TİP İzmir İl Örgütü Ege Üniversitesindeki saldırıya tepki gösterdi: Faşist saldırılar karşısında birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz
Ege Üniversitesindeki faşist saldırıya karşı siyasi partiler ve gençlik örgütlerinden ortak açıklama: “Üniversiteler çetelere teslim edilmeyecek.”
İzmir- Türkiye İşçi Partisi (TİP); dün Ege Üniversitesi’nde bildiri dağıtan Öğrenci Sendikası’na, kendilerini Ülkü Ocakları mensubu olarak tanıtan bir grubun pala ve bıçaklarla saldırmasına tepki göstermek için Bornova Küçükpark’ta basın açıklaması düzenledi. Sık sık “Faşizme karşı omuz omuza”, “Yaşasın devrimci dayanışma”, “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganlarının atıldığı açıklamaya; Emek Partisi (EMEP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), SOL Parti, Emekçi Hareket Partisi (EHP), Sosyalist Emekçiler Partisi (SEP), Öğrenci Kolektifleri, Gençlik Devirecek, Devrimci Öğrenci Birliği ve Devrimci Gençlik Birliği destek verdi.
Basın açıklamasında konuşan TİP İzmir İl Yöneticisi Tuna Atlı Uysal, saldırının tesadüf olmadığını belirterek, “14 Nisan 2026 tarihinde Ege Üniversitesi kampüsü içinde; barınma hakkını, KYK yurtlarında yaşanan besin zehirlenmelerini ve üniversitelerdeki tacizleri protesto eden, bu sorunlara dikkat çekmek için bildiri dağıtan Öğrenci Sendikası üyesi öğrenciler; organize bir faşist grubun pala ve demir çubuklarla gerçekleştirdiği saldırıya uğramıştır” diye konuştu.
Uysal, saldırının öğrencilerin taleplerine yönelik bir gözdağı olduğunu vurgulayarak, “Bu saldırı tesadüfi değildir. Bu saldırı, öğrencilerin en temel hak taleplerine yönelmiş organize bir gözdağıdır. Üniversiteleri susturmak, gençliği sindirmek isteyen gerici ve faşist zihniyetin ürünüdür” dedi. Saldırının şiddetine dikkat çeken Uysal, “İlk saldırıda 8 öğrenci yaralanmış, bir öğrenci kafasına yönelen pala darbesini eliyle engellerken ağır şekilde yaralanmıştır. Saldırganların ‘sizi öldüreceğiz’ diyerek tekbir getirmesi, bu şiddetin yalnızca fiziksel değil aynı zamanda ideolojik bir nefret saldırısı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.
“Yaşananlar ihmal değil sorumsuzluk”
Kampüs güvenliğine ilişkin ciddi iddiaları da dile getiren Uysal, “Daha da vahimi, bu saldırıların Ege Üniversitesi kampüsü içinde, göz göre göre gerçekleşmesidir. Üniversite güvenliği, öğrenci olmayan kişilerin kampüse girişine izin vermiş; saldırı sırasında gerekli müdahaleyi yapmamış, hatta saldırıda kullanılan pala olay sonrasında kampüs içerisinde saklanmaya çalışılmıştır” dedi. Yaşananları “ihmal değil sorumsuzluk” olarak nitelendiren Uysal, ikinci saldırıya da dikkat çekti. Uysal, “İlk saldırının ardından şikayetçi olmak üzere ifade vermeye giden öğrencilere yönelik ikinci bir saldırı gerçekleştirilmiş, bu kez 12 kişi daha yaralanmıştır. Bu durum, saldırının planlı, örgütlü ve süreklilik arz eden bir linç girişimi olduğunu göstermektedir” diye konuştu.
Saldırganlara yönelik hiçbir işlem yapılmamasını eleştiren Uysal, “Tüm bu yaşananlara, saldırganların kimliklerinin açıkça bilinmesine, görüntülerin ortada olmasına rağmen bu saate kadar tek bir kişinin dahi gözaltına alınmamış olması kabul edilemez. Adeta faşist gruplara dokunulmazlık tanınmakta, üniversiteler bu çetelere teslim edilmektedir” ifadelerini kullandı.
“Öğrenciler hedef alınıyor”
Açıklamada şu sorular da yöneltildi: “Kampüse silahla, palayla giren bu kişiler kimlerdir? Üniversite güvenliği bu kişileri neden içeri almıştır? Saldırganlar neden hâlâ gözaltına alınmamıştır? Kolluk güçleri neden bu açık suç karşısında harekete geçmemektedir?”
