20.04.2026 14:59 / Güncelleme: 16:53

BEGOS’ta genç işçilerin 1 Mayıs tablosu: Artan borçlar, güvensizlik ve örgütlenme arayışı

BEGOS’ta genç işçilerle yapılan buluşmada, son bir yılda derinleşen yoksulluk, artan borçlar ve işten atılma korkusu öne çıktı. 1 Mayıs tartışmalarında ise örgütlenme, güvensizlik ve alanların anlamı öne çıkan başlıklar oldu.

BEGOS’ta genç işçilerin 1 Mayıs tablosu: Artan borçlar, güvensizlik ve örgütlenme arayışı

Fotoğraf: Evrensel

Berkay Sert
Emirhan Durmaz


İzmir — Buca’da bulunan BEGOS Sanayi Bölgesi’nde bir tekstil firmasının deposunda çalışan genç işçilerle 1 Mayıs’a giderken bir araya geldik. Küçük ve orta ölçekli iş yerlerinin yoğunlukta olduğu sanayi havzasının hemen yanı başında üniversite gençliğinin bulunduğu bir ilçe olması, buluşmaya katılan işçilerin bileşimine de yansıyordu. Aralarında atanamamış öğretmenlerin de olduğu, üniversite eğitimini yarıda bırakmış gençlerin de bulunduğu işçilerin yaşları 21 ile 27 arasında değişiyor. Farklı illerden ve milliyetlerden gelen genç işçilerin çoğu ise hayatında hiç 1 Mayıs’a katılmamış.

“Geçtiğimiz bir yılda hiçbir şey iyiye gitmedi”

Sohbete “Geçen 1 Mayıs’tan bu yana hayatınızda ne değişti?” sorusuyla başlandı. Bu soruya en kısa ama en çarpıcı yanıt, diğerlerine göre daha deneyimli bir işçiden geldi. “Hiçbir şey değişmedi” diyen işçi, “Bunu söylerken hiçbir şey iyiye gitmedi demek istiyorum. Geçim sıkıntısı daha da arttı” ifadelerini kullandı.

Bu sözlerin ardından diğer işçiler de art arda konuştu. Bir işçi “Borcumuz arttı” derken, bir başkası “Daha çok kredi kartına yükleniyoruz” dedi. Bir diğer askerden döndükten sonra işe geri alınmadığını, bu nedenle artık işsiz olduğunu ve sorunlarının büyüdüğünü ifade ederken, başka bir işçi ise “Kiraya, her şeye zam geldi” sözleriyle yaşadığı tabloyu özetledi.

“1 Mayıs gürültü patırtı günü gibi görülüyor”

İşçilere 1 Mayıs’ın onlar için ne ifade ettiği sorulduğunda ise ortaya daha mesafeli ve eleştirel bir tablo çıktı. İşçilerin önemli bir bölümü 1 Mayıs’ı “televizyondaki ve sosyal medyadaki haberlerden gördükleri kadarıyla”, “sol grupların gürültü patırtı çıkardığı”, “Taksim verildi-verilmedi tartışmalarının yaşandığı” bir gün olarak gördüklerini ifade etti.

İş yerlerinde de benzer bir algının hakim olduğunu belirten işçiler, “Bir arkadaşımızı getirmek istesek, orada atılan sloganlardan rahatsız olur diye düşünüyoruz” dedi.

Atanamamış öğretmen olan ve depo işçisi olarak çalışan bir işçi ise sendikalara dönük eleştirisini şu sözlerle dile getirdi: “Sendikalar böyle yapmak yerine fabrika önlerinde, işçi mahallelerinde devasa stantlar açsa, işçileri sendikalara üye yapsa… Bugün ‘şu kadar kişi sokağa çıktı’ demek yerine ‘yüz bin işçi sendikalı oldu’ denmesi daha somut olmaz mı?”

“1 milyon kişinin yürümesi mi, 10 bin yeni sendikalı mı?”

