Özerk Yönetim’de kadın temsili için yeni öneri: Kurumlara kadın kotası
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, kadınların karar mekanizmalarındaki rolünü resmileştiren yeni mekanizmayı duyurdu.
Fotoğraf: MA
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed, Hesekê’de kadın örgütleri ve kitle örgütü temsilcileriyle bir araya gelerek yeni yönetim modelindeki kadın temsiliyetini ilan etti. Ahmed, kadının karar alma süreçlerine katılımının bir lütuf değil, kurumsal bir zorunluluk olduğunu vurgulayarak her kurum için “iki kadın aday” kriterini içeren yeni mekanizmayı açıkladı.
MA’nın haberine göre, Hesekê’de gerçekleşen toplantıda, kadın örgütlerinin resmileştirilmesi ve siyasi iradedeki ağırlığı tartışıldı. Toplantıda konuşan İlham Ahmed, entegrasyonun bir asimilasyon aracına dönüşmesine izin vermeyeceklerini belirterek, özgün yapının korunacağı bir modelin esas alınacağını ifade etti.
Kadınların kurumlardaki varlığını güçlendirmek adına onaylanan yeni mekanizmaya göre, her kurum için iki kadın ve bir erkek olmak üzere toplam üç isim önerilecek.
“Esirler meselesi ahlaki bir sorumluluktur”
Konuşmasında bölgedeki insani krize ve tutsakların durumuna da değinen Ahmed, 300 esirin serbest bırakılmasına dair verilen sözlerin takipçisi olacaklarını hatırlattı. Bu konunun her siyasi zeminde gündeme getirileceğini ifade eden Ahmed, meselenin genel bir ahlaki sorumluluk olduğunu vurguladı.
Suriye’de kadın kimliği kıskacında iki model
Suriye sahasında bir yanda Rojava'da kadını toplumsal inşanın ve savunmanın öznesi yapan bir model; diğer yanda ise İdlib ve Halep hattında hegemonyasını artıran HTŞ’nin karanlık tablosu var. HTŞ ve benzeri yapılar kontrol ettikleri bölgelerde kadınları kamusal alandan silen, şeriat temelinde kıyafet ve hareket kısıtlamaları getiren baskıcı bir rejim yürütüyor. Özellikle son saldırılarda yaşamını yitiren kadın savaşçıların (YPJ) bedenlerine yönelik teşhir ve saç örgülerinin kesilmesi gibi uygulamalar, bu yapıların kadın kimliğine ve hafızasına yönelik topyekûn bir saldırı niteliği taşıyor.
29 Ocak Mutabakatı sonrası SDG güçlerinin Şam ordusuna entegrasyonu aşama aşama devam ederken bu süreçte en kritik ve gerilimli başlıklardan birini, Şam yönetiminin ve bazı bölgesel güçlerin “YPJ'nin tamamen feshedilmesi” talebi oluşturuyor. SDG ve Özerk Yönetim bileşenleri ise YPJ'nin feshedilmesi kadın kazanımlarının tasfiyesi anlamına geleceğine dikkat çekerken, Şam ordusuna katılımın ancak YPJ'nin özgün kimliğini ve kadın savunma sistemini koruması şartıyla mümkün olabileceğini ifade ediyor. Kadın savunma birliklerinin tasfiyesi, Özerk Yönetim tarafından müzakerelerin “kırmızı çizgisi” olarak tanımlanıyor.
(Dış Haberler)
Evrensel'i Takip Et