14.04.2026 12:12 / Güncelleme: 12:22

İstanbul’da Şavşat buluşması: 'Bu bir kalkınma değil, doğanın devri'

İstanbul’da düzenlenen etkinlikte Şavşat’taki HES, RES ve madencilik projelerine tepki gösterildi, doğa mücadelesi vurgusu öne çıktı.

İstanbul’da Şavşat buluşması: “Bu bir kalkınma değil, doğanın devri”

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

Eylem Nazlıer
[email protected]


İstanbul - Şavşat Dernekleri Federasyonu’nun (ŞAVŞAT-FED) çağrısıyla Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi’nde düzenlenen “Şavşat doğasına sahip çıkıyor” etkinliği, doğa talanına karşı mücadele vurgusuyla gerçekleşti. Salonun dolup taştığı etkinlikte, Anadolu Ateşi’nin dans gösterisi ve Selçuk Balcı’nın sahnesi öncesinde yapılan konuşmalarda, Şavşat’ta yürütülen enerji ve madencilik projelerine tepki gösterildi.

‘Cıttaslow unvanı doğa korunursa anlam taşır’

Açılış konuşmasını yapan ŞAVŞAT-FED Başkanı Mustafa Faruk Altun, federasyonun yalnızca bir sivil toplum örgütü olmadığını, Karadeniz’de yıllardır süren doğa mücadelesinin bir parçası olduğunu vurguladı. Altun, “O günlerde sadece Şavşat’ın değil, Artvin’in, Karadeniz’in ve hatta tüm Türkiye’nin derelerini dert edinmiş; suyuna, toprağına, doğasına sahip çıkan bir anlayışla yola çıkılmıştır” dedi.

Şavşat’ın “Cittaslow” unvanını alan 23 kentten biri olduğunu hatırlatan Altun, bu unvanın ancak doğanın korunmasıyla sürdürülebileceğini belirterek, “Bu unvan; temiz hava, temiz su ve korunmuş doğa demektir. Ve bu değerleri koruyamazsak, bu unvanın hiçbir anlamı kalmaz” diye konuştu.

‘HES projesi rant projesidir’

Şavşat’ta yıllardır gündemde olan HES projelerine değinen Altun, mahkeme kararlarına ve halkın itirazlarına rağmen projelerin yeniden gündeme getirildiğini söyledi. Altun, “Birçok dere üzerinde projeler yapıldı… Birçoğu yapılmak istendi. Davalar açıldı. İptaller alındı. Ama ne yazık ki yasa dinlemez bir sistem işlemeye devam ediyor” dedi.

Bazı projelerde su yetersizliğine rağmen izin verildiğini belirten Altun, 26 köyün içme suyu kaynağı olan Bilbilan Karagöl’ün HES’lere su sağlamak için hedef alındığını söyledi ve ekledi: “Kanallar açarak, beton borular döşeyerek, bu suyu şirketlere aktarmanın yollarını arıyorlar! Biz buradan açıkça söylüyoruz: Bir gölün suyunu çekip bir HES’e vermek akla ihanettir, bilime ihanettir, doğaya ihanettir.”

‘RES Projesi yaylaları şirketlere devretme projesidir’

Şavşat’ta planlanan rüzgâr enerji santrali (RES) projesine de tepki gösteren Altun, mera ve yaylaların şirketlere tahsis edilmek istendiğini ifade etti. 13 türbinlik projenin geniş bir alanı kapsadığını belirten Altun, “Bu proje yaylaların parçalanması, hayvancılığın tasfiyesi ve yaşam alanlarının yok edilmesi anlamına geliyor” dedi.

Projeye ilişkin bilimsel veri eksikliğine dikkat çeken Altun, “Sahaya gitmeden, masa başında hazırlanan, kopyala-yapıştır raporlarla doğa yok edilmek isteniyor” diye konuştu. Konuya ilişkin açılan davada yeniden keşif kararı alındığını hatırlatan Altun, 17 Temmuz’da Sahara’da yapılacak inceleme için katılım çağrısı yaptı.

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Ormanlarımız yok ediliyor!

Altun, “Şavşat’ta yıllardır süren ağaç kesimleri artık kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır. ‘Zararlı böcek’ gerekçesiyle başlatılan süreç, yalnızca kuruyan ağaçlarla sınırlı kalmamış; sağlıklı orman dokusu da sistematik biçimde yok edilmiştir” ifadelerini kullandı.

