Şakran’daki mahpuslara yönelik ‘keyfi' uygulamalara tepki: 'Temel haklar ihlal ediliyor'
Şakran Kadın Kapalı Cezaevinde hak ihlallerine dikkat çekken insan hakkı savunucuları ve hukukçular, tahliyelerin engellendiği, disiplin cezalarıyla tecrit uygulandığı ve üç kadın mahpusun aylardır hücreden çıkarılmadığını kaydetti.
Fotoğraf: Evrensel
İzmir - Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), İzmir İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Ege Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUHAY-DER), İzmir Kadın Kapalı Hapishanesi’nde (Şakran) yaşanan hak ihlallerine, kötü muamelelere ve keyfi disiplin cezalarına karşı hapishane kampüsü önünde basın açıklaması düzenledi.
Türkiye’deki hapishanelerde uygulanan infaz rejimi ve idari uygulamaların, insan onuruna aykırı bir noktaya geldiği belirtilen açıklamada, siyasi mahpusların sistematik hak ihlallerine maruz bırakıldığı ifade edildi. Açıklamada; işkence ve kötü muamele, keyfi disiplin cezaları, mahpusların ailelerinden uzak cezaevlerine sevk edilmesi, tahliyesi yaklaşan mahpusların soyut ve hukuka aykırı gerekçelerle koşullu salıverilme tarihlerinin ertelenmesi ve infazlarının yakılması gibi uygulamaların öne çıktığı kaydedildi. Ayrıca iletişim ve sosyal hakların engellenmesi, sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlanması ve özellikle ağır hasta mahpusların tedaviye erişememesi nedeniyle yaşam haklarının risk altında olduğu vurgulandı.
Kimlik dayatmaları ve benzeri uygulamaların da arttığı belirtilen açıklamada, söz konusu ihlallerin münferit uygulamalar olmaktan çıkarak hapishanelerde genel bir yönetim pratiğine dönüştüğü ifade edildi.
‘Hukuki güvenlik hakkı tanınmıyor’
Şakran’da tutulan kadın mahpusların haklarının, fiziksel koşullardan infaz rejimine kadar her alanda ağır bir saldırı altında olduğu vurgulanan açıklamada, “Hapishanelerde son yıllarda uygulanan en ağır hak ihlallerinden biri, mahpusların tahliyelerinin keyfi gerekçelerle engellenmesi ve infazlarının yakılmasıdır. Koşullu salıverilme tarihleri yaklaşan ve özellikle son dönemlerde yargı paketleri düzenlemeleriyle eşitlik ilkesine aykırı olarak uygulanan infaz rejimlerinin bir parçası olarak mahpusların tahliyeleri, hapishanelerdeki personelden oluşan ve hiçbir hukuki formasyonları olmayan İdare ve Gözlem Kurullarının verdiği kararlarla engellenmektedir. Hukuki güvenlik hakkını doğrudan ihlal eden bu süreç, subjektif değerlendirmeler ve keyfi idari mekanizmalarla işletilmektedir” denildi.
‘Disiplin cezalarına’ da dikkat çekilen açıklamada, “Disiplin cezaları, mahpusun iyileştirilmesi amacından saparak arka arkaya verilmek suretiyle mahpusun hücre cezası ile tecrit edilmesini sağlayan ve infazını yakan birer cezalandırma aracına dönüştürülmüştür. Bu hukuk dışı uygulamaların en somut örneklerinden birini, son birkaç aydır İzmir Kadın Kapalı Hapishanesi’nde mahpuslara açık görüşlerde ailelerine sarıldıkları gerekçesiyle verilen disiplin cezaları oluşturmaktadır” ifadeleri yer aldı.
‘Üç kadın mahpus aylardır hücreden çıkamıyor’
Bir diğer hukuk dışı uygulamanın ‘kimlik dayatması’ olduğu belirtilen açıklamada, “Kadın mahpuslara hapishane kimliğini sürekli olarak yanlarında taşıma zorunluluğu getirilmiştir. Üzerinde kimlik taşımayı reddeden mahpuslara, hukuken Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da yer alan kınama cezası en fazla verilebilecekken hapishane keyfi ve hukuk dışı davranarak mahpusların koğuştan dışarı çıkmalarına izin vermeyerek cezalandırmakta ve kanundan doğan hakları ellerinden alınmaktadır” denildi. 3 kadın mahpusun aylardır bu sebeple hücrelerinden çıkamadığı vurgulanan açıklamada, bu sebeple mahpus Tuğçe Nur Özbay’ın hâlâ açlık grevinde olduğu belirtildi.
Tespit edilen hukuka aykırı uygulamaların giderilmesi amacıyla hapishane idaresine yapılan randevu ve görüşme taleplerinin her defasında yanıtsız bırakıldığı ifade edildi.
Açıklamada son olarak şunlar belirtildi: “Bizler, bu vesileyle herkesi başta İzmir Kadın Kapalı Hapishanesi olmak üzere tüm hapishanelerdeki hak ihlallerine karşı duyarlılık göstermeye, demokratik hukuk devleti mücadelesine destek olmaya ve sorumluluk almaya çağırıyoruz. İnsan onuruna yaraşır bir infaz rejimi sağlanana dek sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiririz.”
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et