Toplantıda 1 Mayıs’ın nasıl kutlanması gerektiğine dair tartışma da açıldı. Bir işçi, kutlamaların sanayi bölgelerine taşınması gerektiğini savunarak şu soruyu sordu: “Siyaset çok, işçinin talebi az. 1 Mayıs sanayi önlerinde olmalı. Şehir merkezlerinde toplanmak bugüne kadar bize ne kazandırdı? Diyelim ki 1 milyon kişi sokağa çıktı. Diğer 1 Mayıs’ta 10 bin işçi sendikalaştı. Hangi gün daha etkili olur?”

Bu görüşe bir başka işçi ise şöyle yanıt verdi: “Meydanlarda olmanın kazanımı her zaman doğrudan ve o an görünmez. Bu kitlesellik başlı başına moral-motivasyon kaynağı ve siyasi bir güçtür, gövde gösterisidir. Örgütlenme ise önemli ancak sadece bugünün değil, yılın geri kalan günlerinin de işi.”

“İlk düşündüğümüz şey: Kim ispiyonlar?”

Tartışma ilerledikçe iş yerlerindeki baskı ve güvensizlik daha açık dile getirildi. Bir işçi, en temel sorunlardan birinin işçilerin birbirine duyduğu güvensizlik olduğunu belirterek, “Biz bir toplantı organize ettiğimizde ilk düşündüğümüz şey ‘kim bizi ispiyonlar?’ oluyor” dedi.

Bir başka işçi ise bu güvensizliğin arkasındaki korku iklimini şu sözlerle anlattı: “İnsanların çoluğu çocuğu var. Yasalar tamamen patrondan yana. Askere gidip gelen arkadaşımız işe geri alınmadı. Davanın ne kadar süreceği belli değil. Bu yüzden patron tarafını tutan insana dahak vermesek de kötü bir şey diyemiyoruz”.

“İşten atılma korkusu en büyük engel”

Bir diğer işçi ise örgütlenmenin önündeki en büyük engelin işsizlik ve işten atılma korkusu olduğunu vurguladı: “Patronların eli güçlü. Beni işten atsa, kapıda aynı işi aynı ücrete yapacak bir sürü insan var.”

Son olarak 1 Mayıs’ın tarihi ve bu yılın öne çıkan talepleri konuşuldu

Toplantının son bölümünde ise 1 Mayıs’ın tarihsel anlamı ve bu yılki talepler üzerine değerlendirme yapıldı. 1 Mayıs’ın, işçilerin 8 saatlik işgünü, insanca yaşam ve çalışma koşulları için verdikleri mücadelenin sembolü olduğu hatırlatıldı. Farklı milliyetlerden, dinlerden, dillerden işçilerin 139 yıldır uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak 1 Mayıs’ı ortak bir gün haline getirdiği ifade edildi.

Bugünün aynı zamanda işçi sınıfının dünyanın dört bir yanında taleplerini hep bir ağızdan dile getirdiği bir gün olduğuna dikkat çekilerek, bundan rahatsız olan sermaye sınıfının ve onun hizmetindeki devlet aygıtının 1 Mayıs’ı yasaklama, engelleme, sokağa çıkanlara saldırma ve karalama propagandasına başvurduğu örneklerle anlatıldı.

Bu yıl işçilerin; düşük ücret dayatmasına karşı temmuz ayında asgari ücret ve tüm ücretlere zam talebini yükseltmek, işten atmaların yasaklanmasını istemek, işsizlik fonunun işsizler için kullanılması ve işsizlik ödeneğinin koşulsuz tüm işçilere verilmesini talep etmek için 1 Mayıs’ta alanlarda olacağı vurgulandı.

Ayrıca yoksulluğun derinleşmesine karşı kira, ulaşım ve gıda zamlarının durdurulması, savaşların son bulması ve savaşın faturasının işçilere ödetilmemesi ile parasız eğitim ve sağlık taleplerinin de dile getirileceği ifade edildi. İşçilerin bu taleplerle bir hafta boyunca iş yerlerinde ve mahallelerde toplantılar, etkinlikler ve açıklamalarla hazırlanarak 1 Mayıs günü Gündoğdu Meydanı’nda olacağı belirtildi.

