CHP’li Gürer: Hububatta 2 yılda 8 milyon ton kayıp yaşandı
CHP’li Ömer Fethi Gürer, hububat üretiminde düşüş ve ithalattaki artışa dikkat çekerek, üreticinin desteklenmemesi halinde gıda arzında sorun yaşanabileceğini söyledi.
Fotoğraf: DHA
Duygu Ayber Gültekin
[email protected]
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında hububat üretimindeki düşüş, artan ithalat ve tarım politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, üretimde yaşanan gerilemeye ve maliyet artışlarına dikkat çekerek gıda arzına ilişkin risk uyarısında bulundu.
Gürer, konuşmasına tarım sektöründeki sorunlara değinerek başladı. “Ülkemizde tarımın sorunları derinleşerek devam ediyor. Bu konuda yapılan açıklamalar işin özünün fark edilmediğini ve hâlâ bir algıyla bu sürecin yönetilmek istendiğini gösteriyor. Bugün size hububatla ilgili verileri ve yaşanabilecek sorunları paylaşacağım” dedi.
Üretimde düşüş sürüyor
2024 ve 2025 yılı verilerini paylaşan Gürer, hububat üretiminde belirgin düşüşler yaşandığını belirtti. “2024 yılında buğday üretimimiz bir önceki yıla göre yüzde 5,5 oranında azaldı. Arpa üretimimiz yüzde 12 oranında azaldı. Çavdar yüzde 15,2 oranında azaldı. Yulaf üretimi yüzde 4,9 oranında azaldı. Mısır üretimi de yüzde 10 oranında azaldı” diyen Gürer, 2025 yılında ise düşüşün daha da arttığını ifade etti.
Gürer, “2025 yılı 2024 yılına göre buğday üretimimiz yüzde 13,7 oranında azalırken arpa üretimimiz yüzde 25,9 oranında, çavdar üretimimiz yüzde 20,9 oranında, yulaf üretimimiz yüzde 26,3 oranında azaldı. Mısırda yüzde 4,9’luk bir artış gerçekleşti. Bitkisel üretim ise 68,1 milyon ton olarak gerçekleşti. İki yıllık kayıp yaklaşık 8 milyon tonu aştı” dedi.
“2002’ye göre üretim geriledi”
Uzun vadeli verilere de değinen Gürer, “2002 yılında Türkiye 19 milyon 500 bin ton buğday üretirken 2025 yılında 17 milyon 900 bin tona düştü. Nüfus 30 milyon artmış ama üretim düşmüş. Keza arpa 2002 yılında 8 milyon 300 bin ton üretilirken 2025 yılında 6 milyon tona geriledi” diye konuştu.
İthalat ve veriler tartışma konusu
Gürer, 2025 ve 2026 yıllarına ilişkin buğday ithalat rakamlarını da paylaştı. 2025 yılında toplam 4 milyon 570 bin 269 ton buğday ithalatı karşılığında 1 milyar 159 milyon 57 bin 378 dolar ödendiğini belirten Gürer, 2026 yılının başında ise 915 bin 415 ton buğday ithalatı için 231 milyon 17 bin 330 dolar ödendiğini ifade etti.
Dahilinde işleme rejimi kapsamındaki verilerin açıklanmadığını da söyleyen Gürer, “Bu rakamların içinde dahilinde işleme rejimi kapsamında getirilen buğdayla ilgili verilere erişemiyoruz. Ticari sır kapsamına sokularak saklı tutuluyor” dedi.
TMO ve destek politikaları eleştirildi
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım politikalarına da değinen Gürer, “2023 yılında Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından buğday alımı 12 milyon ton iken 2024 yılında bu miktar 3,5 milyon tona düştü. 2025 yılı programında da 2,5 milyon tona düştüğü görülüyor. Toprak Mahsulleri Ofisi neden çiftçinin yanında durmuyor?” ifadelerini kullandı.
Tarım Kanunu’ndaki destek oranlarına da dikkat çeken Gürer, “Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre milli gelirin yüzde 1’i çiftçiye verilmelidir. 2026 yılında verilmesi gereken destek 772 milyar lira. Verilen destek ise 168 milyar lira” dedi.
Maliyetler ve üretim kaygısı
Artan maliyetlerin üreticiyi zorladığını belirten Gürer, “Mazot 80 liraya dayandı. Elektriğe gelen zam sulama suyu fiyatlarını artıracak. Gübre, ilaç, tohum, işçilik hepsi arttı. Çiftçinin 1 trilyon 300 milyar lira kredi borcu var” diye konuştu.
Don riskine ilişkin de değerlendirmede bulunan Gürer, “Don olursa üreticinin ot çöp yakmanın dışında hangi yolu gösterdiniz? Hangi eğitimi verdiniz?” diye sordu.
“Çiftçi zarar ettiği için ekmiyor”
İşlenmeyen arazilere ilişkin açıklamalara da değinen Gürer, “İki yıl üst üste ekilmeyen arazilerle ilgili açıklamalar yapılıyor. Çiftçi zevkine mi tarlasını boş bırakıyor? Destekler yeterli olsa kimse tarlasını boş bırakmaz” dedi.
Gürer, üreticinin ürün desenini değiştirdiğini belirterek, “Buğdayın ne olacağını öngöremedik diyorlar. Başka ürün arayışları içindeler. Bu da hububatta dışa bağımlılığı artırıyor” ifadelerini kullandı.
“Gıda arzında sorun yaşanabilir”
Kırsalda yaşamın zorlaştığını belirten Gürer, “Kırsalda okul kapatılmış, sağlık ocağı kapatılmış, sosyal alan yok, internet yok. Çiftçinin borcu var. Traktör gidiyor, tarla gidiyor, hayvan gidiyor. Bu insanlara sahip çıkmazsak ülkenin geleceğinde sorun olur” dedi.
Açıklamasını “Üretenin, üreticinin, besicinin yanında duran bir politika oluşturulmuyor. Bu da Türkiye'nin gıda arzında yaşayabileceği sorunları bugünden hatırlatmamızın görev olduğunu gösteriyor” sözleriyle tamamladı.
Evrensel'i Takip Et