Batıkent Dayanışma Platformu: 'Güvenceli iş, insanca yaşam için 1 Mayıs'ta alanlara'
Batıkent Dayanışma Platformu, 1 Mayıs öncesi yaptığı çağrıda emekçileri meydanlara davet etti. Eğitim Sen 2 No'lu Şube Başkanı Tülay Yıldırım, güvenceli iş, insanca yaşam ve eşitlik taleplerinin ortak mücadeleyle büyüdüğünü vurguladı.
Fotoğraf: Evrensel
Ankara – Batıkent Dayanışma Platformu, 1 Mayıs’a çağrı yaptı. Açıklamayı okuyan Eğitim Sen 2 Nolu Şube Başkanı Tülay Yıldırım, “Ülkemizdeki tüm direnişlerin ortak sesinin meydanları olmalıdır. Yakın zamanda saldırılara karşı çok yönlü bir direniş mücadelesine sahne oldu ülkemiz. MEB önünde direnen öğretmenler, nöbeti maden işçilerine devrettiler. Gençlerin üniversitedeki mücadelesi, kadınların özgürlük mücadeleleriyle birlikte büyüdü. Akbelen’den Karadeniz’in köylerine madenlere karşı birçok yerde direnişler kendini gösteriyor” diyerek güvenceli iş, insanca yaşam için 1 Mayıs’a çağrı yaptı.
“Yaşasın sınıf dayanışması”, “ Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Yaşasın 1 Mayıs” sloganlarının atıldığı yürüyüş ardından açıklamayı okuyan Eğitim Sen 2 No’lu Şube Başkanı Tülay Yıldırım, “1 Mayıs yalnızca bir bayram değil, kapitalist sömürü düzenine karşı tarihsel bir hesaplaşmanın, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin günüdür” diyerek emeğin sermaye karşısında boyun eğmediğini, emekçilerin tarih boyunca direne direne haklarını kazandığını söyledi.
Yıldırım “Dünyanın dört bir yanında derinleşen krizler, kapitalist sistemin insanlığa sunabileceği bir gelecek kalmadığını bir kez daha göstermektedir. Savaşlar, yoksulluk, göç, işsizlik ve ekolojik yıkım; sermaye birikiminin kaçınılmaz sonuçları olarak karşımızda durmaktadır. Bir avuç sermaye sahibi servetini katlarken, milyarlarca insan temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale gelmiştir” dedi.
“Tarih işçi sınıfının örgütlü mücadelesiyle yazılmıştır”
Ülkemizde de emekçilerin düşük ücretler, güvencesiz çalışma, ağır vergi yükü ve baskı politikaları altında yaşam mücadelesi vermekte olduğunu söyledi. “İş cinayetleri sıradanlaşmış, sendikal örgütlenme engellenmiş, grevler yasaklanmış, kamu kaynakları sermayeye aktarılmıştır. Eğitimden sağlığa, barınmadan ulaşıma kadar en temel haklar piyasaya teslim edilmiştir. Bu tablo bir tercih değil, kapitalist düzenin bilinçli bir sonucudur.” diyerek hakların kendiliğinden verilmediğini de ekledi: “Tarih, işçi sınıfının örgütlü mücadelesiyle yazılmıştır. Bugün de bu düzeni değiştirecek olan güç; işçilerin, emekçilerin, emeklilerin, kadınların ve gençlerin birleşik mücadelesidir”.
Eğitim ve sağlık başta olmak üzere kamu hizmetlerinin ticarileştirilmesi ve hayatın her alanının metalaştırılması doğrultusunda sömürgeleştirilmesine hız kazandırıldığını söyleyen Yıldırım, “Bugün eğitimin hak olmaktan çıkarılmasıyla başlayan sürecin, tarikat-cemaat kuşatmasıyla birlikte nasıl bir çöküş yarattığını Maraş’ta,Urfa’da gördük. Emeğin haklarının yok edilmesinin işçileri nasıl köleleştirdiğini Doruk maden işçilerinin mücadelesinde gördük” diye konuştu.
1 Mayıs’a çağrı yapan Yıldırım, “Ülkemizdeki tüm direnişlerin ortak sesinin meydanları olmalıdır. Yakın zamanda saldırılara karşı çok yönlü bir direniş mücadelesine sahne oldu ülkemiz. MEB önünde direnen öğretmenler, nöbeti maden işçilerine devrettiler. Gençlerin üniversitedeki mücadelesi, kadınların özgürlük mücadeleleriyle birlikte büyüdü. Akbelen’den Karadeniz’in köylerine madenlere karşı birçok yerde direnişler kendini gösteriyor” dedi. Yıldırım, güvenceli iş, insanca yaşam, eşitlik, özgürlük, barış ve adalet talepleriyle alanda olacaklarını söyledi.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et