MESEM’li öğrenci: Umut diye başladık, şiddetin içine düştük
Ankara OSTİM’de çalışan MESEM’li bir gencin tanıklığı; düşük ücret, güvensiz okullar ve sanayideki ağır koşulların gençliği şiddet sarmalı ile umutsuzluğa sürüklediğini, sistemi acı bir tabloyla özetledi.
Fotoğraf temsilidir.
Ankara — Maraş’ta bir öğrenci tarafından gerçekleşen saldırı eğitim sisteminin ‘arkasında’ yaşanan acı tabloyu bir kez daha gündeme taşıdı. Ankara’nın sanayi merkezi , MESEM kapsamında OSTİM’de bir iş yerinde çalışan 17 yaşındaki öğrencinin anlattıkları Türkiye’de mesleki eğitim gören gençlerin içinde bulunduğu derin umutsuzluğu ve toplumsal şiddet sarmalını gözler önüne serdi.
Hayatın yükü altında ezilen, düşük ücretler ve güvenliksiz okul ortamları arasında sıkışıp kalan bir öğrencinin anlattıkları sadece ekonomik bir darboğazı değil, aynı zamanda insanca yaşam ve güvenli eğitim hakkından mahrum bırakılan bir neslin “tükenmişlik” hali.
Ankara’da OSTİM durağında sohbet ettiğimiz MESEM’li bir genç, okullara yönelik gerçekleştirilen saldırılara ve maddi koşullarına ilişkin konuştu. “Bu memleketi bitirdiler. Milletin ülkesine laf ediyorduk biz ne hale geldik” diyen 17 yaşında 3 yıldır sanayide çalışan MESEM’li genç, “Aslında MESEM de iyi bir şey değil. Başta öyle sanıyorduk. Millet övüyor dükkan açarsın diye. 3 yıldır çalıştığımı biriktirmeme rağmen bir araba alacak param dahi yok ne dükkanı? 9 bin TL alıyorum, üstüne bir de ailem harçlık veriyor, durumumuz biraz iyi yine” dedi.
‘Kavga, bıçak, uyuşturucu her yerde’
Urfa ve Maraş’taki okullarda gerçekleştirilen silahlı saldırılara ilişkin, “Güvenlik hiçbir yerde yok. Biz okul mu okuyoruz sanki, haftada 1 gün gidiyoruz o da boşuna. Kavga, bıçak, uyuşturucu her yerde. Niye diye sorarsan mutluluk yok. Kirin, pasın, benzinin, tinerin içinde gelecek mi var? Ya birbirimize sarıp kavga ediyoruz ya da daha kötü yollara başvuruluyor. Daha 17 yaşımda her şeyden bıkacak noktaya geldim, bunun sorumlusu ben miyim?” diye konuştu.
‘Durumumuza bakınca hiç iyiye gitmiyor’
İş yerlerinde insan muamelesi görmediklerini söyleyen genç, “Yediğimiz yemeği bile önümüze atar gibi veriyor patronlar. Yanına içecek alamıyoruz masraf görüşülmesin diye. Biz de ne yapalım parklarda takılıyoruz. Orada da sen bana mı baktın öyle mi dedin dalaşı oluyor. Bununla övünmüyorum keşke yapmasak diyorum ama kendimi bir anda içinde buluyorum. Şöyle sanayiye, durumumuza bakınca hiç iyiye gitmiyor” ifadelerini kullandı.
(Evrensel)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et