'1 Mayıs’a giderken sembolik değil gündelik sorunlarımız için mücadele istiyoruz'
Aynı kurumda çalışan işçilerin eşit haklara sahip olması, sosyal adaletin temel şartıdır. 1 Mayıs’a giderken talebimiz net. Güvenceli çalışma, eşitlik ve insanca yaşayacak bir ücret. Bu taleplerle 1 Mayıs’ta alanda olalım.
Fotoğraf: Evrensel
Bir Seyhan Belediyesi işçisi
Ben bir Seyhan Belediyesi işçisi olarak 1 Mayıs’a giderken beklentilerimi genel ifadelerle değil, somut ve uygulanabilir taleplerle ifade etmek istiyorum.
Sendikamıza ilişkin şunu açıkça ifade etmek gerekir. 1 Mayıs’ta alanda olmak elbette kıymetlidir. Ancak beklentimiz, bu duruşun yalnızca sembolik günlerle sınırlı kalmaması, günlük çalışma yaşamında da somut biçimde hissedilmesidir. Zaman zaman söylem ile eylem arasındaki uyumsuzluk, çalışanlar arasında güvensizlik yaratmaktadır. Bizler, yarı yolda bırakılmadığımızı görmek ve haklarımızın kararlılıkla savunulduğunu hissetmek istiyoruz.
“Ücretler, yol yemek günümüz koşullarına uygun hale getirilsin”
Yeni bir Toplu Sözleşme imzaladık ancak ücretlerimiz halen insanca yaşanacak düzeyde değil. Öncelikle maaşlarımızın, mevcut yaşam koşulları dikkate alınarak gerçek enflasyon oranına göre güncellenmesini talep ediyorum. Şirket işçisi ile kadrolu personel arasındaki ücret farklarının kademeli olarak azaltılması artık ertelenmemelidir. Yol ve yemek gibi sosyal hakların ise günümüz fiyatlarına uygun, gerçekçi bir düzeye yükseltilmesi gerekmektedir. Ayrıca bu kalemlerden bize ücret diye bahsetmekten vazgeçsinler. Bu kalemleri ekleyip “maaşınız şu kadar” demesinler.
Aynı kurum içinde benzer işi yapan personel arasında görev ve iş dağılımında eşitlik sağlanması da temel bir beklentidir. Eşit işe eşit ücret, bir ayrıcalık değil, en temel haktır.
“TİS’te elde ettiğimiz kreş hakkı tartışma konusu yapılmasın”
Toplu sözleşmelerle elde edilen haklar tartışmaya açık değil, korunması gereken kazanımlardır. Personel çocuklarının kreşlerden indirimli yararlanma hakkının kaldırılmasının gündeme gelmesi kabul edilemez. Bu yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda emeğe verilen değerin bir göstergesidir. Sendikanın bu konudaki tutumu, söylem ile eylem arasındaki uyumun en somut sınavı olacaktır.
Kadro hakkımız için alanlarda olalım
Son olarak, belediye işçilerinin ortak kadro talebi bir lütuf değil, eşitliğin gereğidir. Aynı kurumda çalışan işçilerin eşit haklara sahip olması, sosyal adaletin temel şartıdır. 1 Mayıs’a giderken talebimiz net. Güvenceli çalışma, eşitlik ve insanca yaşayacak bir ücret. Bu taleplerle 1 Mayıs’ta alanda olalım.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et