22.04.2026 13:57

Cezaevlerinde 335'i ağır, bin 412 hasta mahpus var: Hasta mahpusların yaşam hakkı ciddi risk altında

İHD verilerine göre Türkiye’de en az bin 412 hasta mahpus var. 335’i ağır hasta olan mahpuslar için “yaşam hakkı riski” uyarısı yapılırken, ağır hasta mahpus Hüseyin Bilecan’ın durumu tabloyu çarpıcı biçimde ortaya koydu.

Cezaevlerinde 335'i ağır, bin 412 hasta mahpus var: Hasta mahpusların yaşam hakkı ciddi risk altında

Fotoğraf: İHD İzmir Şubesi

Kübra Kırımlı
[email protected]


Ankara – Cezaevlerinde hasta mahpuslara ilişkin tablo giderek ağırlaşıyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) verilerine göre cezaevlerinde en az bin 412 hasta mahpus bulunuyor. Bunların 335’i ağır hasta, 230’u tek başına yaşamını sürdüremeyecek durumda, 105’i ise sürekli tıbbi desteğe ihtiyaç duyuyor. Ayrıca 188 mahpusun düzenli tıbbi gözetim altında tutulması gerekiyor

Hapishane koşullarında tedaviye erişimin sınırlı olduğu, sevk ve kontrol süreçlerinin geciktiği belirtilirken, hasta mahpusların yaşam hakkının ciddi risk altında olduğu vurgulanıyor.

Cezaevlerindeki hasta mahpusları, somut örnekler üzerinden Evrensel Gazetesi’ne anlatan Avukat Nazlı Turan ve İHD Ankara Şube Eş Başkanı Sevil Turgut, yetkilileri mahpusların yaşam haklarına sahip çıkmaya çağırdı.

Nazlı Turan: “Yaşam hakları ciddi biçimde tehlikede”

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

İHD Merkezi Hapishane Komisyonu Eş Sözcüsü Avukat Nazlı Turan, hasta mahpuslara ilişkin mevcut tablonun yapısal bir soruna işaret ettiğini belirterek, “Türkiye hapishanelerinde birçok hasta mahpus, kritik sağlık durumlarına ve hapishane koşullarının ağırlaştırıcı etkisine rağmen tahliye edilmemektedir” dedi.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 16. Maddesinin mahpusun ağır hastalığı bulunması hâlinde infazın ertelenmesine imkân tanıdığını, ancak uygulamada bu hükmün yeterince etkin bir şekilde işletilmediğini ifade eden Avukat Turan, “Bunun temel nedenleri arasında; ilgili kamu makamlarının gerekli önleyici tedbirleri almaması, mevzuatın dar ve katı yorumlanması, Adli Tıp Kurumu’nun tek ve belirleyici merci haline gelmesi, üniversite ve tam teşekküllü hastanelerin raporlarının yeterince dikkate alınmaması ve ‘toplum güvenliği’ kriterinin geniş yorumlanması sayılabilir. Bu sebeplerle birçok hasta mahpus tahliye edilmemekte ve yaşam hakları ciddi biçimde tehlikeye girmektedir” diye konuştu.

“Cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen tahliye edilmedi, cezaevinde öldü!

Bu durumun somut sonuçlarına örnek veren Turan, “Bu ihmallerin sonuçları, yakın zamanda hayatını kaybeden hasta mahpus Mehmet Edip Taşar örneğinde açıkça görülmüştür. Mehmet Edip Taşar, ilerleyen yaşına ve çoklu ağır kronik rahatsızlıklarına rağmen, defalarca yapılan başvurulara ve Adli Tıp Kurumu’nun ‘hapishanede kalamaz’ raporuna rağmen tahliye edilmemiş ve yaşamını yitirmiştir. Bu durum, mevzuatta açıkça öngörülmüş hakların uygulanmasında ciddi yapısal sorunlar olduğunu göstermektedir” dedi.

Mehmet Emin Çam tahliye oldu ama…

Fotoğraf: MA

Fotoğraf: MA

Bu kapsamda en son, 74 yaşındaki, çoklu kronik hastalıklarla mücadele eden, beyninde tümör, damarlarında tıkanıklık, böbrek hastalığı ve ileri düzey kalp rahatsızlığı bulunan hasta mahpus Mehmet Emin Çam için çalışma yürüttüklerini hatırlatan Nazlı Turan, “Geçen hafta Mehmet Emin Çam hakkında infazın ertelenmesine ve tahliyeye karar verildi. Bu tahliye kararı her ne kadar olumlu bir adım olsa da infazın sadece altı ay süreyle ertelenmiş olması, ağır hastalık yükü altındaki bir mahpus için kalıcı bir çözüm sunmaktan uzaktır” değerlendirmesini yaptı.

