CHP’den Ümit Erkol protestosu: Adalet Bakanlığına yürüyüşe polis engeli
CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un tutuklanması protesto edildi, Adalet Bakanlığına yürüyüşe polis müdahale etti.
Fotoğraf: Evrensel
Ankara- CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un tutuklanması CHP Ankara İl Başkanlığı önünde protesto edildi. Açıklama yapan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Ümit Başkanı tutuklamakla sadece bir kişiyi tutuklamış olmuyorsunuz. Bir bilirkişi raporu var; bilirkişi raporları Allah’ın kanunu falan değildir, değişir, itiraz edilir. Yanlış varsa yeni bilirkişi raporları ortaya çıkar. Ama siz, var olan bir bilirkişi raporunda aleyhine bir husus var diye jandarmayı İzmir’den Ankara’ya kadar getiriyorsunuz. Bu kadar yakından Paşa kendisini götürüyor, doğru dürüst savunma imkânı dahi vermeden tutukluyorsunuz. Böyle çifte standart olmaz” dedi. Açıklamalar ardından Adalet Bakanlığı’na yürümek isteyen kitleye polis biber gazı ile müdahale etti; bazı vatandaşlar müdahaleden bayıldı.
Güvenpark’ta bulunan CHP Ankara İl Başkanlığı önünde yapılan açıklamaya Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, CHP Grup Başkanı Murat Emir katılırken; Emek Partisi ve Türkiye İşçi Partisi üyeleri de destek verdiler. CHP Ankara İl Sekreteri Yüksel Işık, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un tutuklanmasını protesto amacıyla bir araya toplandıklarını ifade ettiği konuşmasının devamında, “Kardeşlerim, bu tutuklamanın hiçbir hukuki gerekçesinin olmadığını biliyoruz. Bırakın Cumhuriyet Halk Partisi Ankara İl Başkanı gibi birini, herhangi birinin dahi ifadesini almak için sabahın köründe, haksız ve hukuksuz bir biçimde gözaltına alınması asla kabul edilemez, asla kabul edilemez.”
Soruşturma açılmasından, ifadesinin alınmasından rahatsız değiliz. Rahatsızlığımız; incir çekirdeğini dahi doldurmayan bir konu nedeniyle; adresi, yeri, yurdu belli olan, kanıtları karartma ihtimali bulunmayan il başkanımızın sabahın köründe apar topar gözaltına alınmasından ve dört gün boyunca gözaltında bekletildikten sonra tutuklanmış olmasındandır” dedi.
Ortada bir suç olduğuna inanmadıklarını söyleyen Işık, “Velev ki bir suç icat edilmiş olsun, hukukun evrensel ilkeleri tutuksuz yargılamayı esas alır. Suç yoktur; asıl sorun hukukun evrensel ilkelerinin çiğnenmesi ve hukukun bir silah gibi kullanılmasıdır. İl başkanımıza yapılan operasyon bölgemizdeki gelişmelerden de bağımsız değildir. CHP, küresel hegemon konumundaki ABD’nin ve onun jandarmalığını yapan İsrail’in bölgedeki operasyonlarına karşı direniş hattını oluşturan en önemli güçlerden biridir. Dün olduğu gibi bugün de emperyalizme karşı ayaktadır ve direnmeye devam edecektir” diye konuştu.
“Bilirkişi raporları Allah’ın kanunu değildir; değişir, itiraz edilir”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da konuşma yaparak, soruşturma süreçlerinde yaşanan hukuksuzluğa dikkat çekti. “Türkiye’de bir Sayıştay kurumu var, İçişleri Bakanlığı’na bağlı teftiş kurulları var. Bunlar gelirler, incelerler; varsa bir kabahat bunu savcılığa intikal ettirirler. Bunun tamamı ortadan kalktı. Soruşturmalar devam ediyor, insanlar tutuklanıyor ve eğer tahliye edilme durumu varsa hemen ilave bir iki suç daha eklenip tekrar ikinci defa tutuklanıyor. Böyle bir hukuk uygulaması görülmüş değildir. Bugün okudum; Tarım Kredi’nin zararı 4,5 milyarmış. 4,5 milyar kamu zararı varmış. Madem kamu zararı var, bu insanlar hakkında ne işlem yapıyorsunuz? Yunus Emre Vakfı’nda bin 500, iki bin milyar lira zimmet olduğu iddia ediliyor. Bunları daha ifadeye bile çağırmıyorsunuz. Ama Cumhuriyet Halk Partisi’nde herhangi bir yönetici, neredeyse partinin önünden geçmiş herkesi bir an evvel içeri atmanın çaresine bakıyorsunuz” dedi.
