Kuzey Ormanları Savunması: 'INRAIL projesi iptal edilmeli'
Kuzey Ormanları Savunması, INRAIL Kuzey Demiryolu Projesi’nin orman ekosistemlerini parçalayacağı, su havzalarını riske atacağı ve İstanbul’un kuzeyinde yeni bir yapılaşma dalgası yaratacağı uyarısıyla projenin iptal edilmesini istedi.
Fotoğraf: Evrensel
Eylem Nazlıer
[email protected]
Kuzey Ormanları Savunması (KOS), İstanbul’un ekolojik yaşam sigortası olan Kuzey Ormanları’nı boydan boya yaracak olan INRAIL Kuzey Demiryolu Projesi’ne yönelik itirazlarını kamuoyuyla paylaştı. Açıklamada projenin "iklim dostu ulaşım" maskesi altında sunulduğu ancak ÇED raporlarının devasa bir doğa katliamını ve susuzluk tehdidini itiraf ettiği vurgulandı.
İstanbul’da Kuzey Ormanları’nı tehdit eden INRAIL Kuzey Demiryolu Projesi’ne karşı tepkiler sürüyor. Kuzey Ormanları Savunması, kamuoyuna “ulaşım yatırımı” olarak sunulan projenin gerçekte İstanbul’un kuzeyindeki doğal alanları yapılaşmaya açacağını belirtti. Açıklamada, projenin orman ekosistemlerini parçalayacağı, su havzalarını risk altına sokacağı ve kentsel büyümeyi kuzeye taşıyacağı ifade edildi.
Beşinci yıkım dalgası
Kuzey Ormanları Savunması, INRAIL’i İstanbul’un kuzeyinde daha önce hayata geçirilen 3. Köprü, Kuzey Marmara Otoyolu, 3. Havalimanı ve Kanal İstanbul projelerinin ardından gelen “beşinci yıkım dalgası” olarak nitelendirdi. Yaklaşık 127 kilometre uzunluğundaki hattın, yalnızca bir ulaşım projesi olmadığı, aynı zamanda yeni bir yapılaşma ve lojistik koridoru yaratacağı savunuldu.
Projenin, Kocaeli Çayırova’dan başlayarak Kuzey Ormanları’ndan geçeceği, 3. Köprü üzerinden İstanbul Boğazı’nı aşacağı ve Çatalca’da son bulacağı belirtilirken; hattın hem yolcu hem yük taşımacılığına hizmet edeceği aktarıldı.
Su havzaları ve yaban hayatı risk altında
Açıklamada, proje güzergâhının İstanbul’un önemli su kaynaklarını doğrudan etkilediğine dikkat çekildi. Ömerli ve Büyükçekmece barajları başta olmak üzere birçok su havzasının proje kapsamında risk altına girdiği ifade edildi. Tünel kazıları ve inşaat faaliyetlerinin yeraltı su sistemlerini bozabileceği, su kalitesini olumsuz etkileyebileceği belirtildi.
Ayrıca Sarıyer-Feneryolu Yaban Hayatı Geliştirme Sahası gibi kritik habitatların da proje nedeniyle parçalanacağı, orman ekosisteminde geri dönüşü zor tahribatlar yaşanacağı kaydedildi.
ÇED raporlarına eleştiri
Kuzey Ormanları Savunması, projeye ilişkin hazırlanan ÇED ve Çevresel-Sosyal Etki Değerlendirme raporlarının bilimsel açıdan yetersiz olduğunu savundu. Raporlarda kümülatif etkilerin ele alınmadığı, habitat kaybının küçümsendiği ve projenin gerçek etkilerinin sınırlandırılarak gösterildiği ifade edildi.
Yaklaşık 30 milyon metreküplük hafriyatın nasıl yönetileceğinin belirsiz olduğuna dikkat çekilen açıklamada, şantiye ve lojistik alanların da net olarak belirlenmediği belirtildi.
"Yeşil Dönüşüm" maskesiyle gelen uluslararası finansman
Projenin Dünya Bankası ve EBRD gibi kuruluşlardan sağlanan 8,3 milyar dolarlık krediyle finanse edildiğini belirten KOS, "yeşil yatırım" söylemine sert tepki gösterdi: "Su havzalarımızı kurutacak, yüz binlerce ağacı kesecek bir projeyi 'yeşil' diye pazarlamak bir aldatmacadır. Bu krediler yaşamı savunmaya değil, yok etmeye akıtılmaktadır." Dünya Bankası başta olmak üzere çeşitli kuruluşların projeye milyarlarca dolarlık kaynak sağlamaya hazırlandığı ifade edildi.
“İstanbul’un su hakkı tehlikede”
Şehir Plancıları Odası’ndan Prof. Dr. Pelin Pınar Giritlioğlu da projeye ilişkin değerlendirmesinde, İstanbul’un kuzeyindeki su havzaları ve doğal alanların büyük risk altında olduğunu belirtti. Giritlioğlu, “İstanbul’un bütün kuzey ormanları, su havzaları, yani içeceğimiz suyu temin ettiğimiz alanlar; yaban hayatı, tarım alanları ve mera alanları. Yani İstanbul’un bütün doğal yaşam alanlarının bulunduğu bir güzergâhtan bahsediyoruz. Dört mega proje bu güzergâh üzerinden büyük hasarlar bırakarak, ciddi bir ekolojik yıkım yaratarak geçti. Şimdi ise beşinci proje olan demiryolu projesi, yine aynı güzergâhtan; orman alanlarını, yaban hayatını, doğal sit alanlarını ve tarım ile mera alanlarını yok ederek geçiyor” ifadelerini kullandı.
Giritlioğlu, projenin kentin su kaynaklarını devre dışı bırakabileceğini ve İstanbul’un su krizini derinleştirebileceğini ifade etti. Giritlioğlu, “Projenin önemli bir kısmını oluşturan tüneller, viyadükler ve köprüler de ayrı bir risk alanıdır. Hattın yaklaşık 60 kilometresi tünellerden, 22 kilometresi ise viyadük ve köprülerden oluşmaktadır. Bu durum hem yeraltı su sistemlerinin zarar görmesine hem de büyük miktarda hafriyat ortaya çıkmasına neden olacaktır. Yaklaşık 30 milyon metreküplük hafriyatın nasıl değerlendirileceğine dair net bir plan bulunmamaktadır.Geçmiş projelerde olduğu gibi, bu hafriyatın Karadeniz ve Marmara kıyılarını doldurmak için kullanılması ihtimali oldukça yüksektir. Tüm bunlar kabul edilemez. Bu kadar büyük krizler ve riskler altındaki, nüfus ve yapı eşiklerini aşmış bir İstanbul’da artık kentin bilim, hukuk ve planlama ilkeleri doğrultusunda gelişmesini savunmak zorundayız" dedi.
Talepler sıralandı
Kuzey Ormanları Savunması, INRAIL projesine ilişkin taleplerini ise şöyle sıraladı:
- INRAIL projesi derhal iptal edilmelidir.
- Tüm finansman anlaşmaları askıya alınmalıdır.
- Bağımsız bilim insanlarının yer aldığı yeni bir değerlendirme süreci başlatılmalıdır.
- İstanbul’un kuzeyi yeni mega projelerden arındırılmalıdır.
- Su havzaları ve orman alanları mutlak korunmalıdır.
Savunma, kamuoyunu ve ilgili tüm kesimleri Kuzey Ormanları’nı korumak için birlikte hareket etmeye çağırdı.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et