01.05.2026 18:53

Bakırçay Aile Çalıştayı’nda eksik kalan başlıklar: Kadın emeği, bakım yükü ve eşitsizlikler

Bakırçay Üniversitesi’ndeki Aile Çalıştayı’nda akademik sunumlar aile kurumunu farklı yönleriyle ele aldı; kadın emeği, bakım yükü, eşitsizlikler ve şiddet karşısında koruma mekanizmalarının yetersizliği gibi temel başlıklar ise geri planda kaldı.

Bakırçay Aile Çalıştayı’nda eksik kalan başlıklar: Kadın emeği, bakım yükü ve eşitsizlikler

Fotoğraf: Evrensel

İzmir- Bakırçay Üniversitesi’nde düzenlenen “Aile Çalıştayı”, farklı disiplinlerden akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayda aile kurumu çeşitli yönleriyle ele alınsa da yapılan sunum ve tartışmalar, mevcut toplumsal sorunların ne ölçüde görünür kılındığına dair soru işaretlerini de beraberinde getirdi.

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Çalıştayda konuşan Prof. Dr. Kemal Dil, aileyi biyolojik bir model üzerinden açıklayarak DNA’yı anne-babaya, RNA’yı ise çocuklara benzetti. Ailenin “toplumsal yaşamın hücresi” olduğu vurgulanırken, bu yaklaşımın aileyi doğal ve değişmez bir yapı olarak konumlandırması dikkat çekti. Eşlerin geçmişten getirdiği “atasal özelliklerin” aileyi hem dinamik hem de değişime dirençli kıldığı ifade edildi.

Sosyoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özge Kaytan Gümürdü ise konuşmasında göç sürecinin, kadınların ve ailenin yeniden yapılanmasını etkileyen önemli bir dönüşüm alanı olduğuna değindi. Kırsaldan kente ya da ülkeler arası gerçekleşen göçün, kadınların hem üretim hem de yeniden üretim süreçlerindeki rollerini yeniden tanımladığını; çoğu zaman onları daha güvencesiz işlere yönlendirirken ev içi sorumluluklarını azaltmadığını ifade etti. Türkiye’de bakım emeğinin önemli bir kısmının Orta Asyalı kadınlar tarafından karşılandığını belirten Gümürdü, bu durumun kadınlar açısından çifte emek yükünü derinleştirdiğini ve aile içi ilişkilerde yeni uyum ve çatışma biçimlerini ortaya çıkardığını söyledi.

Psikoloji Bölümünden Prof. Dr. Mehmet Koyuncu ise aile içi sorunların yorumlanma biçimine odaklandı. “Sorun davranış değil, nasıl yorumladığımızdır” diyen Koyuncu, bireylerin “ebeveyn”, “yetişkin” ve “çocuk” olmak üzere üç temel ego durumu üzerinden hareket ettiğini belirtti. Ancak bu yaklaşımın, yapısal sorunları bireysel algı ve iletişim düzeyine indirgeme riski taşıdığı yönünde değerlendirmeler de yapıldı.

Çalıştayda söz alan Coğrafya Bölümünden Doç. Dr. Okan Türkan ise evliliğe dair normatif bir çerçeve çizdi. Evliliğin “güzel” olduğu ve teşvik edilmesi gerektiğini belirten Türkan, boşanmanın ise kaçınılması gereken bir durum olduğunu ifade etti. Bu yaklaşım, evlilik kurumunu sorgulamaktan ziyade korumayı önceleyen bir bakış açısı olarak öne çıktı.

Katılımcılar arasında söz alan bir öğrenci, kadınların boşanmak istemelerine rağmen ekonomik ve toplumsal koşullar nedeniyle bu kararı hayata geçiremediklerine dikkat çekti. Kadınları destekleyecek mekanizmaların yetersizliğine ve 6284 sayılı koruma kanununun uygulanmamasına vurgu yaptı. Kadınların şiddet veya kötü yaşam koşullarına rağmen “seçeneksizlik” içinde bırakıldığını ifade eden öğrenciye verilen yanıtta ise “evliliğin bitmemesi için mücadele edilmesi” gerektiğinin öne çıkarılması, yapısal eşitsizliklerin bireysel dirence indirgenmesi açısından tartışma yarattı.

Hukuk Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Dilara Eltimur da değerlendirmelerinde aile kurumunun yasal çerçevede ele alındığını, ancak kadınlar ve çocuklar gibi dezavantajlı grupların yaşadığı somut sorunlara yeterince yer verilmediğini ifade etti. Sunumda teorik olarak devletin pozitif ve negatif yükümlülükleri ele alınırken, pratikte bunun hayatlara nasıl yansıdığına değinilmemesi dikkat çekti. Özellikle iş cinayetlerinde hayatını kaybeden meslek lisesi öğrencilerine değinilmemesi, emeğin ve sınıfsal gerçekliğin tartışma dışında kalmasına neden oldu.