İktidar değişikliği istediklerini ifade eden Yavaş, “Sizler değişikliği sağlayın ki bundan sonra sadece ve sadece hukukun üstünlüğü geçerli olsun. Hiç kimse kapısı çalındığı zaman başka bir şeyden korkmadan, ‘Acaba kim geldi?’ diye endişe etmeden güvenle kapının önüne çıkabilsin. İfadesi alınacaksa, kendi çıkarttıkları kanuna göre davet edersiniz, gider ifadesini verir. Ümit Başkanı tutuklamakla sadece bir kişiyi tutuklamış olmuyorsunuz. Bir bilirkişi raporu var; bilirkişi raporları Allah’ın kanunu falan değildir, değişir, itiraz edilir. Yanlış varsa yeni bilirkişi raporları ortaya çıkar. Ama siz, var olan bir bilirkişi raporunda aleyhine bir husus var diye jandarmayı İzmir’den Ankara’ya kadar getiriyorsunuz. Bu kadar yakından Paşa kendisini götürüyor, doğru dürüst savunma imkânı dahi vermeden tutukluyorsunuz. Böyle çifte standart olmaz. Hukukta şöyle bir şey vardır; sanığın kişiliği de çok önemlidir. Geçmiş hali, geçmişte suç işlemiş mi; bunlara bakılır. Hüküm verilirken de sanığın durumu ve şüphenin niteliği değerlendirilir. Siz Ümit Erkol’u tutuklamadınız; aynı zamanda Ankara’nın seçilmiş il başkanının siyaset yapmasının da önüne geçiyorsunuz” diye ifade etti.
Aytekin: 19 Mart AKP darbesinin adıdır
CHP Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin, konuşmasında, yaşanan hukuksuzluğa değindi: “Gördüler ki; Cumhuriyet Halk Partisi birinci parti oldu. Baktılar ki Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’deki bu birinciliğini kalıcılaştırdı. Yine gördüler ki Cumhuriyet Halk Partisi; belediye başkanları, belediye kaynaklarını rantçılara, yandaşlara değil millete, halka harcamaya başladı. İşte korku bu nedenle bacayı sardı. 19 Mart bize neyi hatırlatıyor, neyi anımsatıyor? 19 Mart, bu ülkede bir darbenin günüdür; bir yargı darbesinin, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin darbesinin gününün adıdır 19 Mart! İşte o gün başta 15 buçuk milyon insanın oyuyla seçilen Cumhurbaşkanı adayımız, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu olmak üzere birçok belediye başkanımızı, bürokratımızı, partilimizi suçsuz yere sabah operasyonlarıyla, şafak vakti evlerinden aldılar.” Biz bu ülkede yargıdan azar olalım demiyoruz diyen Aytekin, “Mahkum tutulmayalım demiyoruz. Bu ülkede 86 milyon herkes, gerektiğinde gidecek yargıya hesabını verecek; yargı da bağımsız kararını verecek ve bizler de bu ülkede adalet var diyeceğiz” dedi.
Bozkurt: İşte Türkiye’nin fotoğrafı budur!
Açıklamalar ardından bir araya gelen kitle Adalet Bakanlığı’na yürümek istedi. Ancak polis kitleye biber gazı ile müdahale etti. Müdahale sırasında bayılanlar oldu. Milli Eğitim Bakanlığı önüne kadar yürüyen kitleye seslenen CHP Gençlik Kolları MYK üyesi Deniz Bozkurt, “Bugün Cumhuriyet Halk Partisi Ankara İl Örgütü olarak, Ankara İl Başkanımız Doktor Ümit Erkol'un haksız ve hukuksuz tutukluluğuna karşı bir basın açıklaması gerçekleştirdik. Bu basın açıklamasının ardından, anayasal hakkımız olan, en doğal hakkımız, en temel hakkımız olan protesto ve gösteri yürüyüşü hakkımızı kullanmak istedik. Bu bağlamda Adalet Bakanlığı'nın hukuksuzluğuna bir kara çelenk bırakmak istedik. Adalet Bakanlığı bugün Türkiye'de adaletin yegâne temsilcisi olması gerekirken, tüm kişilerin, tüm yurttaşların, tüm kurumların Adalet Bakanlığı'nın adil yönetimine güvenmesi gerekirken; bugün ne gençler, ne kadınlar, ne memurlar, ne işçiler, ne emekçiler kimse bu bakanlığa güvenmiyor. Kimse bu bakanlığa güvenmiyor. Akıncılar siyasi bir üretimle, siyasi bir davranışla adaleti yerle yeksan ediyor. Biz de buna karşı, az önce söylediğim gibi en temel hakkımızı kullanmak istedik. Adalet Bakanlığı'na, il başkanımızın haksız ve hukuksuz tutukluluk sürecine karşı bir kara çelenk bırakmak istedik. Ancak lütfen basın mensupları çekin gözlerimizi, çekin üstümüzü başımızı; gaz yedik, arbede oldu, itildik kakıldık. Bir basın açıklaması, bir çelenk bırakmaktan bakın nerelere geldik. İşte Türkiye'de adaletin fotoğrafı budur arkadaşlar. Kabul etmiyoruz bunu” dedi.
(Evrensel)CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un tutuklanması protesto edildi.
— Evrensel Gazetesi (@evrenselgzt) April 12, 2026
Adalet Bakanlığı’na yürüyüşe polis müdahale ettihttps://t.co/eQiajGtYpf pic.twitter.com/TOceZAidgv
Evrensel'i Takip Et