Önder Babat cinayeti: 'Bu dosyalar da araştırılacak mı?'
Adalet Bakanlığı'nın faili meçhul dosyaları araştırmak için kurduğu yeni birim, 22 yıldır karanlıkta bırakılan Önder Babat cinayetini de gündeme taşıdı. Gazeteci Gökçer Tahincioğlu, kaybolduğu öne sürülen deliller ve dosyaya girmeyen iddiaları yazdı.
Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tartışma yaratırken, gazeteci Gökçer Tahincioğlu T24’teki yazısında 2004’te öldürülen hukuk öğrencisi Önder Babat dosyasındaki çarpıcı ayrıntıları yeniden gündeme taşıdı. Dosyada yıllardır yanıtsız kalan sorular, Ergenekon klasörlerinde yer aldığı belirtilen dikkat çekici bir ajanda notu ve kaybolduğu öne sürülen deliller, “Bu karanlık bağlantılar da gerçekten araştırılacak mı?” sorusunu yeniden gündeme getirdi.
3 Mart 2004’te İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi Önder Babat, iki arkadaşıyla Beyoğlu’nda İmam Adnan Sokak’ta yürürken başından vurularak yaşamını yitirdi. İlk anda olayın “yukarıdan düşen taş” sonucu gerçekleştiği yönünde bilgi servis edildi. Ancak otopsi raporu, Babat’ın başına hedef gözetilerek ateş edilmiş tek kurşunla öldürüldüğünü ortaya koydu. Buna rağmen soruşturmanın ilk aşamasından itibaren dikkat çeken çelişkiler yaşandı. Polis, defin işlemlerinin hızla yapılması yönünde girişimlerde bulunurken, kamuoyuna uzun süre “maganda kurşunu” ihtimali servis edildi. Adli Tıp raporları ise merminin sekme sonucu gelmediğini ve uzak mesafeden ateşlendiğini ortaya koydu.
Dosyadaki en çarpıcı ayrıntılardan biri ise Ergenekon soruşturması ek klasörlerinde yer aldığı belirtilen ajanda notları oldu. 2008’de Ulusal Kanal’da yapılan aramada ele geçirildiği öne sürülen ajandada, daha sonra öldürüldüğü belirtilen Hakan Saraylıoğlu’nun aktardığı iddia edilen şu ifade yer aldı: “İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’nda görevli Mustafa Başçavuş’un, artık atışlarda gerçek hedef kullandıklarını, bunun için de Beyoğlu’nda MHP’li bir işadamının bürosundan silahla eğitim amaçlı birisini vurdurduğunu anlattığı, bu kişinin de Önder Babat olduğu” not edildi.
Tahincioğlu’nun aktardığına göre, bu bilgiye rağmen söz konusu notların Babat cinayeti dosyasına gönderilmediği, ajandanın ise daha sonra adli emanetten kaybolduğu öne sürüldü.
Dosyada etkili soruşturma yürütülmediği gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye’yi mahkûm etmişti. Ancak buna rağmen savcılık ile emniyet arasında yıllarca matbu yazışmalar yapıldı, yeni delil araştırmaları ise sonuçsuz kaldı. Babat dosyası zaman aşımına bırakıldı.
Yeni kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı ile birlikte, yalnızca birkaç sembolik dosyada sınırlı adımlar atılıp atılmayacağı ya da Önder Babat cinayeti gibi devlet içi bağlantı iddiaları barındıran karanlık dosyaların da gerçekten yeniden açılıp açılmayacağı sorusu yanıt bekliyor.
(T24)
Evrensel'i Takip Et