“Enver Yanık günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılayamıyor”

Nazlı Turan, durumu kritik olan hasta mahpuslardan Enver Yanık’a da dikkat çekerek şunları söyledi: “Wernicke-Korsakoff sendromu, hidrosefali, kafa travmasına bağlı omurilikte sıvı birikimleri ve vücudunda kalan mermiler gibi ciddi sağlık sorunları yaşayan Enver Yanık artık tek başına yürüyememekte, tekerlekli sandalye kullanmakta, hızla kilo kaybetmekte ve en temel günlük ihtiyaçlarını dahi tek başına karşılayamamaktadır. Bellek kaybı ileri düzeydedir. Buna rağmen kendisine ait havalandırması olmayan bir hücrede tek başına tutulmaktadır.”

Turan, Anayasa ve AİHS’ni hatırlattı

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir” hükmünü içeren 17 maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin, “Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur” hükmünü içeren 2. maddesi ve “Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz” hükmünün yer aldığı 3. maddesine atıfta bulunan Nazlı Turan, “Bu durum açık bir hak ihlalidir. Bu koşullarda hapishanede tutulmaya devam edilmesi, Anayasa’nın 17. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. ve 3. maddeleri uyarınca yaşam hakkı, insan onuruna uygun muamele ve işkence yasağının ağır ihlalini teşkil etmektedir” ifadelerini kullandı.

“Yaşam hakkı tehdit altında”

Somut örneklerin çoğaltılabileceğini de ifade eden ve cezaevi koşullarına da dikkat çeken Turan, “Hasta mahpusların çoğu hayatlarını tek başına sürdürememekte; sevk süreçleri aylarca sürebilmekte, mahpuslar hijyenik olmayan ring araçlarında taşınmakta, yazın klimasız, kışın ısıtmasız araçlarda saatlerce bekletilmektedir. Birçok hapishanede koğuşlar yeterince havalandırılmamakta, ısınma yetersiz, temiz suya erişim sınırlı ve kronik hastalığı olan mahpuslar için gerekli diyet yemekleri sağlanmamaktadır. Bu durum yaşam hakkını doğrudan tehdit etmektedir” diye konuştu.

İHD olarak 2026 yılında, “Barış için Hasta Mahpuslara Özgürlük” çalışmaları yürüttüklerine de yer veren Nazlı Turan yetkililere de çağrıda bulunarak, “Adalet Bakanlığı ve tüm yetkilileri, hasta mahpusların sağlık ve yaşam haklarını derhal güvence altına almaya, infaz erteleme ve tahliye uygulamalarını etkin biçimde işletmeye çağırıyoruz” dedi.

Hüseyin Bilecan’ın durumu: Çoklu hastalık, ertelenen tahliye

İHD Ankara Şube Başkanı Sevil Turgut da şube bünyesinde Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi oluşturulduğunu ve her Cumartesi günü basın açıklaması ile ağır hasta olan mahpusların durumlarına dikkat çektiklerini söyledi. Ankara, İstanbul, Diyarbakır, Mersin, İzmir’in de aralarında bulunduğu İHD şubelerinde her hafta hasta mahpuslara dikkat çekmek için açıklamalar yaptıklarını ifade eden Turgut, cezaevlerinde tek başına yaşamını sürdüremeyecek durumda çok sayıda mahpus olduğunu hatırlattı. Turgut, her hafta bir mahpusun durumuna dikkat çektiklerini söyledi.

605’inci hafta eyleminde Sincan 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi’nde tutulan ağır hasta mahpus Hüseyin Bilecan’ın giderek kritikleşen sağlık durumuna dikkat çekildi. 1974 doğumlu olan ve 1994’ten bu yana cezaevinde bulunan Bilecan’ın koşullu salıverilme tarihinin 10 Ocak 2024 olmasına rağmen tahliyesinin üç kez 6 ay, ardından bir yıl daha ertelenerek 26 Haziran 2026’ya uzatıldığı bilgisi verilen eylemde Bilecan’ın yaşadığı rahatsızlıklar ayrıntılı biçimde şöyle sıralandı:

“Her bir hastalık tek başına dahi acil müdahale gerektirebilir”

Fotoğraf: MA

Fotoğraf: MA

“Şiddetli baş dönmesi, başta yoğun baskı hissi ve ciddi denge kaybı, yalnızca tek tarafına yatabilme, sırtüstü yatamama, bu nedenle tanı, görüntüleme ve ameliyat süreçlerinin sağlıklı yürütülememesi…”

