Okuldaki güvenlik önlemleri için velilerden para istendi: 'Okul güvenliği velilerin cebine bırakılamaz'
Ankara'da okullara yönelik saldırılar sonrasında Ali Şir Nevai Ortaokulu Okul Aile Birliği velilerden X-ray, dedektör ve telsiz alınması için para istedi. Veliler ve Eğitim Sen "Okul güvenliği velilerin cebine bırakılamaz" diye tepki gösterdi.
Fotoğraf: Ali
Şir Nevai Ortaokulu internet sitesi
Kübra Kırımlı
[email protected]
Ankara – Urfa ve Maraş’ta okullarda yaşanan şiddet olayları ardından Ankara’da Ali Şir Nevai Ortaokulu Okul Aile Birliği, velilerden güvenlik tedbirlerinin artırılması için X-ray, dedektör ve telsiz alınması için para istedi. Konuya dair konuştuğumuz bir veli, çocuğunun kaygılı olduğunu belirterek mecburen ödedim dedi. Eğitim Sen 1 Nolu Şube Başkanı Mehmet Aydoğdu, “Okul güvenliği kamusal bir hizmettir. Kamera sistemleri, giriş kontrolü, güvenlik personeli ve altyapı; Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili kamu kurumlarının bütçesiyle sağlanmalıdır. Okul güvenliği velilerin cebine bırakılamaz” diye konuştu.
Okullarda yaşanan şiddet olayları ardından Ankara’da Ali Şir Nevai Ortaokulu Okul Aile Birliği, velilerden okul güvenliğinin sağlanması için para istedi.
“Whatsapp üzerinden IBAN paylaşımı”
Whatsapp üzerinden ıban paylaşılan mesajda velilere “Güvenlik tedbirlerini daha etkin hale getirmek için sizlerinde katılımı ve dasteği ile okulumuza X-ray cihazı, dedektör, telsiz kazandırılmasına karar verilmiştir.Bu doğrultuda katılım sağlamak isteyen velilerimiz;
1-) TR 04 0001 0021 5097 8638 7450 01
Ali Şir Nevai Ortaokulu Okul Aile Birliği hesabına açıklama kısmına öğrencinin adı soyadı ve sınıfını yazarak
2-)Sınıf öğretmenine ulaştırmak suretiyle
250 TL katkıyı 30 Nisan 2026 tarihine kadar yapabilirsiniz. Destekleriniz için şimdiden teşekkür ederiz” mesajını iletildi.
“Çocuğum bu süreçte çok kaygılı”
Konuya dair konuştuğumuz bir veli, istemeye istemeye de olsa parayı ödediğini şöyle anlattı: “Çocuğum bu süreçte çok kaygılı. Güvenliği devletin sağlaması gereken bir görev olduğunu biliyoruz. Ama buna rağmen çocuğum bana “parayı gönderdin mi?’ diye sordu. Ben de çocuğumun kaygısını azaltmak için gönderdim".
Bir başka veli, "Öğretmen ‘gönderenler dekont atsın’ dediği için çocuğum ayrımcılığa uğrar diye kayıgı duyuyorum. Henüz parayı iletmedim ama bu yüzden göndermeyi düşünüyorum” diye anlattı.
“Okulların büyük bölümünde güvenlik bile yok”
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) 1 Nolu Şube Başkanı Mehmet Aydoğdu, okul güvenliğinin kamusal bir hizmet olduğunu, asıl sorumluluğun MEB’te olduğunu vurgulayarak; “Okulların büyük bölümünde halen güvenlik yok. Bu güvenlikler ya Okul Aile Birliklerinin topladığı paralarla ya da İŞKUR üzerinden yürütülen Toplum Yararına Program (TYP) kapsamında, İşsizlik Sigortası Fonu kullanılarak istihdam ediliyor. Yani ya yük doğrudan velinin sırtına bırakılıyor ya da işçilerin fonundan karşılanıyor” dedi.
Okullarda kamera sistemleri, giriş kontrolü, güvenlik personeli ve altyapı gibi hizmetlerin,Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili kamu kurumlarının bütçesiyle sağlanması gerektiğini ifade eden Aydoğdu, “Ancak Okul Aile Birlikleri, okulun en önemli bileşenlerinden biri olması gerekirken adeta ‘sağılacak kaynak’ olarak görülüyor. Velilerin yaşadığı haklı kaygı ve endişe, bugün fırsata çevrilmek isteniyor. Okullardan mesajlar atılarak güvenlik adı altında para toplanıyor, hatta öğretmenler bu sürecin içine çekilmeye çalışılıyor. Gerçekte ‘gönüllü’ denilen katkı çoğu zaman fiili bir zorunluluğa dönüşmüş durumda. Kimi veli okulun temizliği için, kimi de çocuğu mağdur olmasın diye bu ödemeyi yapmak zorunda hissediyor. Oysa velinin katkısı ancak gönüllülük esasına dayanabilir; zorunlu ya da dolaylı zorunlu hâle getirilemez” diye konuştu.
“Böylesi sonuçlar doğuran kamusal sorumluluktan kaçınılamaz”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açıkladığı 7 basamaklı “güvenlik tedbirleri”ni hatırlaran Aydoğdu, “Velilerden para istenmeye başlamasıyla sahada fiilen ‘8. basamak’ devreye giriyor! Bu zamana kadar velilerden çeşitli gerekçelerle paralar istendi; temizlik, güvenlik personellerinin maaşının ödenmesi gibi. Şimdi yine aynı şeyi yapıyorlar; okullarda yaşanan şiddeti velilerden istenen para ile tedarik edecekleri X-raylarla çözüleceği tartışılıyor. Oysa gerçekçi çözümler mümkün. Okullarda kalıcı ve güvenceli güvenlik personeli istihdam edilmeli, rehberlik ve psikososyal destek hizmetleri güçlendirilmeli, şiddetin kaynağına inen bütüncül politikalar hayata geçirilmelidir. Eğitim Sen’in açıkladığı ‘Şiddeti Önleme Deklarasyonu’ gündeme alınmalı ve uygulanmalıdır. Okul güvenliği velinin cebine bırakılamaz. Böylesi sonuçlar doğuran kamusal sorumluluktan kaçınılamaz” dedi.
“Okul kapısını cezaevi kapısına çevirdiler”
Aydoğdu, “X-ray ve dedektör en fazla belirli riskleri sınırlar; fakat okul içi şiddetin önemli kısmı: akran zorbalığı, sosyal/psikolojik sorunlar, okul iklimi gibi nedenlerden kaynaklanır. Ne okul kapısına polis ne de X-ray konması çözüm değil. Atılan adımlarla okul kapısını cezaevine kapısına çevirdi. Elbette böyle bir ortamda kaygı da artar korku da” dedi.
Evrensel'i Takip Et