DİDF ve Emek Gençliği, gençliğin anti-emperyalist mücadelesini tartıştı: Hükümetler, savaş politikalarıyla gençliği sefalete itiyor
ODTÜ’de Emek Gençliği, Almanya DİDF gençliğinin Almanya hükümetinin asker sayısını artıracak yasaya karşı mücadelesini ve gençliğin anti-emperyalist mücadelesini tartıştı.
Fotoğraf: Evrensel
Ankara – ODTÜ’de Emek Gençliği, Almanya Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Gençliği ile Almanya’da asker sayısını artırmayı hedefleyen ve "Askerlik Hizmetinin Modernizasyonu" (Wehrpflichtmodell) olarak anılan yasaya karşı gerçekleştirilen ders boykotlarını ve gençliğin anti-emperyalist mücadelesini konuşmak için bir araya geldi.
Etkinliğe Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Gençliği adına katılan Sedat Kaya, Almanya’daki gençlerin gerçekleştirdiği boykot sürecini anlatırken Türkiye’deki mücadele deneyimlerinin Almanya gençliğinin mücadelesinde ön açıcı olduğunu vurguladı.
“Almanya gençliği, hükümetin “silah üretimini artırmalıyız” propagandasına karşı durdu”
Etkinlik, 1 Ocak 2026 itibariyle yürürlüğe giren yasayla birlikte 2008 ve sonrasında doğan gençlerin zorunlu bir şekilde askere alınacak olmasının karşısında liseli gençlerin başlattığı ilk boykot ve planlı bir şekilde gerçekleştirilen 5 Mart’taki ikinci boykot arasındaki farkların anlatılmasıyla başladı.
Kaya, ilk boykot döneminde gençlerin, seçim haklarının ellerinden alınarak özgürlüklerine yapılan bu müdahale sonucu geleceklerini de düşünerek bunun karşısında durmak istediklerini söyledi.
Kaya, Almanya hükümetinin “Rusya Almanya’ya saldıracak, silah üretimini artırmalıyız!” propagandasıyla Avrupa’nın en güçlü ordusu olma hedefini sağlamaya çalıştığını ve bu süreçte uyguladıkları savaş politikalarıyla halkı ve gençliği yoksulluğa sürüklediğini vurguladı. İlk boykot döneminde gençlerin de seçim haklarının ellerinden alınarak özgürlüklerine yapılan bu müdahale sonucu geleceklerini düşünerek bunun karşısında durmak istedikleri aktarıldı.
“Genç Hayat’tan ve Emek Gençliği’nin faaliyetlerinden faydalandık”
Sadece liselilerin özgürlüklerinin kısıtlanması değil; savaşın emperyalistlerin çıkarları için büyütüldüğü bilincinin bütün bir gençliğe kazandırılması için yapılan çalışmaların ikinci boykotta alanlardaki slogan ve pankartlarla kendini gösterdiğine değinen Kaya bu yoldaki yöntemleri değerlendi.
Kaya, sosyal medya hesapları ve sendikaların gençlik kollarının politik desteğiyle birlikte kamuoyuna yaratmaya çalıştıklarını, aynı zamanda yazılı metinlerle birlikte bir okuldaki deneyimi başka bir okula aktarmanın öneminden bahsetti.
Türkiye’de, gazetemiz Evrensel’in Genç Hayat ekinin böyle bir konum tuttuğunu ve süreç içerisinde faydalanıldığını söyleyen Kaya, Emek Gençliği’nin Türkiye’deki çalışmasının da ön açıcı olduğundan bahsetti. Kaya, gerçekleştirilen bu etkinlik gibi etkinliklerin, farklı yerlerde kazanılan deneyimleri birleştirdiğini ve gençlerin bulunduğu alanlarda nasıl bir mücadele örülmesi gerektiği hakkında daha fazla fikir verdiğini söyledi.
Boykot komiteleri aracılığıyla lise lise, kent kent ortak talepler etrafında örgütlenmenin, en somut taleplerle harekete geçmenin gerekliliğinin tartışıldığı etkinlikte Kaya, Almanya’da daha önce çevreyi korumak için düzenlenen lise boykotlarındaki deneyim birikiminin yansıdığını söyledi. Mücadelenin birikmiş olduğu yerlerde daha hızlı aksiyon alındığı ve diğer yerlere örnek olabildiğini belirten Kaya, 19 Mart döneminde Türkiye’de biriken mücadele deneyiminin de bu yönde kullanıldığına değindi.
Kaya konuşmasında, yaklaşan 1 Mayıs’a giderken, savaşı büyüten emperyalistler ve işbirlikçileri karşısında işçi sınıfının safında; savaşa ve sürüklediği yıkıma, yoksulluğa karşı mücadele etmenin ve bu mücadele deneyimini paylaşmanın önemini vurguladı.
“Türkiye’de savaş sanayi büyüyor, gençler sefalete sürükleniyor”
Kaya’nın konuşmasının ardından etkinlik, anti-emperyalist mücadelenin nasıl büyütülebileceğine ilişkin tartışmalarla devam etti.
Fen Fakültesi’ndeki öğrencilerin tartışmalarında Türkiye’de Almanya’dan farklı olarak; saray rejiminin savaşı büyüten politikalara ortak olurken, kınayarak kendini savaşın dışındaymış gibi resmetmeye çalışmasına değinildi.
Savaş sanayini büyüten politikalar sonucu üniversite topluluklarına, bölümlere uygulanan bütçe kesintileriyle öğrencilerin sefalete sürüklendiği; gençlerin çalışmak zorunda kaldığı ve niteliksiz bir üniversite hayatı yaşadığına değinildi. ODTÜ’de atanmış yönetimin ‘savunma sanayine’ yatırım yapması, Filistin için ders ve sergi düzenlemesine rağmen soykırıma destek olan şirketlerle iş birliği yapmaya devam etmesine değinildi. Etkinlik 1 Mayıs’a yaklaşırken halklara sömürü ve yıkım getiren emperyalist barbarlığın karşısında mücadeleyi her alanda büyütmeye yapılan çağrıyla bitirildi.
"Askerlik Hizmetinin Modernizasyonu" (Wehrpflichtmodell) nedir?
"Askerlik Hizmetinin Modernizasyonu" yasa tasarısı Ekim 2025'te Federal Meclis'te (Bundestag) görüşülmeye başlanmış, 5 Aralık 2025 tarihinde Federal Meclis'te kabul edilmişti. Almanya’da 1 Ocak 2026’da yürürlüğe giren yasa 18 yaşındaki tüm erkeklere askerlik isteklerini içeren dijital anket doldurma ve muayene zorunluluğu getiriyor. Yasayla asker sayısının artırılması ve gençlerin orduda uzun süreli hizmete teşvik edilmesi amaçlanıyor.
(Evrensel)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et