07.04.2026 19:41

İkizköylüler, Akbelen için AYM’den sonra Danıştay önünde: 'Köylünün sesini duyun, demek için geldik

AYM’den sonra Danıştay önünde de açıklama yapan İkizköy Muhtarı Nejla Işık,İkizköy'de katliam yaşandığını belirterek; “Köylünün sesini duyun demek için köylünün yanında olun demek için bir kez daha Ankara yollarını teptik geldik” dedi

İkizköylüler, Akbelen için AYM’den sonra Danıştay önünde: "Köylünün sesini duyun, demek için geldik

Fotoğraf: ANKA

Muğla'nın Milas İlçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırma kararına tepki gösteren İkizköylüler, protestolarını büyütmek amacıyla Ankara'ya gelerek Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde eylem yaptı. Ardından "yürütmeyi durdurması" için dilekçe vermek üzere Danıştay'a gelen köylüler burada da kısa bir açıklama yaptı.

"Köyümüzdeki her şeyi bırakıp buraya derdimizi anlatmaya geldik"

Tutuklu Esra Işık'ın annesi ve İkizköy Muhtarı Nejla Işık şunları kaydetti:

"Anayasa Mahkemesi önündeki basın açıklamamızın ardından şu an Danıştay'ın önündeyiz. Neden bu iki yer özellikle seçildi? Hem Danıştay'da açılmış davalarımızdan dolayı hem de Anayasa Mahkemesi'ndeki davalarımızdan dolayı yürütmeyi durdurma talepli ve acele kamulaştırma iptal davalarımızda henüz dosyalarımıza bakılmadığı için ve köyde işler alelacele işlediği için köyümüzdeki her şeyi bırakıp buraya derdimizi anlatmaya geldik. Oradaki yıkım devam ediyor.”

"Köylünün sesini duyun demek için geldik"

Topraklarının talan edilmeyle karşı karşıya olduğunu bir yandan da üzerlerine açılan açılan davaların keşiflerinin devam ettiğini belirten Işık, “Jandarma kolluk gözetiminde devam ediyor. Hiçbirimize bilgi verilmeden davacılar olarak avukatlarımıza bizlere bilgi verilmeden karşımızda bir muhatap bulamadık ne yazık ki bu yüzden buradayız. Bu karardan acilen dönülsün diyoruz ve geri dönüşü tahribatı mümkün olmayan şeyler yaşanmadan acele yürütmeyi durdurma verilsin. Hiçbir köylümüz, hiçbirimiz mağdur edilmesin diye bir kez daha buradayız. Aslında talebimiz net. Anayasa Mahkemesi önünde söylediğimiz gibi öncelikle Esra Işık tutuklandı, gözaltına aldı ve tutuklanarak Muğla cezaevine gönderildi. Dün İzmir kapalı cezaevine gönderildi ve benim çocuğum 8 gündür hepimizden köyünden, ailesinden, sevdiği köylülerinden ayrı. İnandığımız tek bir dava var, 'Köyümüzü, topraklarımızı, zeytinlerimizi, mezarlarımızı, geçmişimizi ve geleceğimizi madene vermek istemiyoruz' dedik 7 yıldır, 'Limak, İÇTAŞ sana bir karış toprak da yok, bir dal zeytin de yok, bir dal çam da yok' dedik ve bu yüzden yargılanıyoruz ve bu yüzden çok ağır bedeller ödüyoruz. Köylünün sesini duyun demek için köylünün yanında olun demek için bir kez daha Ankara yollarını teptik geldik” dedi.