Çalıştayda çocukların giderek daha “korunaklı” ortamlarda yetiştirildiğine dair değerlendirmeler de ele alındı. Ancak bu korunaklılığın nedenleri tartışılırken, çocukların içinde bulunduğu güvencesizlik, şiddet ve artan bireyselleşme gibi toplumsal koşulların yeterince sorgulanmaması dikkat çekti. Çocukların neden korunmak zorunda kaldığından ziyade nasıl korunacağına odaklanılması, sorunun kaynağını görünmez kılan bir yaklaşım olarak değerlendirildi.

Sosyoloji Bölümü öğrencilerinin araştırma sunumlarında ise çalışan kadınların aile içi rol değişimleri, kadının ev içi emeğinin görünmezliği, bireyselleşme çağında aile ve doğurganlık gibi başlıklar ele alındı. Sunumlarda, Türkiye’de kadınların istihdamdan neden ve nasıl dışlandığı, kadın emeğinin sistematik biçimde nasıl değersizleştirildiği ve bakım yükü ile güvencesiz çalışma üzerinden nasıl bir sömürüye maruz bırakıldığı vurgulandı. Bu sürecin bireysel tercihlerle değil, ekonomik politikalar ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle doğrudan bağlantılı olduğu ifade edildi.

Tüm bu tartışmalar, çalıştayın yalnızca aileyi anlamaya yönelik akademik bir zemin sunmakla kalmadığını, aynı zamanda mevcut toplumsal düzenin aile üzerinden nasıl yeniden üretildiğine dair önemli ipuçları barındırdığını ortaya koydu. Ailenin “doğal” ve korunması gereken bir yapı olarak ele alınması, onu çevreleyen ekonomik, toplumsal ve politik koşulların yeterince sorgulanmamasıyla birlikte düşünüldüğünde, çalıştayın eleştirel bir perspektifle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösterdi.

(Evrensel)

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
01.05.2026 09:16

Eğitim-İş Denizli 1 No'lu Şube'den Valilik toplantısına tepki: 'Öğretmenlik itibarsızlaştırılamaz'

Eğitim-İş Denizli 1 No'lu Şube Başkanı İlker Zengin, “Güvenli Okul İklimi Değerlendirme Toplantısı”nda öğretmenlere yönelik ifadelerin kabul edilemez olduğunu belirterek, eğitim emekçilerinin hedef haline getirildiğini söyledi.

Eğitim-İş Denizli 1 No'lu Şube'den Valilik toplantısına tepki: “Öğretmenlik itibarsızlaştırılamaz” Eğitim-İş Denizli 1 No’lu Şube Başkanı İlker Zengin
01.05.2026 08:59

Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi: 45 liranın altındaki fiyatı kabul etmiyoruz

Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi, yaş çay fiyatı ve artan maliyetlere karşı açıklama yaptı. Üreticiler, desteklerin kaldırılmasına tepki göstererek “Çayımızı bedavaya alıyorlar, bu şartlarda üretim sürdürülemez” dedi.

Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi: 45 liranın altındaki fiyatı kabul etmiyoruz

Fotoğraf: MA

01.05.2026 08:06 / Güncelleme: 08:45

Fahiş site aidat düzenlemesinde 11 madde daha kabul edildi

TBMM’de fahiş site aidatlarını da kapsayan kanun teklifinde 11 madde daha kabul edildi. Teklifle TOKİ işlemleri kolaylaştırılırken, çevre hizmeti almayanlara 209 bin liraya kadar ceza öngörülüyor.

Fahiş site aidat düzenlemesinde 11 madde daha kabul edildi

Fotoğraf: DHA 

01.05.2026 10:53

Siyasilerden 1 Mayıs mesajları: Dünyayı sömüren emperyalizme karşı sahadayız

Siyasetçiler 1 Mayıs mesajlarında emeğin korunması, adaletli çalışma koşulları ve işçi hakları vurgusu yaptı; paylaşımlarda dayanışma ve mücadele çağrıları öne çıktı.

Siyasilerden 1 Mayıs mesajları: Dünyayı sömüren emperyalizme karşı sahadayız

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

01.05.2026 08:55 / Güncelleme: 09:02

BAE'den üç ülkeye seyahat yasağı: 'En kısa sürede ayrılın' talimatı verildi

İran, Irak ve Lübnan'a gidişleri yasaklayan Birleşik Arap Emirlikleri, bu ülkelerdeki vatandaşlarına derhal geri dönme talimatı verdi.

BAE'den üç ülkeye seyahat yasağı: 'En kısa sürede ayrılın' talimatı verildi

Fotoğraf: Julian Herzog/Wikimedia Commons (CC BY 4.0)

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!