Sendikacılar 1 Mayıs’ı örgütlüyor mu?
Bizim fabrikadan 1 Mayıs’a yaygın bir katılım olacak gibi görünmüyor. Bunun en önemli sebeplerinden biri 1 Mayıs’a katılımın sendika tarafından işçinin inisiyatifine bırakılmış olması.
Fotoğraf: Michael Pointner/Pexels
Petrokimya işçisi
Merhaba Evrensel okurları.
Petrokimya sektöründe sendikalı bir fabrikada çalışıyorum. Fabrikada ücretler ortalama ücretlerin üzerinde olmasına rağmen işçiler yine de geçimde zorlanıyor. Son sözleşme sürecinde zam oranı işçilerin istediğinin çok altında imzalandı. Ancak alım gücünün doğrudan etkilediği perakende sektörüne ürün sağlayan bir işletme olduğumuz için, artan enflasyonla birlikte işler bir süredir durgun. Çalışan makine sayısının neredeyse 3’te 1’e kadar düşmesiyle birlikte “dışarısı çok kötü” diyerek sözleşmenin bu haline razı edildi. Kimin çıkarılacağı belli olmadığından işten atılma korkusu yaşamayan işçi yok. Fabrikada çalışma koşullarından ve şartlarından memnun olan işçi olduğunu söylemek zor.
Okurlar hatırlayacaktır. 2024 1 Mayıs’ında DİSK ve CHP Taksim’e çağrı yapmıştı. O 1 Mayıs’ta bizim fabrikamızdan temsilci dahil kimse 1 Mayıs’a gelmemişti. Geçtiğimiz sene Kadıköy 1 Mayıs’ına fabrikadan az da olsa bir katılım olmuştu. Bu sene 1 Mayıs işçiler arasından pek gündem olmamakla birlikte sohbet arasında zaman zaman konuşuluyor. Taksim’e gidilmesi gerektiğini düşünenler olduğu gibi, “Ne işim var 1 Mayıs’ta?” diyen de var. 1 Mayıs’a katılmak isteyenler ise bugünü hem ekonomik hem de çalışma koşullarının zorluğuna ve iktidara karşı bir ses çıkarma alanı olarak görüyor.
Bizim fabrikadan 1 Mayıs’a yaygın bir katılım olacak gibi görünmüyor. Bunun en önemli sebeplerinden biri 1 Mayıs’a katılımın sendika tarafından işçinin inisiyatifine bırakılmış olması. Sendika temsilcisi katılmak isteyen işçi olursa, duruma göre servis ayarlayabileceğini söylüyor. Kimi zaman ise işçilerin 1 Mayıs’a gelmek istemediğinden yakınıyor. Bu koşullarda işçinin 1 Mayıs’a katılımını örgütlemeyen, 1 Mayıs tarihi ile ilgili eğitimler, toplantılar düzenlemeyen hem fabrikada hem de ülkede işçilerin yaşadığı sorunları 1 Mayıs’ın anlam ve önemiyle bağdaştırmayan sendikanın tutumunu konuşmamız gerekiyor. İşçilerin en güncel sorunu yarın bir işinin olacağına dair bir güvencesinin olmaması. 1 Mayıs da zaten, sadece 8 saatlik iş gününün değil, aynı zamanda iş güvencesi ve sendikalı çalışma hakkının da kazanıldığı uzun soluklu mücadelelerin günü.
Bu yüzden aynı zamanda sendikal bürokrasinin işçileri kendi talepleri etrafında örgütlemeyen, sözleşme döneminden sözleşme dönemine işçiye sadece işveren ile masada ne konuşulduğunu tebliğ eden bir sendikal anlayışa karşı da mücadelenin günü olmalı 1 Mayıs. İşçilerin kendi tarihlerini ve kazanımları onlara anlatmaktan geri duran, bugünkü sorunlarını ise bu tarih ile birbirine bağlayıp bir mücadele hattını örgütlemeyen sendikal anlayışı değiştirmeye ihtiyacımız var. Bu sene 1 Mayıs’ta gerçek sınıf sendikaları için de alanlarda olalım.
Evrensel'i Takip Et