İBB Bilgi İşlem sorumlusu Emrah Yüksel savunmasına başlarken şu diyalog yaşandı:
Mahkeme Başkanı: Şu 13 No’lu eylemi şöyle güzel güzel anlat da Emrah; en zorlandığımız eylem. Sıralamayı ona göre belirledik zaten.
Ekrem İmamoğlu: Bir tek savcı anlamış, o da yanlış anlamış.
Emrah Yüksel: Heyecanımı dağıttığınız için teşekkürler Başkanım.
Emrah Yüksel savunmasında şunları söyledi:
“İddianamede 'İstanbul Senin' ve 'İBB Hanem' uygulamaları birbirine karıştırılmaktadır. İstanbul Senin ayrı bir uygulama, İBB Hanem tamamen ayrı bir uygulamadır. Savunmamı yaparken göreceksiniz ki suçlamalar bu iki uygulamanın birbirine karıştırılması üzerinden yapılmış. İstanbul Senin özelinde ben size burada 'yokluğumu' anlatacağım. Bu uygulamanın fikir, geliştirme, ihale veya bakım aşamalarının hiçbirinde bulunmadım. İddianamenin 224. sayfasında İstanbul Senin uygulamasındaki yöneticiler listesi verilmiş; orada Emrah Yüksel yok.
İstanbul Senin uygulamasıyla ilgili ne yönetim, ne veri tabanı ne de sunucu üzerinde hiçbir yetkim bulunmuyor. Dolayısıyla bu uygulama kapsamında veri kaydetme veya veri yayma gibi bir eylemi gerçekleştirmem teknik ve fiili olarak mümkün değildir. Çalıştığım yazılım ekibi, İstanbul Senin projesinin yönetimini Akıllı Şehir Müdürlüğü'nden devralmadı.
13 Mart 2025 tarihinde Bilgi İşlem Müdürü Bülent Yenidoğan'ı cevapladığım bir mail var. Bu mailde özetle diyorum ki: 'İstanbul Senin tarafından yani bizim müdürlüğümüz için ürettiği projeyi ekliyorum ve KOBİ'lerin uygulama geliştirme senaryoları konusunda bizim bilgimiz yok. Bu sorunun en sağlıklı cevabını Daire Başkanlığı adına Akıllı Şehirler Müdürlüğü çok daha sağlıklı verecektir.’
Bilgi İşlem Müdürlüğü'ne 'Emrah, İstanbul Senin uygulamasını yazılım birimi olarak biz ayakta tutabilir miyiz?' diye soruyor. Ben de kendisine diyorum ki: 'İlgili teknoloji altında benim onu ayakta tutacak tek bir personelim bile yok.'
Savcı Bey'e: 'Birincisi' dedim, 'büyük veri tabanına erişim yetkisi bulunan kişi veya kişiler tarafından hukuka aykırı bir veri çıkmış olabilir. Ancak böyle bir durumda dahi sistemlerde tutulan log, yani geçmiş işlem kayıtlarından bu işlemin kim tarafından yapıldığının teknik olarak tespit edilmesi mümkün.' O süreçten bu yana iddianamede ben o log kayıtlarıyla ilgili bir şey göremedim.
Biz teknik yazılım geliştiriciler olarak bize iletilen analitik kodlarını web sitelerine ekleriz. İstanbul Senin'e eklemeyiz, İstanbul Senin'e bizim erişimimiz yok.
Sunucuda bulunduğu iddia edilen sandık verilerinin, dönemin Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner'e Orhan Gazi Erdoğan tarafından gönderildiğini ve Erol Özgüner'in de bu verileri Akıllı Şehirler Müdürlüğü'ne gönderdiğini ben iddianameyi okuduğumda öğrendim. Söz konusu veri akışının hiçbir aşamasında benim herhangi bir rolüm yoktur.
Orhan Gazi Erdoğan'ın da kendisine emniyette sorulmuş, kendisinin Emrah Yüksel'den bir veri talebi olmadığını burada bahsetmiştir.
20 Mayıs'tan temmuz ayına kadar İstanbul Senin soruşturma süreçlerinin olduğunu söylemiştim. Ben kurumdan yıllık izin, resmi yıllık izin alarak yurt dışına ailemle birlikte tatile gittim.
Avukatım aracılığıyla yurt dışı çıkış kayıtlarımı, pasaport kayıtlarımı temin ettim. Savcı Bey'e de özellikle belirtmeme rağmen... Üstünden aylar geçti iddianame geldi. Lehime olarak sunduğumuz delil, iddianamede benim aleyhime kullanılmış.
Sayfa 256'da Kişisel Verileri Koruma Başkanlığı Hukuk İşleri Dairesi Başkanlığı'nın 20.10.2025 sayılı yazısı. Diyor ki: 'Sandık verilerinin İBB HANEM uygulaması içerisine işlenmesi' diyor. İBB HANEM test ortamında! Bu kadar ciddiyetsiz bir yazı... Burada art niyet var Sayın Başkan, kul hakkı var. Bakın burada gözyaşı vardır.
Sayfa 259: 'İstanbul Senin uygulamasında faaliyet gösteren Emrah Yüksel'in yapılan HTS veya baz analizinde örgüt lideri Ekrem İmamoğlu ve örgüt üyesi Melih Geçek ile doğrudan irtibatta olduğu tespit edilmiştir.' Ben 6 yıldır İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin personeliyim. Sayın Ekrem İmamoğlu'yla baz vermemden daha doğal bir şey olabilir mi?
Sayın Melih Geçek'le 6 yılda sadece 37 saniye telefonda görüşmüşüm, sadece 37 saniye. Muhtemelen yanlış aramışım.
Çıkar amaçlı suç örgütü nedir Sayın Başkanım? 18 yıldan beri, ya ben 6 aydan beri maaş alamıyorum ya. 6 aydır çocuklarının geçimini sağlamaktan aciz bir babayım ya. Çıkar amaçlı suç örgütü suçlaması nedir Sayın Başkanım?
Tutuklandığım günün bir önceki akşamında, sabah 8-5 işime giderken örgün olarak İstanbul Üniversitesi'nde yüksek lisansımı yapan bir öğrenciyim. Mezundum şu an, tutuklanmasaydım mezundum. Eğitim hakkı da elimden alındı.
Bizler örgüt üyesi ve ıslah edilecek insanlar değiliz. Ben ve buradaki yazılımcı arkadaşlarım... Ben 6 aydan beri çocuklarına bakmaktan aciz bir baba olarak karşınızdayım. Artık nefes alamıyoruz. Adalet mülkün temeliyse, devlet vatandaşına yaşamak için nedenler sunmak zorundaysa bizim tutuksuz yargılanmaya ihtiyacımız var Sayın Başkanım."
Evrensel'i Takip Et