11.04.2026 14:43 / Güncelleme: 15:14

Sarayın odası olmamak için

"TTB ve Tabip odaları meslek odası görevini yaparken, halkın demokratik haklarını da savunan bir demokratik kitle örgütüdür. TTB ve Tabip Odaları sarayın odası olmayacaktır."

Sarayın odası olmamak için

Fotoğraf: Evrensel

Op. Dr. Fatih Sürenkök

1953 yılında 6023 sayılı yasa ile kurulan Türk Tabibler Birliği ve Tabip Odaları, kanunun kendilerine verdiği yetki ve görevlerle hekimlerin özlük hakları, mesleki sorumlulukları, etik kurallarını belirler ve denetler. Bunun yanında yasa halkın sağlık hakkının ve sağlıklı yaşam hakkının da gözetini TTB'ne vermiştir.

Dolayısıyla TTB tıp fakültesindeki eğitimden asistan eğitimine, uzmanından pratisyen hekimine, üniversitedeki öğretim üyesinden kamuda çalışan hekime, muayenehane hekiminden özel hastanede çalışan hekime, işyeri hekiminden emekli hekimine yani tüm hekimlerin çalışma koşullarını, özlük haklarını, ekonomik taleplerini, mesleki eğitimlerini içeren bir dizi faaliyeti sürdürür. Son 50 yıl içerisinde sağlıkta özelleştirme politikaları ile sağlığın bir meta haline getirilmesi hastaneleri de işletme haline getirmiştir.

Bu durum hekimlerin çalışma koşullarını kötüleştirmiş, getirilen performans sistemi ile iş yükü çok artmıştır. Sağlıkta şiddet, özellikle asistanlara yönelik mobbing, liyakat ile değil sadakatle gelen yönetimlerin baskısı hekimlerin önde gelen sorunları olmuştur.

"İktidarların yanlış politikalarına karşı önder rol oynadı"

Kışkırtılmış sağlık talebi başlangıçta halkın hoşuna gitse de, ilerleyen zamanda memnuniyetsizliğe yol açmıştır. Gerek hekimlerin gerekse halkın taleplerini doğru bir şekilde analiz eden TTB, iktidarların yanlış politikalarına karşı mücadelede önder rol oynamıştır.

Yine TTB halkın sağlık hakkını savunurken savaşa karşı barışı savunur. Çevre sağlığını, temiz havayı sağlıklı suyu savunur. Akbelen'de, Uşak’ta, Soma’da, Kaz dağlarında yaşanan karşı çıkar. İşkenceye, haksızlığa, hukuksuzluğa karşı çıkar.

Özellikle AKP döneminde uygulamaya sokulan Sağlıkta Dönüşüm Projesine ve 25 yıllığına ülkeyi yandaşlara peşkeş çeken Şehir hastanelerine karşı, gerek başta hekimler olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının gerekse halkı bilinçlendirme ve doğru örgütlenmesi ile önemli bir muhalefet görevi görmüştür. İşte bu nedenle AKP yasa gereği konumunu değiştiremediği TTB’nin yönetimini tıpkı sendikalarda yaptığı gibi ele geçirmek için her türlü fırsatı kullanmaktadır.

Bu mevzi, sadece hekimlere değil 73 yıllık mesleki ve demokratik kitle örgütü deneyimi ile ülkeye sahip çıkar. Kıymeti de buradan gelir.

"Ankara seçimine yoğun katılım önemli"

AKP iktidarı kendisine muhalif olan tüm kesimleri, başta sendikalar ve meslek odaları olmak üzere, mümkünse yönetimini ele geçirmek, olmuyorsa kapatmak gibi yöntemlerle, onları etkisiz hale getirmeye çalışmaktadır. TTB yönetimini ele geçirebilmek için Ankara, İstanbul, Antalya gibi illerde yönetimi almak adına sağlık bakanlığı ya da sağlık müdürlüklerinin baskılarıyla yeni üye kayıtları yapıldığı bilinmektedir. Ankara’da iki yıl önce yapılan seçimlerde Çağdaş Hekimler'in iki ayrı liste halinde girme ihtimalleri, sol, sosyalist kesimlerde endişeyle karşılanmış ancak son hafta içerisinde bu durum düzelmişti.