"Ekmek gibi, su gibi onurlu bir yaşam mücadelesi veriyoruz"

Taleplerinin net olduğunu alınan kararlara karşı olduklarını belirten Işık; “Biz yerimizi yurdumuzu bırakıp gitmek istemiyoruz. Kızım sürgün edildim, demiş. Biz de topraklarımızdan sürgün edilmeye çalışılıyoruz. Biz buna karşı direniyoruz. Ekmek gibi, su gibi onurlu bir yaşam mücadelesi veriyoruz. Herkesi köylülerin yanında olmasına ve bu mücadeleyi büyütmesine, büyütmemize ihtiyacımız var. Biz bu devlete bütün yurttaşlık görevimizi yerine getiriyoruz. Bizi duyun, bizi görün demek için buradayız. Yani daha nasıl bağıralım, nasıl haykıralım? Haklıyız. O toprakları bizler var ettik. Yoktan var ettik. Bir kuru çorak topraktı. Atalarımızdan miras kaldı. İçine envai çeşit meyvemizi, zeytinimizi, evimizi, barkımızı, yuvamızı kurduk” ifadelerini kullandı.

"Bizim karnımız enerji doyurmuyor"

Verilen kararla herkesin mağdur olacağının altını çizen Işık; “Köylü teyzelerim ne diyor? ‘Ben köyde üretmezsem sen şehirde bulup yiyemezsin’ diyor. Toprağın üzerinden enerji üretimine karşıyız diyor. Toprak gittikten sonra su kaynakları gittikten sonra ne eyleyeyim enerjiyi biz? Bizim karnımız enerji doyurmuyor. O yüzden bizim hayatlarımız üzerinden hiç kimse yorum da yapmasın, enerji de üretmesin. Enerjiye karşı değiliz. Ama bizim hayatlarımızı yok eden enerjiye karşıyız artık. Talebimiz net. Hepimiz inandığımız davamızın peşindeyiz” dedi.

"Biz her gün cehennemi yaşıyoruz"

İkizköy'de çok büyük katliam olduğunu vurgulayan Işık şunları söyledi; “Dinamitler patlıyor. Evlerimizde yarıklar çatlakları oluştu. Biz her gün cehennemi yaşıyoruz. Biz her gün gerçekten cehennemi yaşıyoruz. Ama benim çocuğumun ağzından çıkan şirkete söylenen söz sanki devlet kamu personeliyle söylenmiş gibi hakaret sayılıyor. Ve sekiz gündür bizden ayrı tutuklu. Bu çocuk sadece toprağını korudu. Bu çocuk sadece vatanını, yurdunu, zeytinini korudu. O yüzden bizi hiç kimse suçlu ilan etmesin. Benim çocuğum suçlu değil. Çok onurlu bir mücadele veriyor ve dimdik ayakta biz de dimdik ailesi köylülere olarak onun arkasındayız. Bu davada biriz, beraberiz ve ya kazanacağız ya kazanacağız diyoruz."

Simge isimlerden Denizlili Hatice Teyze, "Eğitim görmedim, kimseye eğilmedim. Şov yapmaya gelmedik, Danıştay'a Danışmaya geldik. Esra için, toprak için toplandık." derken, Karacahisar köyünden bir vatandaş da "Topraklarımız elimizden alınmak isteniyor, su kaynaklarının açılması yanlıştır, vatana ihanettir" ifadelerini kullandı.

Şirketlere seslenen bir başka yurttaş da "Benim toprağım sizin babanızın malı değil, sordunuz mu bize, herşey para mı?" acele kamulaştırmaya tepkisini gösterdi.

"Yürütmeyi durdurma kararı verilmezse daha sonra verilecek olan kararın hiçbir anlamı kalmayacak"

İkizköylülerin avukatı Arif Ali Cangı da şunları kaydetti: "Bugün yarın yürütmeyi durdurma kararı çıkacakken 1 Nisan'da Danıştay dairesi bir kez daha ara kararı kurdu. Ara kararı en az 15 gün, 20 gün, bir ay geciktiriyor yürütmeyi durdurma kararının verilmesini ve o kararın şu anda biz geri alınmasını istemek için geldik. Dilekçe vereceğiz içeride ve yapabilirsek görüşme yapacağız ve bir an önce yürütmeyi durdurma kararı verilmesini isteyeceğiz. Zira yürütmeyi durdurma kararı verilmezse daha sonra verilecek olan kararın hiçbir anlamı kalmayacak.

