Kübra Kırımlı'nın izlenimi: 19 Mart'ta barikatı yıkan üniversite gençliği Tandoğan'da alandaydı
"Tandoğan’da bu 1 Mayıs’ta siyasi partiler ve üniversite gençliğinin katılımı oldukça yoğundu. ODTÜ öğrencileri “ODTÜ burada sınıfının safında” sloganı ile yürürken; diğer üniversitelerden de öğrenciler de alandaydılar."
Fotoğraf: Evrensel
Kübra Kırımlı
[email protected]
Ankara – Bu 1 Mayıs Ankara’da yerellerden; Mamak Tuzluçayır’da sabahın erken saatlerinde başlayan kutlama ile başladı. Kitlesel kutlamalar için 3 ayrı alan emekçileri adres olarak gösterildi. KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’nin çağrı yaptığı alan Tandoğan Meydanı olurken; Türk-İş ve Hak-İş’e bağlı sendikalar Ulus’a çağrı yaptı. NATO'nun kuruluş yıldönümü protesto eylemlerinde siyasi partilerden ayrı açıklama yapan TKP, 1 Mayıs'ı da ayrı olarak Anıtpark’ta kutladı.
“Kutlamalarda adresler farklı talepler aynı”
Tek bir alanda kutlamanın sağlanamadığı 2026 1 Mayıs’ı farklı alanlarda kutlanmasına rağmen; alana çıkan işçi ve emekçilerin talepleri ortaktı. İktidarın Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in uyguladığı ekonomi politikalarının yoksullaştırdığı başta emekliler olmak üzere; kamu emekçileri, işçiler, kadınlar ve gençlerin doldurduğu Tandoğan Meydanı’nda “vergide adalet”, “insanca yaşama yetecek ücret”, “güvenceli iş” ve “eşit işe eşit ücret”, “ülkede ve dünyada barış”, “üsler kapatılsın NATO dağıtılsın” öne çıkan talepler oldu.
“Aman, başımızı yakma!”
Fotoğraf: Evrensel
Geçtiğimiz yıl 1 Mayıs’ı bakanlık önünde yaptığı açıklama ile geçiştiren Türk-İş, bu yıl Ulus Meydanı’nda, Hak-İş ile birlikte, bini bulan üyeleriyle 1 Mayıs'ı kutladılar. “Vergide adalet” talebinin öne çıktığı Ulus’ta mikrofon uzattığımız işçilere, “Ankara’da neden tek alanda işçileri göremiyoruz?”, sorusuna bir işçi, “Aman, başımızı yakma!” cevabını verirken; Ulus’un ardından Tandoğan’a gideceklerini söyleyen TÜMTİS ve Yol-İş üyeleri gerçekten de söyledikleri gibi ilerleyen saatlerde Tandoğan’da alandaydılar. Ücretlerin enflasyon karşısında hızla eridiği, birleşik mücadelenin düne göre önem kazandığı bugünlerde, 1 Mayıs’ta tek bir alanda buluşamama işçinin başının yakanın bizim sorumuzun değil, bağlı bulunduğu sendika olduğu açıktı.
Ancak her ne kadar önceki 1 Mayıs’lardan farklı olarak işçilerin katılımının az olduğu gözle görünür olsa da alanda DİSK'e bağlı Genel İş, Dev Sağlık İş, Birleşik Metal İş, Sosyal İş katılımı dikkat çekti. Bir başka dikkat çeken ayrıntı ise; diğer yıllarda alanda gördüğümüz sendikaların bu yıl alanda olmayışıydı.
İşçiler cephesinde durum böyleyken; Tandoğan Meydanı'nın çağrıcılarından KESK'e ve TMMOB'a bağlı sendika ve odaların katılımı güçlü olurken; Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu da alanda yer aldı.
Gazeteciler tutuklu meslektaşları için alandaydı
Fotoğraf: Evrensel
Tandoğan Meydanı’nda yapılan kutlamada çok sayıda gazeteci de alandaydı. Gazeteciler; TGS, ÇGD ve Medya Dayanışma Grubu pankartı arkasında “gazetecilik suç değildir”, “Özgür basın susturulamaz”, “Alican çıkacak yine yazacak” sloganlarıyla yürüdü. Kutlamaya çocuklarıyla katılan basın emekçileri gazetecilere dönük baskı ve tutuklamaları protesto ettiler. Tutuklu meslektaşları İsmail Arı, Alican Uludağ, Pınar Gayıp ve Merdan Yanardağ'ı da unutmayan basın emekçileri taşıdıkları dövizlerde tutuklu tüm gazetecilerin serbest bırakılması çağrısı yaptılar.
“ODTÜ burada sınıfının safında”
Fotoğraf: Evrensel
Gelelim alanı dolduranlara; Tandoğan’da bu 1 Mayıs’ta siyasi partiler ve üniversite gençliğinin katılımı oldukça yoğundu. ODTÜ öğrencileri “ODTÜ burada sınıfının safında” sloganı ile yürürken; diğer üniversitelerden de öğrenciler de alandaydılar. Üniversite gençliği savaşsız dünya, ücretsiz, nitelikli, bilimsel eğitim hakkı ve demokratik üniversite talepleriyle alanı doldururken; iktidarın baskı politikalarını da eleştirerek “tutuklamalar ve gözaltılar son bulsun” dövizlerini taşıdılar. Lisansüstü öğrencileri ise “savaşsız bir dünyada özgür bilim için akademide demokrasi, alanlarda mücadele” pankartıyla yürüyenler arasındaydı.
Üniversite okuyan gençliğin sloganlarında mücadele ile geleceksizliğe son verme vurgusu öne çıkarken alanda bulunan işçi gençlik “çalışırken ölmek istemiyoruz” diyerek bir kez daha Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in istifasını istediler. Son aylarda işyerlerine vahşice yaşanan iş cinayetlerinde gündeme gelen MESEM, Emek Gençliği ile eğitim emekçilerinin gündemindeydi. Taşınan dövizlere MESEM’lerin kapatılması çağrısı yer buldu.
OSTİM’li genç işçiler: Mehmet Türkmen’i serbest bırakın
Evrensel
Organize Sanayi Bölgeleri’nden (OSB) katılım sağlayan Ostim’li genç işçiler ise sendikal örgütlenmenin baskı gördüğü bu günlerde, işçilerin haklarını savunduğu için tutuklu BİRTEK-SEN Başkanı Mehmet Türkmen'in serbest bırakılmasını istediler.
Son haftalarda ülkede en sık konuşulan; okullardaki şiddet, 1 Mayıs’ta da alana taşınmıştı. “Yaşam nöbeti” tutarken, yakından izlediğimiz eğitim emekçileri, sloganları ve talepleriyle çalışırken ölmek istemediklerini güçlü bir şekilde ifade ettiler. Devasa şehir hastanelerinde görünmeyen emeklerinin görünür olması için alanda olan sağlık emekçileri ise angaryaya karşı mücadele diyerek, herkes için eşit, ücretsiz ve ulaşılabilir sağlık hakkı için yürüdüler.
İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan bu 1 Mayıs’ta Ankara’da gördüğümüz; binlerce emekçi insanca yaşanacak bir dünya, emeğin görünürlüğü ve dayanışmanın gücüyle bir alandaydılar. 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak olan NATO Zirvesi'ne karşı işçi ve emekçilerin ortak mücadele örmesinin gerekliliği daha da büyürken; bugün Ankara 1 Mayısı'ndan görünen de ortak mücadele çağrılarını daha güçlü biçimde yeniden yükseltme gerekliliğiydi.
Evrensel'i Takip Et