Tuzla’dan MESEM öğrencisi: Yönetenler suçu atacak birilerini arıyor ama asıl suçlu onlar
Tuzla'da MESEM öğrencisi okul saldırılarının ardından yazdığı mektupta, "Siz bu ülkenin gençlerine, böyle işler yapabilecekleri bir eğitim vermiyorsunuz. Sorun, sizin bize verdiğiniz eğitimde" dedi.
MESEM öğrencileri
Tuzla’dan MESEM öğrencisi
Tuzla Gemi Sanayi Sitesi’nde bulunan ve gemi pompası üretimi yapan bir atölyede çalışmaktayım. Son günlerde herkes Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan olayları konuşuyor. Ben de kendimce bu yaşananlara dair fikrimi paylaşmak istiyorum.
Yaşanan şey elbette acı verici, üzüldüğüm bir olay. Tabi ki isterdim ki böyle şeyler hiç yaşanmasaydı, kimse hayatını kaybetmeseydi… Ama yaşananlar beni sadece üzmüyor, sinirlendiriyor da.
Kime sinirliyim diye soracak olursanız, bu ülkeyi yönetenlere sinirliyim. Çünkü, kendi suçlarını örtbas etmek için başka suçlu arıyorlar. Örneğin, diyorlar ki, böyle suçlara bulaşan çocuklar çeşitli oyunlar oynuyorlarmış da bu oyunların oynanma oranı artmış diye böyle suçlar daha sık yaşanır olmuş… Geçsinler bu işleri… Neden dedikleri gibi olmadığını, suçlunun oyunlar olmadığını anlatacağım.
Öncelikle, bu oyunlar sadece bizim ülkemizde oynanmıyor. Dünyanın dört bir yanında oynanıyor bu oyunlar. O zaman, oyunlarda kabahat bulacaksak, bu gibi suçların her yerde yaşanmasını beklememiz gerekiyor. Ama öyle değil. Örneğin, suçlu ilan ettikleri oyunlardan biri CSGO. Bu oyunun, hatta sadece bunun da değil, CS serisinin bütün oyunlarını ele alsak bile görürüz ki bu oyunların en çok oynandığı ülkelerden ikisi İsveç ve Finlandiya. Bu iki ülke, geçmişten bu yana, bu oyun serisinin büyük efsanelerini yetiştirmişler. Alesund, Lindberg, Jalli gibi CSGO’nun efsane denebilecek oyuncuları bu ülkelerden çıkmışlar. Ama Finlandiya’da ya da İsveç’te böyle olaylar yaşanmıyor. Yaşanıyorsa da bizim ülkemizdeki kadar fazla sayıda değil. Demek ki o zaman oyunda suç aramamak gerekiyormuş.
Bir de şu var. Diyorlar ki Kahramanmaraş’ta okulu basan çocuk PUBG oynuyormuş. Bu iddia üzerinden PUBG’yi suçluyorlar. Ama bu iddialarının yalan olduğu da hemen ortaya çıktı. Twitch platformunda yayın yapan PurpleBixi ve Jahrein bu çocuğun Steam profiline ulaşmışlar. Canlı yayında çocuğun daha önce oynadığı oyunlara baktılar. Çocuk PUBG’ye bir defa tıklamamış bile. Dolayısıyla, bu ülkeyi yönetenler hem suçu başka başka yerlere atmaya çalışıyorlar ve maalesef onu da yalan yanlış iddialarla yapıyorlar.
Bizim yöneticilerimiz şu soruyu sormak zorundalar: Neden bizim ülkemizde gençler bu oyunların yazılımcısı olamıyorlar? Neden böyle küresel çapta ilgi gören oyunlar bizim gençlerimiz tarafından üretilmiyor da Amerikalı, Güney Koreli şirketler bu yazılımları üretebiliyorlar? Cevabı basit. Siz bu ülkenin gençlerine, böyle işler yapabilecekleri bir eğitim vermiyorsunuz. Sorun, sizin bize verdiğiniz eğitimde.
Ben mesela, kendimden bahsedeyim. Ben kendi isteğimle MESEM’e kaydoldum. Beni kimse zorlamadı. Üniversite okuyanların halini gördüm, dedim erken yaşta paramı kazanayım, aileme de yük olmayayım. MESEM’i tercih ettim diyorum demesine ama bir yandan da siz böyle dediğime bakmayın. Bana kalsa, gerçekten seçme şansım olsa, profesyonel e sporcu olmayı isterdim. Bunun için çabaladım da. Ama bir tane bilgisayar toplayayım desen, belki bugün bir motosiklet parasını gözden çıkarman gerekiyor. Durum böyle olunca, benim için bu istediğim şeyi yapmak hep hayal olarak kaldı. Bu ülkeyi yönetenler, bu ülkedeki gençlerin hayal kurmasına bile müsaade etmiyorlar. Geçtim o oyunların yazılımını üreten bir kişi olmayı, o oyunu profesyonel düzeyde oynayan birisi olmak bile imkansıza yakın bu ülkede.
Ben şimdi okuduğum okuldaki arkadaşlara bakıyorum. Türlü türlü insan var. Suç yok mu? Evet, var. Ben kendimi böyle şeylerden korumayı başardım bu yaşa kadar. Ama koruyamayan arkadaşlarım var, biliyorum. Çünkü anlatıyorlar. Ama çocukların da kendisinde değil suç. Ortam bozuk. Yaşadığı mahallede kafasını nereye çevirse orada bir suç var. Her yere kadar sızmış bu suç denen şey. Kaçsan, nereye kadar kaçacaksın? Ben bu yaşıma kadar kaçabildiğim için şanslı sayıyorum kendimi. Ama bir kapılsan bu ortamlara, insanın hayatı kalmaz. Biter, gider…
Evrensel'i Takip Et