Zamanında ve bilimsel yöntemlerle müdahale edilmemesinin bugün daha geniş çaplı kesimlere yol açtığını savunan Altun, geçmişte bölgede biyolojik mücadele yürütülen laboratuvarların bulunduğunu hatırlattı. Altun, “Bir zamanlar Şavşat’ta, Ardanuç’ta ve Artvin’de faaliyette olan, ormanlarımızdaki zararlılarla biyolojik mücadele yürüten laboratuvarlar vardı. Ne yazık ki bu laboratuvarlar kapatıldı. Gerekçe: ödenek yokluğu” dedi. Bugünkü uygulamaları eleştiren Altun, “Bilim terk edildi, yerine ‘keserek çözüm’ anlayışı getirildi. Bu sadece bir yöntem değişikliği değildir; Şavşat’ın ormanlarını, ekosistemini ve geleceğini tehdit eden açık bir tercihtir” ifadelerini kullandı.

Altun, her kesilen ağacın doğaya uzun vadeli zararlar verdiğini vurgulayarak, “Bugün kesilen her ağaç yarın kaybedeceğimiz suyun, toprağın ve yaşamın habercisidir” dedi.

Şavşat ormanlarının kritik bir eşikte olduğunu belirten Altun, “Ya bilim ve doğa kazanacak ya da geri dönülmez bir kaybın eşiğine sürükleneceğiz” uyarısında bulundu.

Maden ve taş ocakları karşı uyardı

Artvin’in büyük bölümünün, Şavşat’ın ise yaklaşık yarısının maden sahası ilan edildiğini belirten Altun, Bazgiret, Meydancık ve Meşeli bölgelerinde yürütülen çalışmaların ciddi tehdit oluşturduğunu söyledi. İçme suyu kaynaklarının bulunduğu alanlarda taş ocağı açılmak istendiğini ifade eden Altun, “Doğanın kalbine dinamit yerleştiriliyor” dedi.

Şavşat’taki doğa mücadelesinin Türkiye’nin farklı bölgelerindeki direnişlerle ortaklaştığını vurgulayan Altun, Bergama’dan Cerattepe’ye, Kaz Dağları’ndan Akbelen’e uzanan mücadelelere atıf yaptı. Doğa savunucularına yönelik baskılara da değinen Altun, yaşam alanlarını savunanların hedef haline getirildiğini söyledi. Altun, “Bu mücadelede insanlar bedel ödedi. Metin Lokumcu. Bir dere için bir yaşam için aramızdan alındı. Reşit Kibar. Doğasını savunduğu için katledildi. Ve bugün doğasına sahip çıkan, ağacını kestirmek istemeyen Esra Işık’a sahip çıkıyoruz. Tutukluluğuna itiraz ediyoruz” dedi.

“Bu bir kalkınma değil, doğanın ve yaşamın sermayeye devridir” diyen Altun, “Susmayacağız, geri adım atmayacağız” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

‘Doğa ve emek mücadelesi birlikte yürütülmeli’

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

Altun’un ardından Emek Partisi (EMEP) Milletvekili İskender Bayhan, SOL Parti PM Üyesi Alper Taş, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu söz aldı.

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Şavşat’ın doğasıyla kurdukları bağı anlatarak, “Dut ağaçlarının gölgesinde, derelerin sesiyle büyüdük. Bu topraklar bizi hayata ve mücadeleye kattı” dedi. Yağma ve talan politikalarına karşı bir araya geldiklerini belirten Çerkezoğlu, HES, RES, maden ve taş ocaklarıyla doğaya yönelen saldırılara tepki gösterdi. Çerkezoğlu, “Ağacımıza, toprağımıza, suyumuza sahip çıkacağız. Sadece Şavşat’a değil, emeğimize ve memleketimize de sahip çıkacağız” ifadelerini kullandı.

SOL Parti PM Üyesi Alper Taş ise Şavşat’ta ortaya çıkan birlikteliğin uzun yıllara dayanan mücadelenin sonucu olduğunu söyledi. İnsan kalabilmenin iki temel koşulu olduğunu belirten Taş, “Biri emeğin sömürüsüne karşı mücadele, diğeri doğanın sömürüsüne karşı mücadeledir” dedi. Bu iki alanın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Taş, mücadelenin birleşik bir halk hareketiyle büyütülmesi gerektiğini ifade etti.

