04.04.2026 16:35

Üç kentte hasta tutsakların tahliyesi talep edildi

 Hasta mahpuslar için İzmir, İstanbul ve Ankara'da yapılan eylemlerde tahliyeleri talep edildi.

Üç kentte hasta tutsakların tahliyesi talep edildi

Fotoğraf: MA

Hasta mahpusların tahliyesini talep etmek amacıyla İzmir,Ankara ve İstanbul’da yapılan eylemlerde Özgür Azad İnci, Ekim Polat ve Metin Turan’ın tahliyeleri talep edildi.

İstanbul

İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Beyoğlu’nda bulunan dernek binalarının önünde “F Oturması” eyleminin 732’ncisi gerçekleştirildi. Çok sayıda hak savunucusunun katıldığı eylemde, "Tedavi haktır engellenemez", “Ekim Polat serbest bırakılsın” pankartlarının açıldı. Bu haftaki eylemde, Burdur Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ndeki hasta tutsak Ekim Polat’ın durumuna dikkat çekildi. Eylemde sık sık “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” ve “Tedavi haktır engellenemez" sloganları atıldı. Basın metnini İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu Sözcüsü Meral Nergis Şahin okudu.

Hasta mahpus Mehmet Emin Çam hakkında infaz erteleme kararını anımsatan Meral Nergis Şahin, Çam’ın büyük çabalar sonucu serbest bırakıldığını söyledi. Polat’ın çok sayıda hastalığının bulunduğunu ve tedaviye erişemediğini vurgulayan Meral Nergis Şahin ,“Ekim Polat ve ailesi tarafından verilen bilgiye göre Akromegali hastalığı nedeniyle el, ayak, yüz ve iç organlarında gelişen aşırı büyüme Ekim Polat’ın yaşamını tehdit eder seviyeye gelmiş. Doktorları hastalığından kaynaklı beyninde oluşan tümörün acilen ameliyat edilmesi gerektiği söylemiş ancak ameliyat edilmediği gibi önce Denizli T Tipi Hapishanesi ardından Tekirdağ F Tipi Hapishanesi ve son olarak Burdur Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’ne sürgün sevk edilmiş” dedi.

Sevkler sırasında Polat’ın çıplak arama ve kötü muameleye maruz kaldığı bilgisini paylaşan Meral Nergis Şahin, Polat’ın sağlığa ve tedaviye erişim hakkının keyfi şekilde engellendiğini belirterek, tedavi imkanlarına erişiminin sağlanmasını talep etti.

İzmir

İHD İzmir Şubesi, hasta mahpusların durumuna dikkat çekmek amacıyla iki haftada bir düzenlediği eylemi Konak Eski Sümerbank önünde sürdürdü. "Hasta mahpuslar ölüyor, susma suça ortak olma" pankartının açıldığı açıklamada İHD İzmir Şubesi yöneticisi Gülay Bilici, bu hafta Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde tutulan Özgür Azad İnci'nin sağlık durumuna dikkat çekti.

1999 yılında tutuklanan İnci'ye 2007 yılında psikoz ve şizofreni tanısı konulduğunu ve o tarihten bu yana psikiyatrik ilaçlar kullandığını aktaran Bilici, "Ancak tecrit ve yüksek güvenlik koşulları, hastalığın belirtilerini daha da ağırlaştırmış; gerçeklikten kopma, sosyal ilişkilerde belirgin bozulma ve işlevsellik kaybı gibi sonuçlara yol açmıştır. İnci’nin özellikle Solian adlı ilacı kullanmadığında sanrı gördüğü, düşünce süreçlerinde bozulmalar yaşadığı aktarılmaktadır. Buna rağmen 30 Temmuz 2025 tarihinde Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmesine karşın 'hapishanede kalabilir' yönünde rapor verilmesi, İnci’nin durumunun ciddiyetinin görmezden gelindiğini göstermektedir. Daha sonra Adli Tıp Kurumu’na ve engelli raporu başvurusu kapsamında yeniden hastaneye sevk edildiği; her iki süreçte de ayrıntılı ve bilimsel bir inceleme yapılmadan, yüzeysel değerlendirmelerle yine 'hapishanede kalabilir' sonucuna varıldığı belirtilmektedir. Engellilik başvurusunda da esaslı bir değerlendirme yapılmaksızın yalnızca ‘hapishanede kalıp kalamayacağı’ üzerinden karar verilmesi, sağlık hakkını zedeleyen ve keyfiyete açık bir uygulamadır" dedi.

Cezaevi koşullarının İnci'nin sağlık durumunu daha da ağırlaştırdığının altını çizen Bilici, "Bu koşullar karşısında yapılması gerekenler açıktır: İnci, bağımsız ve tam teşekküllü bir hastanede, başta psikiyatri olmak üzere ilgili branşlarca kapsamlı biçimde değerlendirilmelidir. Yüzeysel raporlama pratiğine son verilmeli; tanı, tedavi ve izlem süreçleri somut verilere dayanmalıdır. Tedavi yalnızca ilaçla sınırlı kalmamalı; düzenli psikiyatrik takip, kriz yönetimi ve destekleyici yaklaşımlar sağlanmalıdır. Tecrit kaldırılmalı; havalandırma, temizlik, suya erişim ve insan onuruna uygun yaşam koşulları derhâl sağlanmalıdır. Ayrıca, mevcut sağlık durumu dikkate alınarak 5275 sayılı Kanun’un 16. maddesi kapsamında infazın ertelenmesi ve tahliye seçenekleri gecikmeksizin değerlendirilmelidir. İlgili kurumları, Özgür Azad İnci’nin tedaviye erişimini derhâl sağlamaya; bilimsel, bağımsız ve şeffaf bir süreç yürütmeye; hastalığı ağırlaştıran koşulları ortadan kaldırmaya ve gerekli hukuki adımları atmaya çağırıyoruz" ifadelerini kullandı.