Bunun yanında, her iki gözde gözyaşı kanallarının tıkalı olması (ameliyat gerektiriyor), safra kesesi iltihabı ve taş, buna bağlı dayanılmaz ağrı krizleri ve ameliyat ihtiyacı, dizlerde yırtık, yürümeyi zorlaştıran ve cerrahi müdahale gerektiren durum ve bel fıtığı, ciddi tedavi ihtiyacı…

Etlik Şehir Hastanesi’nde yapılan değerlendirmelerde ise, ‘Kalp ritim bozukluğu, yüksek tansiyon, akciğere pıhtı atması (emboli riski) tespit edildi ve acil tedavi gerektiği’ bildirildi.

İnisiyatif, bu tabloya dikkat çekerek, “Bu durum ‘takip gerektirir’ denilerek ertelenebilecek bir tablo değildir. Her bir hastalık tek başına dahi acil müdahale gerektirebilir” açıklamasında bulundu.

Ağır hasta mahpusa 5 gün kelepçe!

Bilecan’ın tedavi sürecinde yaşanan uygulamalar da tepki çekti. Hastaneye sevk edilen Bilecan’ın, “beş gün boyunca kelepçeli tutulduğu” da belirtilerek, “Ağır hasta bir mahpusun hastane yatağında dahi kelepçeli tutulması, insan onurunu zedeleyen ve tedavi sürecini olumsuz etkileyen bir uygulamadır” ifadeleri kullanıldı.

“Gecikilen her gün risk büyütüyor”

İnisiyatif, Bilecan’ın durumunun “idari gecikme” olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Ağır hasta bir mahpusun tahliyesini sürekli ertelemek, tedavi sürecini sürüncemede bırakmak ve sağlık hizmetine erişimi kısıtlamak; sonuçları öngörülebilir bir ihmaldir” değerlendirmesi yaptı. İnisiyatif yetkililer de “Geciken her gün, geri dönüşü olmayan sağlık kayıpları ve yaşamı tehdit eden sonuçlar riskini büyütmektedir” uyarısı yaptı.

22.04.2026 13:08

Buca Belediyesinde kamu emekçileri iş bıraktı: 'İmzalanan sözleşme geri çekilemez'

Buca Belediyesinde çalışan kamu emekçileri, ödenmeyen alacaklar ve toplu iş sözleşmesinin geriye götürülmek istenmesine karşı iş bıraktı. Emekçiler, imzalanan sözleşmenin uygulanmasını ve haklarının ödenmesini istedi.

Buca Belediyesinde kamu emekçileri iş bıraktı: “İmzalanan sözleşme geri çekilemez”

Fotoğraf: Evrensel

22.04.2026 12:07

Kule vinç operatörlerinin çalışma koşulları Meclis gündeminde

Kule vinç operatörlerinin belgelendirme, çalışma süreleri, ücret güvencesi ve iş güvenliği başta olmak üzere yaşadığı sorunları Meclis gündemine taşıyan DEM Parti'li Çiçek, yasal düzenlemenin olup olmadığını sordu.

Kule vinç operatörlerinin çalışma koşulları Meclis gündeminde

Fotoğraf: shraga kopstein/Unsplash

22.04.2026 08:41 / Güncelleme: 09:24

Ateşkese rağmen saldırılar sürüyor: İsrail'in Lübnan'a düzenlediği saldırıda 1 kişi hayatını kaybetti

İsrail’in Lübnan’ın Batı Bekaa bölgesine ateşkese rağmen düzenlediği İHA saldırısında 1 kişi yaşamını yitirdi, 2 kişi yaralandı. Güneyde ise yıkım ve topçu atışları devam ediyor.

Ateşkese rağmen saldırılar sürüyor: İsrail'in Lübnan'a düzenlediği saldırıda 1 kişi hayatını kaybetti

Fotoğraf: AA

22.04.2026 09:41

Yeni Şafak'tan tanıdık manşet: Hedefte yine faiz kararı öncesi Merkez Bankası Başkanı Karahan var

Daha önce de yüksek enflasyon ve faiz artırımı nedeniyle Bakan Şimşek'i ve Merkez Bankası Başkanı Karahan'ı hedef alan haberler yapan Yeni Şafak, bugün açıklanacak faiz kararı öncesi "Faiz, Karahan'ın keyfi kararını bekliyor" başlığıyla çıktı.

Yeni Şafak'tan tanıdık manşet: Hedefte yine faiz kararı öncesi Merkez Bankası Başkanı Karahan var

Fatih Karahan'ın fotoğrafı: ANKA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!