Bu iki yıl içerisinde gerek TTB yönetiminde gerekse Ankara Tabip odasında çağdaş grup içerisindeki bu ayrım giderilememiştir. Gruplara önerilen en azından “ilkeli bir ittifak” halinde, tek liste olarak, seçime girme şansı, görülen o ki oluşamamıştır. Bugün genel kurulu yapılacak Ankara Tabip Odası seçimlerinde Çağdaş Hekimler iki ayrı liste halinde seçime girecektir. Sağlık Bakanlığı baskısıyla özellikle Şehir Hastanelerinde yapılan yeni üyelerin seçimin sonucunu etkilemesi göz önüne alındığında, Ankara’daki meslektaşlarımızın, Sağlık Bakanlığının listesinin kazanmaması adına, seçime yoğun bir şekilde katılım göstermesi ve Çağdaş Gruptan birisinin kazanması için daha yoğun katkı vermesi dışında başka bir seçenek kalmamıştır.

Ankara Tabip Odası seçim sonuçları TTB merkez konseyi sonuçları açısından çok kritik önem taşımaktadır. Ankara Elektrik Mühendisleri Odası ya da İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi seçimleri kabusu yaşanmamalıdır.

"En temel sorun alandan uzaklaşmak"

İzmir Tabip Odası seçimlerinde sağlık politikalarına bakış açısından birbirine yakın üç liste yarışacak. Üç liste de yönetimi almak için deneyimli isimleri listelerine koydular. Ancak alanda çalışacak yani hastanelere komisyonlara zaman ayıracak yönetim kurulu adaylarına ihtiyaç var. Tabip odaları adına en temel sorun alandan ve hekimlerle bire bir temastan uzaklaşmak. Keşke bu sorunu azaltmak adına listeler genç, asistan ve kadın adaylar üzerinde uzlaşı sağlansaydı.

TTB ve Tabip Odaları seçimlerindeki en kritik noktalardan birisi, bu seçimde kazanan yönetimlerin ülke genelinde yapılacak (erken ya da zamanında) genel seçimlerde görev yapan yönetimler olacak olması.

TTB ve Tabip Odalarının, iktidarın sağlık politikalarını eleştirmek, onlara karşı mücadele etmek, gerektiğinde muhalefet yapmak görevi de bu yönetimlere düşecek. Bu nedenledir ki AKP muhalefet rolünü kaybetmiş, sessiz ve yandaş bir TTB’ni ve odaları isteyecektir.

Unutulmamalıdır ki TTB ve Tabip odaları meslek odası görevini yaparken, halkın demokratik haklarını da savunan bir demokratik kitle örgütüdür.

TTB ve Tabip Odaları sarayın odası olmayacaktır.

(Haber Merkezi)
11.04.2026 10:09

ABD Başkan Yardımcısı Vance ve heyeti İran görüşmeleri için İslamabad'a ulaştı

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve beraberindeki heyet, İran ile yapılacak görüşmeler için Pakistan'ın başkenti İslamabad'a ulaştı.

ABD Başkan Yardımcısı Vance ve heyeti İran görüşmeleri için İslamabad'a ulaştı

Fotoğraf: DHA

11.04.2026 13:28

Başaran Aksu cezaevinden seslendi: 'Mücadelemiz kriminalize edilmek isteniyor'

Tutuklu sendikacı Başaran Aksu, cezaevinden yazdığı mektupta hak mücadelelerinin kriminalize edildiğini belirterek Doruk Maden işçileri için açlık grevine başladığını duyurdu.

Başaran Aksu cezaevinden seslendi: “Mücadelemiz kriminalize edilmek isteniyor”

İçerik yükleniyor...

(İşçi Sendika Servisi)
11.04.2026 12:59

Tülay Hatimoğulları’ndan Cevdet Yılmaz’a yanıt: Barış konusunda pırıl pırıl bir netliğe sahibiz

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, çözüm sürecine ilişkin “Barış konusunda pırıl pırıl bir netliğe sahibiz” diyerek, Cevdet Yılmaz’ın açıklamalarına yanıt verdi.

Tülay Hatimoğulları’ndan Cevdet Yılmaz’a yanıt: Barış konusunda pırıl pırıl bir netliğe sahibiz

Fotoğraf: MA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!