EMEP Milletvekili İskender Bayhan da konuşmasında doğa ve emek vurgusu yaptı. Bayhan, doğaya ve emeğe sahip çıkanların aynı safta buluştuğunu belirterek, dayanışmanın büyütülmesi çağrısında bulundu. Emek sömürüsü ile doğa talanının birbirinden bağımsız olmadığını ifade eden Bayhan, Şavşat’taki projelerin ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti. Bayhan, Şavşat’ta planlanan 26 kilometrelik RES projesine tepki göstererek, projenin “yerli ve milli enerji politikası” adı altında sunulmasına karşı çıkarak, bunun kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Bayhan, “Bakın 26 kilometrelik bir RES projesi, akıllara ziyan. Bunu bizim önümüze yerli ve milli enerji politikasının Şavşat’taki yansıması olarak getiriyorlar. Bizim bu memlekette artık yerli ve milli hikâyelere karnımız tok” dedi. Projenin Şavşat için büyük bir tehdit oluşturduğunu belirten Bayhan, “26 kilometrelik bir RES projesi, Şavşat için yeni ve daha büyük bir tehlikenin ilk büyük hamlelerinden birisidir” diye konuştu.

“Doğaya sahip çıkmak, insanın yaşamına sahip çıkmaktır” diyen Bayhan, derelerin, ormanların ve yaşam alanlarının korunmasının ortak sorumluluk olduğunu söyledi. Bayhan, “Bu yağma bir an önce durmalı ve sorumluların Şavşat’tan bir an önce defolup gitmeli” dedi. Bayhan, bu mücadelenin büyütülmesiyle sömürüsüz ve eşit bir yaşamın mümkün olacağını dile getirdi.

Anadolu Ateşi ve Selçuk Balcı sahne aldı

Yapılan konuşmaların ardından program, Anadolu Ateşi tarafından sergilenen dans gösterileriyle devam etti ve izleyiciler tarafından ilgiyle takip edildi. Ardından sahneye çıkan Selçuk Balcı ise seslendirdiği eserlerle müzik dinletisi sundu.

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
14.04.2026 10:26 / Güncelleme: 10:37

Burak Yılmaz’ın iddiaları gündem yarattı: Fuat Göktaş olayı nedir?

Süper Lig’de Gaziantep FK Teknik Direktörü Burak Yılmaz’ın istifa kararı sonrası yaptığı açıklamalar, yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Yılmaz’ın özellikle TFF ve TFF 2. Başkan Vekili Fuat Göktaş hakkında dile getirdiği iddialar gündeme oturdu.

Burak Yılmaz’ın iddiaları gündem yarattı: Fuat Göktaş olayı nedir?
14.04.2026 10:21

Botan’da baraj tepkisi: 'Doğal miras sular altında kalacak'

Devlet Su İşleri’nin Uludere’de planladığı Şenoba Barajı için verilen “ÇED olumlu” kararına tepki gösteren Şırnak Ekoloji Platformu projeyle bölgenin doğal yapısının sular altında kalacağını belirtti; mücadele çağrısı yaptı.

Botan’da baraj tepkisi: 'Doğal miras sular altında kalacak'

Fotoğraf: MA

14.04.2026 11:18 / Güncelleme: 11:46

İliç davasında bilirkişi krizi: ‘Şirketle ticari bağlantısı olan bilirkişinin raporu çökmüştür’

İliç maden faciası davasının 7. duruşmasında avukatlar, bilirkişi heyeti üyesinin maden şirketiyle ticari ilişkisi olduğunu belgeleyen gazetemiz Evrensel’i mahkemeye sunarak, taraflı raporun iptalini ve yeni keşif yapılmasını talep etti.

İliç davasında bilirkişi krizi: ‘Şirketle ticari bağlantısı olan bilirkişinin raporu çökmüştür’

Fotoğraf: Evrensel

14.04.2026 11:47

Emek Partisi Dersim İl Örgütü: 'Dönemin Valisi Tuncay Sonel soruşturmaya dahil edilsin'

EMEP Dersim İl Örgütü, Gülistan Doku soruşturmasındaki gözaltı kararlarına dair, başta dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel olmak üzere soruşturmanın etkin yürütülmesini engelleyen kamu görevlilerinin soruşturmaya dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.

Emek Partisi Dersim İl Örgütü: “Dönemin Valisi Tuncay Sonel soruşturmaya dahil edilsin”

Fotoğraf: Evrensel

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!