Eğitim Sen’den MESEM’de 'dijital takip' tepkisi: 'Gözetim değil, eğitim'
MESEM’de “dijital takip” uygulamasına tepki gösteren Eğitim Sen, öğretmenlere yönelik konum takibi sisteminin hak ihlali olduğunu belirterek, çocuk işçiliğini derinleştiren yapının sona erdirilmesi çağrısı yaptı.
MESEM öğrencileri
Eylem Nazlıer
[email protected]
Eğitim Sen, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında yürütülen uygulamalara ve öğretmenlere yönelik dijital takip sistemine tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, Türkiye’de eğitim sisteminin pedagojik ihtiyaçlardan uzaklaştığı, emek sömürüsü ve hak ihlallerinin arttığı bir alana dönüştüğü ifade edildi.
Açıklamada, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen MESEM uygulamasının eğitim modeli olmaktan uzaklaştığı belirtilerek, “MESEM’ler bugün çocuk işçiliğini yaygınlaştıran, ucuz emek sömürüsünü derinleştiren ve eğitim emekçilerini yeni denetim mekanizmalarıyla baskı altına alan bir yapıya dönüşmüştür” denildi.
“Konum takibi hak ihlalidir”
MEB tarafından geliştirilen İMES (İşletmelerde Mesleki Eğitim ve Staj) uygulaması üzerinden öğretmenlere dayatılan konum tabanlı takip sistemine de tepki gösterilen açıklamada, bu uygulamanın açık bir hak ihlali olduğu vurgulandı.
Açıklamada, “Öğretmenlerin anlık konumlarının izlenmesi, Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliğini ihlal etmektedir” ifadeleri yer aldı. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin “veri minimizasyonu” ilkesinin yok sayıldığı belirtilirken, daha az müdahaleci denetim yöntemleri mümkünken dijital izleme tercih edildiği kaydedildi.
Öğretmenlerin kendi telefonları ve internetleri üzerinden sisteme dahil edilmeye zorlanmasının da hukuka aykırı olduğu belirtilerek, “Bu uygulama bir denetim aracı değil, açık bir gözetim mekanizmasıdır” denildi.
“Sorumluluk öğretmenlere yüklenemez”
MESEM’lerde yaşanan denetim eksiklikleri ve iş cinayetlerine de dikkat çekilen açıklamada, son bir yıl içinde en az 8 çocuğun staj kapsamında yaşamını yitirdiği hatırlatıldı. Bu durumun sistemin yapısal sorunlarını ortaya koyduğu ifade edildi.
Açıklamada, “Bakanlığın, dijital takip verilerini gerekçe göstererek sorumluluğu öğretmenlere yüklemeye çalışması kabul edilemez” denilerek, iş güvenliği önlemlerini almayan işverenlerin ve denetim görevini yerine getirmeyen kamusal yapının sorumluluğunun örtülemeyeceği vurgulandı.
“Eğitim piyasalaştırılıyor”
Açıklamada, MESEM’lerde uygulanan dijital gözetim sistemlerinin yalnızca teknik bir denetim yöntemi olmadığı, eğitimin piyasalaştırılması sürecinin bir parçası olduğu ifade edildi. Bu modelin çocuk emeğini görünmez kıldığı ve sorumluluğu öğretmenlere yüklediği belirtildi.
Eğitim emekçilerinin konum verileri üzerinden izlenmesinin hem kişisel hak ihlali hem de öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılması anlamına geldiği kaydedildi.
“Gözetim değil, kamusal eğitim”
Açıklamanın sonunda, eğitimin gözetim ve disiplin mekanizmalarıyla değil, özgür, bilimsel ve kamusal bir anlayışla yürütülmesi gerektiği vurgulandı. Çocukların ucuz iş gücü olarak görüldüğü ve öğretmenlerin dijital araçlarla denetlendiği bir sistemin eğitim olarak kabul edilemeyeceği ifade edilerek, MESEM uygulamalarına karşı mücadele çağrısı yapıldı.
Evrensel'i Takip Et