diyetisyen kadrosu tartışma yarattı

Fotoğraf: Söke Belediyesi

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!