Çanakkale'de su havzalarına maden ablukası: 54 proje yaşamı tehdit ediyor
Biga Yarımadası, metalik madencilik faaliyetlerinin yoğun baskısı altında. Bölgede ÇED sürecinde veya işletme aşamasında olan 54 maden projesi bulunuyor. Su havzalarının yüzde 80'i maden ruhsatları kapsamında.
Fotoğraf: Çanakkale Belediyesi
Özer Akdemir
[email protected]
Çanakkale ve Kaz Dağları yöresinde, ekolojik çeşitlilik ve stratejik su rezervleri açısından büyük önem taşıyan Biga Yarımadası, metalik madencilik faaliyetlerinin yoğun baskısı altında. Bölgede Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinde veya işletme aşamasında olan halihazırda 54 maden projesi bulunuyor. Uzmanların ve çevre örgütlerinin hazırladığı raporlar, bu projelerin kentin hayati su havzaları ve koruma alanları ile tehlikeli boyutlarda çakıştığını ortaya koyuyor.
Su havzalarının yüzde 80'i maden ruhsatları kapsamında
Maden ruhsatlarının Çanakkale genelindeki toplam yüz ölçümüne oranı yüzde 79 gibi sarsıcı bir seviyeye ulaşmış durumda. Biga Yarımadası'ndaki su havzalarının tam yüzde 80'i doğrudan maden ruhsatları kapsamında yer alırken, bu alanların yüzde 41'i halihazırda işletme veya arama safhasındaki aktif ruhsatlardan oluşuyor. Neredeyse her su havzası en az bir maden sahasıyla mekânsal olarak çakışıyor.
Bayramiç ve Ezine ovalarını kapsayan Üst Kuzey Ege Havzası’nın yüzde 37’si, Çanakkale kent merkezi, Lapseki ve Biga ovalarını içine alan Biga Alt Havzası'nın ise yüzde 32’si aktif ruhsat alanı içinde kalıyor.
Su varlıklarının koruma alanlarındaki kritik projeler
Görsel: Proje
- Atikhisar Barajı (Çanakkale Merkez): Çanakkale kent merkezinin tek içme ve kullanma suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı, adeta bir "maden ablukası" ile kuşatılmış durumda. Barajın doğusunda Kirazlı-TÜMAD, kuzeyinde Serçiler-Koza Altın, kuzeybatısında Park Teknik ve güneyinde CVK Madencilik projeleri yer alıyor. Özellikle CVK Madencilik’in "Kuşçayırı Kompleks Maden Projesi", baraja yalnızca 4-4,5 kilometre mesafede planlanıyor. Barajı besleyen Pınarcık, Göksu ve Kocadere gibi akarsular doğrudan bu maden sahalarının içinden geçiyor.
- Bayramdere Barajı (Lapseki): Lapseki ve çevre köylerin su ihtiyacını karşılayan Bayramdere Barajı havzasında faaliyet gösteren TÜMAD altın madeni, barajın mutlak koruma alanına sadece 750 metre mesafede yer alıyor. Bu durum, aynı zamanda yüzeysel sularla beslenen Çardak Lagünü'nü de doğrudan kirlilik tehdidi altında bırakıyor.
- Gönen Barajı (Yenice): Yüz binlerce insanın içme ve kullanma suyunu sağlayan ve 20.515 hektar tarım alanını sulayan Gönen Barajı'nın su toplama havzasında, Oreks ve CVK Madencilik'e ait toplam 850.000 metreküp hacminde 3 adet atık barajı bulunuyor.
- Kocabaşçayı (Granikos): Biga ve Çan ilçelerinin can damarı olan Kocabaşçayı sularının, Cengiz Holding'in altın madenine tahsis edilmesi, bölge halkı için ciddi bir susuzluk ve ekolojik kriz riski yaratıyor.
Uzunalan barajı: Halka planlanan su madene akıyor
- Uzunalan Barajı, Çanakkale'nin Biga ve Çan ilçeleri ile çevresindeki yerleşim yerlerinin içme, kullanma ve sanayi suyu ihtiyacını karşılamak ve mansap arazilerini sulamak amacıyla planlanmış hayati bir entegre su projesinin parçası olan baraj bölgenin 2055 yılına kadar olan içme suyu ihtiyacını güvence altına almak ve arta kalan suyla tarım arazilerine can suyu olmak için yapılıyor. Ancak bu kritik su kaynağı ve barajı besleyen havza, bölgedeki maden projelerinin doğrudan su çekim alanı haline gelmiş durumda. Uzunalan Barajı ve madencilik ruhsatları arasındaki çatışmanın merkezinde, Çan ve Biga'nın "can damarı" sayılan Granikos (Kocabaşçayı) havzası yer alıyor.
Bölgedeki su varlıklarıyla madencilik projelerinin çakışmasına dair en çarpıcı detaylar şöyle:
Görsel: TÜMAD
- Çan ve Biga halkının içme suyu ihtiyacını karşılaması planlanan Kocabaşçayı suları, Cengiz Holding'in altın/bakır madeni projesine tahsis edilmiş durumda.
- Cengiz Holding'in bölgedeki maden işletmesi, kullanacağı suyu doğrudan Uzunalan Barajı'nın hemen çıkışına kurulan bir regülatör vasıtasıyla çekmekte.
- Sadece maden projeleri değil, Çan bölgesindeki termik santraller de devasa su ihtiyaçlarını yine aynı kaynaktan, Granikos/Kocabaşçayı üzerinden karşılamakta.
Yasalar korumuyor, mahkemelerden emsal iptaller geliyor
Bölgedeki bu devasa yapılaşmanın önünü açan temel etkenlerden biri hukuki zemin olarak gösteriliyor. 2004 yılında yürürlüğe giren 5177 sayılı kanun değişikliği ile daha önce koruma altında olan su havzaları ve doğal zenginlikler madenciliğe açılarak yasal koruma kalkanları zayıflatıldı. Mevcut mevzuatta, su varlıklarını madencilik uygulamalarına karşı mutlak surette koruyan tek bir statü bulunmuyor.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et