"Biz her iki davayla kazanacağız"

Hepinizin desteği için teşekkürler ediyoruz. Hepiniz sağ olun, var olun, destek ve dayanışmanızın devam etmenin. Ayrıca şunu söylemek istiyorum. Sevgili Esra'nın tutuklanması ile bölgedeki acele kamulaştırma aynı düzeyde. Esra'yı hürriyetinden yoksun bıraktılar. Diğer taraftan hızla bölgedeki zeytin ağaçlarını diğer ağaçları, narları, bütün ağaçları yerine sökmek için insanları yurdundan sökmek için çaba devam ediyor. Biz her iki davayla kazanacağız. Esra'yı cezaevinde alacağız. Ve bu davayı da kazanacağız."

"15 gün sonrasından itibaren her an yürütmeyi durdurma kararını bekliyoruz"

Danıştay'a "Yürütmeyi durdurma" kararı verilmesi için dilekçelerini verdikten sonra çıkışta kısa bir açıklama yapan İkizköylülerin avukatı Arif Ali Cangı, "Düşmesinin ertelenmesine ilişkin 1 Nisan 2026‘da ara kararına dönülmesine ilişkin dilekçemizi verdik. Talebimizi söyledik. Danıştay'dan karar çıkmasını bekliyoruz. 15 gün sonrasından itibaren her an yürütmeyi durdurma kararını bekliyoruz" dedi.

(ANKA)
07.04.2026 13:05

Trafikten men ve yüksek primler: İşte 2026’nın yeni zorunlu sigorta ücretleri

Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, Nisan 2026’da geçerli olacak zorunlu trafik sigortası primlerini açıkladı. İstanbul, Ankara ve İzmir’de primler araç tipine ve risk basamağına göre 8 bin liradan 356 bin liraya kadar çıkıyor.

Trafikten men ve yüksek primler: İşte 2026’nın yeni zorunlu sigorta ücretleri

Fotoğraf: AA

07.04.2026 11:08 / Güncelleme: 16:37

İBB davasında savcıdan İmamoğlu’na tehdit: 'Haddinizi bildiririz'

İBB davasının 17'nci gününde duruşma savcısı Ekrem İmamoğlu'nu tehdit etti. "Haddinizi bilin, haddinizi bildiririz" diyen savcıya İmamoğlu, "Yaptığınız kabadayılık" yanıtını verdi.

İBB davasında savcıdan İmamoğlu’na tehdit: 'Haddinizi bildiririz'

Fotoğraf: CHP

07.04.2026 18:47 / Güncelleme: 18:50

İliç Katliamı davası: Savcı 12 sanığın 22 yıl 6'şar aya, 1 sanığın ise 24 yıla kadar hapsini istedi

İliç Katliamı davasında celse arasında esas hakkındaki görüşünü mahkemeye sunan cumhuriyet savcısı 12 sanığın 22 yıl 6'şar aya, 1 sanığın ise 24 yıla kadar hapsini talep etti. Savcı, cezanın üst sınırına yakın şekilde belirlenmesini istedi.

İliç Katliamı davası: Savcı 12 sanığın 22 yıl 6'şar aya, 1 sanığın ise 24 yıla kadar hapsini istedi

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel 

07.04.2026 19:35

TMMOB Batman İKK’dan kayyıma imar değişikliği tepkisi: Plan iptal edilmelidir

TMMOB Batman İl Koordinasyon Kurulu, Batman Belediyesinin Şehir Hastanesi bölgesindeki park alanlarını ticari kullanıma açan imar değişikliğine tepki gösterdi.

TMMOB Batman İKK’dan kayyıma imar değişikliği tepkisi: Plan iptal edilmelidir

Fotoğraf: MA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!