TTK’de üretim azalırken, risk artıyor: Madenciler 1 Mayıs’a güvencesizlikle gidiyor
"Tepemizde özelleştirme sopası, her gün yerin yüzlerce metre altına girip çıkabilecek miyiz bilemeden çalışıyoruz. Bu kadar riski, tehdidi, güvencesizliği anca örgütlülükle aşarız. 1 Mayıs’lar bunun için bir hazırlıktır.”
Fotoğraf: Eda Aktaş/Evrensel
Hilal Çelebi
Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) bağlı üç müessesede yer alan dört maden ocağında, 16 Ocak’ta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı rapor sonrası “üretim durdurma” kararı alındı. Raporda, havalandırma, su tahliyesi ve insan nakli sistemlerinin devreye girmesini sağlayacak ikinci bir enerji kaynağının bulunmaması gerekçe gösterilmişti.
Üretimin durdurulmasıyla birlikte kömür havzasında 305 bin 742 tonluk kayıp yaşandı. Daha sonrasında yapılan itirazlar sonucunda Armutçuk ve Üzülmez müesseselerinde üretim yeniden başlatılırken, Karadon ve Kozlu ocaklarında faaliyetler hâlâ durmuş durumda. Bu süreçte çok sayıda madenci yerüstünde farklı işlere kaydırıldı ya da yıllık izinlerini kullanmaya zorlandı.
Özelleştirme tehdidi sürüyor, iş kazaları grafiği yukarı seyrediyor
TTK verilerine göre kurumda 1 Ocak 2026 itibarıyla 6 bin 390’ı yer altında, bin 324’ü yer üstünde olmak üzere toplam 7 bin 714 işçi çalışıyor. Ancak üretimin yıllardır gerilediği kurumda, rödevans yoluyla özelleştirme uygulamalarının yaygınlaştırılması ve işçi sayısının azaltılması, kamu madenciliğinin tasfiye edildiği yönündeki tartışmaları sürdürüyor.
Artan özelleştirme ve denetimsizlikle birlikte iş kazaları da dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. TTK’nin 2024 faaliyet raporuna göre beş müessesede bir yıl içinde 3 bin 691 iş kazası meydana geldi; bu da günde ortalama 10 kazaya karşılık geliyor. 2026’nın ilk aylarında da ciddi kazalar yaşandı. Üzülmez’de posta kayması sonucu iki işçi yaralanırken, Zonguldak Kilimli’de özel bir şirkete rödevansla devredilen ocakta meydana gelen göçükte iki işçi yaşamını yitirdi, bir işçi yaralandı.
İşten atmalar ve sürgün iddiaları
Öte yandan gazeteci Orhan Akyüz’ün aktardığına göre Üzülmez’de bazı işçilerin iş akitlerinin feshedildiği, bazılarının ise başka müesseselere gönderildiği öne sürüldü. Bu aktarıma göre 2024 başından 24 Nisan 2026’ya kadar Üzülmez Müessese Müdürlüğü’nde 31 işçinin iş akdi feshedildi, 22 işçi başka müesseselere gönderildi.
‘Tepki var ama örgütlü değil’
Tüm bu gelişmeler, TTK işçilerinin artan güvencesizlik, iş cinayetleri ve özelleştirme baskısı altında 1 Mayıs’a hazırlandığını ortaya koyuyor. Ancak işçilerin önemli bir kısmı, bu tabloya karşı örgütlü bir tepkinin yeterince geliştirilemediği görüşünde. Evrensel’e konuşan bir maden işçisi, toplam tabloyu aktarırken hem özelleştirme politikalarına hem de sendikanın tutumuna tepki göstererek şunları söyledi:
“İşçiler olarak artık bu durumdan sıkıldık ama bir tepki geliştiremiyoruz. Türkiye’nin bütün öz kaynakları bir bir satılıyor. Kamu malları elden çıkarılıyor. Madenleri de satmak için fırsat kolluyorlar. Ben ilk işe girdiğimde aynı kadro sayısıyla daha fazla kömür çıkarılıyordu, yıldan yıla düştü. Sendikanın tepkisi çok sönük kalıyor. Üretim durdurulduğunda gelip sadece bilgilendirme yaptılar. Özelleştirme olup bittikten sonra mı tepki vereceğiz? Sokak öğretir ama sendikacılar ‘sosyal medya sendikacılıkları’ eleştirilince ‘mücadele sadece sokakta yapılmaz’ yanıtını vermişlerdi.
1 Mayıs’a sayılı gün kaldı, ortada bir hazırlık yok. GMİS’in TÜRK-İŞ ile Edirne’de 1 Mayıs’a katılma kararı var. 7 bini aşkın işçi var ama her müesseseden sınırlı sayıda kişi götürülecek: 40 işçi toplam da 220 işçi… Bu, işçiye sorulmadan alınmış bir karar sonuçta. Göstermelik! Atalay konuşur, işçiler alkışlar, sadece bu. Sendikanın Zonguldak’ta başka bir çalışması, planı da yok, en azından biz bilmiyoruz… 1 Mayıs öncesinde de herhangi bir çalışma olmadı, işçilerle yüz yüze gelip 1 Mayıs’ın önemini anlatmak üzerine yani… Böyle böyle de işçi atıllaştırıldı işte…” diyor.
1 Mayıs’ın işçiler için önemli bir mücadele günü olduğunu vurgulayan madenci, sendikalarının kendi yerellerinde de çalışmalar yapmasını savunurken, işçilere de bugünü sahiplenme çağrısı yapıyor: “Tepemizde özelleştirme sopası, her gün yerin yüzlerce metre altına girip çıkabilecek miyiz bilemeden çalışıyoruz. Bu kadar riski, tehdidi, güvencesizliği anca örgütlülükle aşarız. 1 Mayıs’lar bunun için bir hazırlıktır.”
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et