Uysal, öğrencilerin hedef alınmasının nedenine dikkat çekerek, “Türkiye’de öğrenciler barınma hakkını savunduğu için, sağlıklı yemek talep ettiği için, tacize karşı ses çıkardığı için palalarla saldırıya uğruyorsa; burada artık yalnızca bir ‘güvenlik zaafı’ değil, açık bir siyasi tercih vardır” dedi. Basın açıklaması, “Bu saldırının tüm sorumluları ortaya çıkarılana kadar, saldırganlar yargı önüne çıkarılana kadar, üniversitelerde öğrencilerin can güvenliği sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” sözleriyle sona erdi.
“Öğrencilerin karşı karşıya bırakıldığı tablo sadece ekonomik değil”
Ardından söz alan Emek Partisi İzmir İl Başkanı Elif Çuhadar, “Üniversite gençliği, içinde bulunduğu koşulları en iyi bilen kesimdir. Hangi şartlarda barındıklarını, nasıl geçinmeye çalıştıklarını, ne tür zorluklarla yaşamlarını sürdürdüklerini bizzat yaşıyorlar” dedi.
Bugün öğrencilerin karşı karşıya bırakıldığı tablonun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bir yoksunluk tablosu olduğunu belirten Çuhadar, “Öğrencilerin ve gençlerin sosyokültürel gelişimini sağlayacak nitelikli bir müfredat ve eğitim sistemi ortadan kaldırılmış durumdadır. Eğitim alanı giderek bilimden uzaklaştırılmış, okullar cemaatlere ve faşist çetelere teslim edilmiştir” ifadelerini kullandı.
Maraş ve Siverek’te yaşanan saldırıların da bu çürümenin ve gençliğin içine itildiği geleceksizliğin somut örnekleri olduğunu vurgulayan Çuhadar, “Güvenlikçi politikalar ise bu süreci beslemekte, derinleştirmekte ve gençliğin yaşam alanlarını daha da daraltmaktadır. Bu koşullar altında gençlik hem geleceksizliğe, güvencesizliğe hem de baskıya mahkum edilmekte; geleceksizliğe sürüklenmektedir. Buna karşın gençliğin itirazı, mücadelesi ve dayanışması büyümeye devam etmektedir. Öğrencilerin güvenli, özgür ve bilimsel bir eğitim ortamında yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. Dayanışmayı büyüteceğiz” dedi.
“Güvenlik saldırganları korudu”
Öğrenci Sendikası’ndan Beril Aktaş: “Dün Ege Üniversitesi’nde öğrencilerin hakkını savunmak için yola çıkan Öğrenci Sendikası’nın masasına saldırı gerçekleştirildi. Bizler emeğimizle kazandığımız üniversitelerin asıl sahipleriyiz. Elinde palalarla kampüsümüze giren faşist çetelere siper olan okul güvenliği de bu saldırının parçasıdır. Çetelerle bir olup bize saldıran güvenlik görevlileri hakkında acilen soruşturma başlatılmalı ve hepsi görevden alınmalıdır. Bu işin üstünün örtülmesine, okulumuzun faşist çetelere teslim edilmesine asla izin vermeyeceğiz” dedi.
EHP İzmir İl Başkanı Elif Tunca: “Dün Ege Üniversitesi’nde yaşanan şey basit bir olay değildir. O palaların okulda ne işi var? Bizler mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. Üniversitelerde birlik olmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
SEP: “Bir yandan muhalif gazeteciler susturulmak istenirken diğer yandan işçilerin hakkına sahip çıkan sendikacılar tutuklanıyor. Ne baskılarınız ne çeteleriniz ne de korku politikalarınız bizi durduramayacak” denildi.
Öğrenci Kolektifleri: “Hacettepe Üniversitesi’nde palalarla arkadaşlarımıza saldıran çeteler nasıl cesaretlerini cezasızlıktan aldıysa bugün de aynı zihniyet Ege Üniversitesi’nde karşımıza çıktı. Faşist saldırganlığa karşı dayanışmayı daha da büyütmek için buradayız” ifadeleri kullanıldı.
Gençlik Devirecek: “Bu saldırı bugüne kadar gerçekleşen ilk saldırı değildir. Eli palalı faşist çeteler nasıl ÖGB ve polis tarafından korunabiliyor? Bu faşist çeteler cesaretlerini cezasızlık politikalarından alıyorlar. Ama bilsinler ki bizim cesaretimiz onlarınkinden büyüktür” denildi.
Devrimci Öğrenci Birliği: “Kayyım rektörlerin, üniversite yönetimlerinin gerçekleşen her saldırıda ülkücü faşist çeteleri korumasının; bu olayların spontane olmadığını, üniversitelerdeki ilerici öğrencilerin alanını daraltma politikası olduğunu biliyoruz. Bütün saldırılara, baskılara rağmen mücadelemiz devam edecek” ifadeleri kullanıldı.
Devrimci Gençlik Birliği: “Bizler zehirlenmelere, ölümlere, asansör kazalarına mahkum ediliyoruz. Bu kara düzenin karşısında durmaya devam edeceğiz” ifadeleri kullanıldı.
(Evrensel)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et