Varto'da jeotermal projesine Çiğli'den tepki: Halkın iradesi talan projelerinden üstündür
Varto ve Karlıova'da planlanan jeotermal enerji projelerine karşı bir araya gelen çevre platformları, projelerin ekosistem, tarım ve halk sağlığı için ciddi riskler taşıdığını belirterek iptal çağrısı yaptı.
Fotoğraf: Evrensel
İzmir - Varto Ekoloji Platformu ve Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu; Karlıova, Varto, Yedisu, Çat, Tekman ve Hınıs ilçelerinde yapılması planlanan JES projelerini protesto etmek için Çiğli Kasaplar Meydanında bir araya geldi. Eylemde “Her yer Varto her yer direniş”, “ÇED raporu değil halkın kararı” sloganları atıldı.
"Binlerce yıllık kültür"
Platformlar adına açıklamayı okuyan Eylem Bağiç, yaklaşık 600 bin hektarlık devasa bir talan projesine dur demek için yola çıktıklarını belirterek, “Karşı karşıya olduğumuz bu girişim; sadece teknik bir enerji yatırımı değil, bölgenin sosyo-ekonomik dokusunu, ekolojik bütünlüğünü ve binlerce yıllık kültürel yaşamını hedef alan doğrudan bir mekânsal müdahaledir” dedi. Mevcut durumda Karlıova’ya bağlı Kaynarpınar, Ilıpınar, Kantarkaya, Kargapazarı, Aynik ve Varto’ya bağlı Güzelkent, Teknedüzü, Köprücük, Çallıdere ve Küçüktepe köylerinde meralarının, arazilerinin “Jeotermal Maden Arama” adı altında tehdit edildiğini belirten Bağiç, “Oysa 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 14. Maddesi açıktır: Bu alanlar halkın rızası dışında tahsis amacı değiştirilerek talan edilemez” dedi.
“Bilimin ve doğanın sesine kulak verilmelidir”
Söz konusu bölgenin deprem bölgesi olduğuna dikkat çeken Bağiç, “Bölgemiz Kuzey Anadolu Fay Hattı ile Doğu Anadolu Fay Hattı’nın kesişim noktası olan Karlıova–Yedisu–Varto üçgeninde, I. Derece Deprem Bölgesi’nde yer almaktadır. Jeotermal sondajlar için ruhsat verilen bu saha, diri fay yoğunluğunun en yüksek olduğu, yer kabuğunun en hassas olduğu noktalardan biridir. Jeolojik yapıyı ve yeraltı su dengesini doğrudan etkileyen JES projelerinin, bu denli riskli bir bölgede hayata geçirilmek istenmesi bilimsel bir körlüktür. Geçmiş örnekler açıkça göstermektedir ki; yeraltı sularına karışan ağır metaller ve zehirli gazlar halk sağlığını, tarımsal üretimi ve hayvancılığı bitme noktasına getirmektedir. Sondajlar sırasında açığa çıkacak binlerce tonluk kimyasal çamur ve akışkanlar, bölgenin tek yaşam kaynağı olan su rezervleri için geri dönüşü olmayan bir kirlilik riskidir” dedi.
“Doğayı savunmak, hakikate ve inanca sahip çıkmaktır”
Bugün bu talana sessiz kalırlarsa yarın çocuklarına bırakacak temiz bir hava, bahçede toplayacak sebze, bal yapacak bir arı bile bulamayacaklarına dikat çeken Bağiç, “Akarsularımız kuruyacak, meralarımız yok olacak ve nihayetinde insansızlaştırılmış köyler, göçe mecbur bırakılmış bir halk ile baş başa kalacağız. Biz her evde kanserli hastaların olduğu, sismik tetiklemelerle deprem korkusunun büyüdüğü, acele kamulaştırmalarla halkın mülksüzleştirildiği bir gelecek istemiyoruz” diye belirtti.
Varto'da jeotermal projesine Çiğli'den tepki:
— Evrensel Gazetesi (@evrenselgzt) April 21, 2026
Halkın iradesi talan projelerinden üstündürhttps://t.co/fkJtCJZSJr pic.twitter.com/4dNo0CE179
“Tüm halkı ekoloji mitinglerine davet ediyoruz”
“Halkın iradesi talan projelerinden üstündür” diyen Bağiç, taleplerini sıraladı:
- Bölgemizin ekosistemini ve güvenliğini tehdit eden tüm jeotermal projeler derhal iptal edilsin.
- Mera alanlarımız asıl sahibi olan köylüye bırakılsın ve anayasal güvence altına alınsın.
- Yerel halkın, muhtarların ve sivil toplumun görüşü alınmadan tek bir çivi dahi çakılmasın.
Bağiç, 23 Nisan’da İzmir’den yola çıkacaklarını dile getirerek, “Tüm duyarlı kamuoyunu, 24 Nisan’da Varto’da, 25 Nisan’da Karlıova’da gerçekleştireceğimiz ekoloji mitinglerine, sesimize ses katmaya davet ediyoruz” dedi.
(Haber Merkezi)
Evrensel'i Takip Et