Eskişehir'de işçi durakları: Mehmet Türkmen doğru söylemiş
Mehmet Türkmen'in sözlerini sorduğumuz tüm işçilerin ilk tepkisi “Doğru söylemiş’’ oluyor. Bir işçi “Ülkede fakir hep eziliyor zengin daha çok zenginleşiyor’’ diyor. Bir kadın işçi “Fabrikada tacize uğrasan dahi suçlu sen oluyorsun’’ diyor.
Fotoğraf: Evrensel
Berivan Özkara
BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, Sırma Halı işçilerinin direnişinde kullandığı ifadeler gerekçe gösterilerek “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla 16 Mart’ta tutuklandı. Türkmen eylemdeki konuşmasında “Bu memlekette patronsanız, zenginseniz; işçinin hakkına çökebilirsiniz, güvenlik önlemi almayıp işçinin ölümüne sebep olabilirsiniz, cinayet işleyebilirsiniz, kimse size hesap sormaz. Bu ülkede yasalar zenginler için geçerli değil” demişti.
Eskişehir 71 Evler’de işçi duraklarında sabah vardiyasına giden işçilere “Bu gelişme sizce ne anlama geliyor?” diye sorduk. İlk karşılaştığımız yanıt, içinde bulunduğumuz atmosferi açıkça ortaya koyuyordu: Konuşursak biz de tutuklanırız. Sohbet ilerledikçe, ilk baştaki tedirginliğin yerini daha açık ifadeler alıyor. İşçilerin anlattıkları Türkmen’in sözlerinin bir “iddia” değil, işçilerin gündelik hayatında karşılığı olan bir gerçeklik olduğunu gösteriyor.
Konuştuğumuz tüm işçilerin ilk tepkisi “Doğru söylemiş’’ oluyor. Bir işçi “Ülkede fakir hep eziliyor zengin daha çok zenginleşiyor’’ diyor. Bir kadın işçi “Fabrikada tacize uğrasan dahi suçlu sen oluyorsun’’ derken bir başka işçi “Bu ülkede zenginler güçlü, devlet de zenginlerin yanında. Kim düşüncesini söylese bir terör örgütü yapıştırıp alıp götürüyorlar. Kimse hesap sormaz ama olan işçilere olur” diyor.
Sohbet sırasında öne çıkan bir diğer nokta birlik vurgusu oluyor. Bir işçi “Birliği bozmazsan kazanırsın’’ derken, aslında işçi sınıfının tarihsel deneyimini özetliyor. Ancak hemen ardından gelen “Biz kendiliğimizden bir araya gelemiyoruz ancak sizin gibi dışarıdan birilerinin gelmesi lazım’’ sözleri, bu birliğin önündeki engelleri gösteriyor. Aynı zamanda bir ihtiyaç ve arayışın ifadesi.
Yıllardır süren baskı, güvencesizlik ve örgütsüzlük, işçilerin kolektif hareket etme kapasitesini zayıflatmış durumda. İşçilerin bölünmesi, yalnızlaştırılması ve rekabet içine itilmesi, düzenin bilinçli bir politikası. Ancak korku ve baskı koşullarında dahi işçiler yaşadıkları eşitsizliği açıkça tarif ediyor, kimin yanında kimin karşısında durduğunu görüyor ve bu düzenin nasıl işlediğine dair farkındalık giderek güçleniyor.
Türkmen’in sözleri bu yüzden sahipleniliyor. Bu sahiplenme yalnızca bir hak verme değil, aynı zamanda ortak bir deneyimin dile gelmesi. Bir yanda bu düzenin gerçeklerini dile getirdiği için cezalandırılanlar, diğer yanda o gerçekleri her gün yaşayan ve adını koyan işçiler var. Bu iki hat arasındaki mesafe kapandıkça, söz ile deneyim buluştukça, bugün duraklarda fısıltıyla kurulan cümleler, yarın yan yana gelip açık bir iradeye dönüştükçe işçiler kazanacak.
Evrensel'i Takip Et