Toplantı, BEGOS Sanayi işçileri arasında 1 Mayıs’ı daha güçlü bir gündem haline getirmek için yapılacak bildiri dağıtımlarının nasıl örgütleneceğinin tartışılmasıyla sona erdi.

20.04.2026 11:55

Türkiye Kupası’nda çeyrek final heyecanı: Konyaspor–Fenerbahçe maçı ne zaman, saat kaçta?

Türkiye Kupası çeyrek finalinde Konyaspor ile Fenerbahçe karşı karşıya geliyor. Tek maç eleme usulüne göre oynanacak kritik mücadelede kazanan ekip yarı finale yükselecek.

Türkiye Kupası’nda çeyrek final heyecanı: Konyaspor–Fenerbahçe maçı ne zaman, saat kaçta?
20.04.2026 12:53

TBB Başkanı Sağkan, Esra Işık'ı cezaevinde ziyaret etti: SEGBİS ile yapılacak yargılama, adil yargılanma hakkını ihlal eder

TBB Başkanı Sağkan, Esra Işık’ı cezaevinde ziyaret etti. Sağkan, Işık’ın SEGBİS yoluyla dinlenmesi kararına tepki göstererek, “Işık orada hazır edilmeksizin yapılacak işlem peşinen adil yargılanma hakkının ihlali olacaktır” dedi.

TBB Başkanı Sağkan, Esra Işık'ı cezaevinde ziyaret etti: SEGBİS ile yapılacak yargılama, adil yargılanma hakkını ihlal eder

Fotoğraf: ANKA

20.04.2026 15:42

SES'ten 'Sosyal risk haritası' kapsamında görevlendirmelere tepki: Antidemokratik görevlendirmeler sorunları beraberinde getirecektir

SES, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın “sosyal risk haritalarının oluşturulması” çalışmalarıyla ilgili görevlendirmelere tepki göstererek “Antidemokratik görevlendirmeler sorunları beraberinde getirecektir” dedi.

SES'ten "Sosyal risk haritası" kapsamında görevlendirmelere tepki: Antidemokratik görevlendirmeler sorunları beraberinde getirecektir

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri (SES) logosu

20.04.2026 13:25

Buca Belediyesi emekçileri: 'Kazanılmış haklar geri alınamaz'

Buca Belediyesinde çalışan kamu emekçileri, ödenmeyen alacaklar ve toplu iş sözleşmesinin geri çekilmek istenmesine karşı belediye binası önünde eylem yaptı: “Bir an önce verilen sözlerin tutulmasını ve ödeme planının çıkarılmasını istiyoruz."

Buca Belediyesi emekçileri: “Kazanılmış haklar geri alınamaz”

Fotoğraf: Evrensel

20.04.2026 09:49

Bulgaristan'da eski Cumhurbaşkanı Radev, seçimi farkla kazandı

Bulgaristan Devlet Televizyonunun paylaştığı resmi olmayan sonuçlara göre, oyların yüzde 90'dan fazlası sayılırken; Radev'in İlerici Bulgaristan Koalisyonu oyların yüzde 45'ini alarak 240 sandalyeli mecliste 135 sandalye kazandı.

Bulgaristan'da eski Cumhurbaşkanı Radev, seçimi farkla kazandı

Fotoğraf: AA

20.04.2026 11:31

Mersin'de kadına yönelik şiddet: Hava Ç, failin en ağır cezayı almasını istedi

Mersin’in Tarsus ilçesinde evli olduğu erkek tarafından bıçaklanarak ağır yaralanan Havva Ç, failin en ağır cezayı almasını istedi.

Mersin'de kadına yönelik şiddet: Hava Ç, failin en ağır cezayı almasını istedi

Fotoğraf: DHA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!