Cinayetler artıyor, yargı değil terfi geliyor: Şüpheli kadın ölümlerinde bürokratik zırh
Gülistan Doku dosyasının yeniden açılması, yıllardır artan şüpheli kadın ölümlerini yeniden gündeme taşıdı. Raporlara yansımayan vakalar katlanırken, etkin soruşturma eksikliği ve örtbas iddiaları adalet arayışını derinleştiriyor.
Laçin Barış
Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından geçen yılların ardından dosyanın tekrar açılması, üstü kapatılmış şüpheli kadın ölümleri tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Şüpheli kadın ölümleri ve intiharların kadın cinayetleri verilerine özgün bir biçimde yansıması 2018 Şule Çet ve Rabia Naz Vatan’ın ardından daha fazla belirginleşti. Raporlara yansımayan başlayan şüpheli kadın ölümleri, 2018 ile 2026 yılı arasında tırmanarak arttı. KCDP raporuna göre 2019 yılında 115 şüpheli kadın ölümü kaydedilirken, 2025’te bu sayı 297’e yükseldi. Bu yıllarda özellikle etkin soruştırmadaki noksanlar ve dosyaların örtbas edilmesi sayının artmasına neden oldu.
Süleyman Soylu, Ali Yerlikaya ve Mustafa Çiftçi’nin İçişleri Bakanlığı’nı kapsayan bu dönemde 881 şüpheli kadın ölümü, Ali Yerlikaya döneminde 556 şüpheli kadın ölümü ve Mustafa Çiftçi’nin Bakan olduğu 2026 şubat sonrası en az 33 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti.2017-2023 yılları arasında Bakan Soylu’nun döneminde şüpheli kadın ölümleri yüzde 82 artış göstermiştir. BSSSu süreçte özellikle İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzası ile çekildikten sonra yeni boyut kazandı.
Kadın ölümlerinde bürokratik ilişkiler izi
Bu süreçte şüpheli kadın ve çocuk ölümlerinin en çok tartıştıran meselelerden biri dosyalarda devlet aygıtlarının kadın cinayetlerini karartması üzerindeki etkisi olmuştur.
• Örneğin 2018’de tüm ülkeyi sarsan Rabia Naz Vatan şüpheli çocuk ölümünde dönemin Giresun Valisi Harun Sarıfakıoğulları, Giresun İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş da gündem olmuştu. Eynesil Belediye Başkanı'nın yeğeninin olaya karıştığı ve dönemin en güçlü siyasi figürlerinden, Giresunlu Nurettin Canikli'nin yerel bürokrasi ile yargı üzerinde baskı kurarak olayı örtbas ettirdiği defalarca gündeme gelmişti. Süleyman Soylu döneminde her iki isim de görev sürelerini normal seyrinde tamamlamış; Vali Sarıfakıoğulları 2020'de merkeze çekilmiş, Fahri Aktaş ise daha sonra Zonguldak ve Manisa İl Emniyet Müdürü olarak görevine devam etmişti.
• Yeldana Kaharman, 28 Mart 2019 tarihinde Elazığ'daki evinde ölü bulunmasının ardında da yine pek çok siyasi ilişki ağı vardı. Olay, resmi kayıtlara "intihar" olarak geçip kapatılmış olsa da, arka planında pek çok tartışma bıraktı. Elazığ Valisi Çetin Oktay Kaldırım, Elazığ İl Emniyet Müdürü Doğan Cangül, Elazığ İl Jandarma Komutanı Albay Necmi İnce bu süreçte en çok gündeme gelen isimlerdi. Kaharman, ölümünden bir gün önce dönemin AKP Elazığ Milletvekili Tolga Ağar (Mehmet Ağar'ın oğlu) ile röportaj yapması ve daha sonra ertesi gün evinde ölü bulunması pek çok şüpheye neden olmuştu. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Mehmet Ağar ve Tolga Ağar'a "koruma kalkanı" sağladığı, emniyet ve jandarma gibi doğrudan Soylu'ya bağlı olan kolluk kuvvetlerinin olayı şeffaf bir şekilde soruşturmak yerine örtbas ettiği defalarca öne sürüldü.
Bu süreçte hiçbir görevden alınma ve uzaklaştırma olmadı. Vali Çetin Oktay Kaldırım, Elazığ'daki görevini Haziran 2020'ye kadar sürdürdü. Ardından Sakarya Valisi olarak atandı. Ağustos 2023'te ise Mülkiye Başmüfettişi olarak merkeze çekildi. Emniyet Müdürü Doğan Cangül, 2019'da çıkan kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü’ne atandı.
• Özbekistan uyruklu 23 yaşındaki Nadira Kadirova’nın da “intihar” olarak üstü kapatılmış olsa da 23 Eylül 2019 tarihinde, Ankara'da bakıcı olarak çalıştığı dönemin AKP İstanbul Milletvekili Şirin Ünal'ın evinde, Ünal'a ait ruhsatlı silahla göğsünden vurulmuş halde ölü bulunmuştu.
Ankara Valisi Vasip Şahin, Ankara İl Emniyet Müdürü Servet Yılmaz’ın görevde olduğu dönemde gerçekleşen süreçte, olay yeri incelemesinin eksik yapıldığı, Kadirova'nın günlüğünün ve bazı eşyalarının kaybolduğu, silahta parmak izi incelemesinin sağlıklı yapılmadığı iddia edilmişti. Soylu, eleştiriler üzerine polisin olay yeri inceleme ve adli süreçlerde görevini uluslararası standartlara uygun ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini savunmuştu. Ancak dosya tüm soru işaretleriyle kapatılmıştı. Yine bu süreçte de görevden alınan bir isim olmadı. Ankara Valisi Vasip Şahin görevine hâlâ devam ediyor.
Ali Yerlikaya döneminde de benzeri tartışmalar ve dosyalar çokça gündeme gelmiştir. Rojin Kabaiş dosyası bunlardan biri. Bu tablo açıkça iktidarın içindeki aygıtların nasıl el ele kadın cinayetlerini kararttığını ve koruyucu mekanizmaların yokluğunda adım adım kadınları hayattan kopardığını apaçık gösteriyor.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et