Açıklamanın ardından oturma eylemi yapıldı.

Ankara

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 604'üncu haftasında bir araya gelerek, hasta mahpusların durumuna dikkat çekti. Sakarya Caddesi'nde bir araya gelen inisiyatif üyeleri, bu hafta Bafra T Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan ağır hasta mahpus Metin Turan’ın sağlık durumuna değindi. Açıklamayı İHD Ankara Şube Yöneticisi Aslı Saraç yaptı.

Aslı Saraç, Metin Turan’ın sağlık durumuna ilişkin olarak, Turan'ın yıllardır cezaevinde bulunduğunu ve sağlık sorunlarının 19 Aralık 2000’de gerçekleştirilen “Hayata Dönüş” operasyonu sırasında ve sonrasında yaşanan ağır travmalarla bağlantılı olduğunu belirterek şunları söyledi: "Metin Turan’ın aktardıklarına göre, operasyon sırasında kafasına aldığı darbeler ve devamında yaşanan uygulamalar nedeniyle gözlerinde ağır hasar oluşmuş. Önce sol gözünde, ardından sağ gözünde görme giderek kaybolmuş; süreç, gözün içyapısının zarar görmesi ve görme sinirlerinin etkilenmesiyle ilerlemiş. Yapılan ameliyatlara ve girişimlere rağmen kalıcı bir iyileşme sağlanamamıştır. Metin Turan’ın yıllar içinde görme alanının düzenli biçimde daraldığı, sol gözde önce çok sınırlı görme kaldığı, sonra ölçüm yapılamayacak düzeye indiği ve nihayet körleştiği; sağ gözde de her değerlendirmede daha fazla gerileme yaşandığı aktarılmaktadır. Bu tablo, 'geçici bir rahatsızlık' değil; ağırlaşan, kronikleşen, sakatlık düzeyinde bir sağlık sorunudur" dedi.

Metin Turan’ın görme kaybı nedeniyle cezaevinde kalamayacak durumda olduğunu belirten Aslı Saraç, “Metin Turan’ın dışarıda, ailesinin yanında ve erişilebilir sağlık hizmeti koşullarında yaşamını sürdürmesi sağlanmalıdır" dedi.

(MA)

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
04.04.2026 12:29 / Güncelleme: 12:37

CHP'li Gamze Akkuş İlgezdi: Hastaneleri hastane yönetimi mi, yoksa yandaş sendika mı yönetiyor?

CHP’li Gamze Akkuş İlgezdi, Ankara EAH’de iktidara yakın yönetim sendika delege adaylarını sürgünle tehdit etmesini Bakan Memişoğlu’na sordu: “Hastaneleri hastane yönetimi mi, yoksa yandaş sendika mı yönetiyor?”

CHP'li Gamze Akkuş İlgezdi: Hastaneleri hastane yönetimi mi, yoksa yandaş sendika mı yönetiyor?

Gamze Akkuş İlgezdi | Fotoğraf: ANKA

04.04.2026 16:23

Van’daki 5,2’lik deprem ne anlama geliyor? Uzmandan kritik değerlendirme

Van’ın Tuşba ilçesinde meydana gelen 5,2 büyüklüğündeki depremi değerlendiren Prof. Dr. Hasan Sözbilir, sarsıntının büyük bir depremin kesin habercisi olmadığını söyledi.

Van’daki 5,2’lik deprem ne anlama geliyor? Uzmandan kritik değerlendirme
04.04.2026 15:10 / Güncelleme: 15:22

Şam yönetiminden ‘Bölgede özerk yönetim, kanton ve asayiş güçleri lağvedilecek’ açıklaması

Şam yönetimi ile SDG arasında varılan anlaşma uyarınca özerk yapıların tasfiyesi ve kurumsal birleşme süreci ilan edilirken, Kobanê ve çevresine halkın iradesi dışında atanan yöneticiler ile protestolara yönelik askeri müdahale tepkiye neden oldu.

Şam yönetiminden ‘Bölgede özerk yönetim, kanton ve asayiş güçleri lağvedilecek’ açıklaması
04.04.2026 13:17 / Güncelleme: 13:34

Lübnan'ın güneyine İsrail saldırıları: 9 kişi hayatını kaybetti, bir cami yıkıldı

İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki beldelere sürdürdüğü saldırılarda 9 kişi hayatını kaybetti; hedef alınan bir cami yıkıldı.

Lübnan'ın güneyine İsrail saldırıları: 9 kişi hayatını kaybetti, bir cami yıkıldı

Fotoğraf: DHA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!