Sel ve taşkınlar neden can alıyor?
Taşkın afeti insan aktivitelerinin bir sonucu olarak meydana gelmektedir. Dolayısıyla oluşan taşkınlarda insan etkisinin varlığı ve önemi de son derece dikkate alınması gereken bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.
Fotoğraf: SDHA
Dr. Eşref Atabey
Jeoloji Yüksek Mühendisi-Tıbbi Jeoloji Uzmanı
Ülkemizde yerleşim yerlerinin büyük bir bölümü ya bir kuru dere yatağı üzerinde ya nehir kıyısındaki taşkın alanlarında ya her an nehir taşkınlarına maruz kalabilecek alüvyon ovalarda, ya da fırtına dalgalarına maruz kalabilecek deniz kıyılarında kurulmuştur. En geçerli önlem olarak yeni kurulacak yerleşim yerlerinin bu gibi alanlar üzerinde kurulmasına izin vermemek, planlı bir şekilde yeni yerleşim alanları tahsis etmek, bu gibi alanlardaki yerleşim yerlerini de ıslah etmektir.
Sel
Selin en sık rastlanan nedeni, kuvvetli ve uzun süreli yağıştır. Seller kar erimesi sonucu oluşan kuvvetli akışlar ya da drenaj kanallarının tıkanması sonucunda da meydana gelebilir. Günümüzde rastlanılan en yaygın neden ise; kuvvetli yağmur fırtınalarında drenaj sistemlerindeki yetersizlik sonucu ana nehir kanallarının tamamen dolu olması ile meydana gelen taşmalar sonucu oluşan sellerdir. Dağlık bölgelerde ise seller kar erimesi veya yağışla birleşen kar suyundan meydana gelir. Çok nadir olarak da barajların çökmesi ve taşmasından kaynaklanan sellere rastlanılmaktadır (E. Atabey, 2021).
Su taşkını
Bir nehir ya da dere yatağındaki mevcut su miktarının, havzaya normalden fazla yağmur yağması veya havzada mevcut kar örtüsünün erimesinden dolayı hızla artması ve yatak çevresinde yaşayan canlılara, arazilere, mal ve mülke zarar vermesi olayına taşkın denmektedir.
Uzun süreli aşırı ve şiddetli yağışlardan sonra özellikle fazla eğimli ve geçirimsiz topraklarda taşkın olayı meydana gelmektedir. Ayrıca kar yağışının da yoğun olarak yağdığı havzalarda ısının birdenbire artması sonucu kar örtüsünün erimesi de taşkınlara yol açabilmekte ve taşkın debilerine etkilemektedir. Her iki etkenin beraber meydana gelmesi ve yan kollardaki suyun aynı anda yükselmesi en tehlikeli taşkınları oluşturmaktadır (E. Atabey, 2021).
Taşkın, su baskını, sel tehlikesi
Taşkın bir akarsuyun çeşitli sebeplerle yatağından taşması veya şehir kanalizasyon şebekelerinden kaynaklananlar hariç olmak üzere, normal şartlar altında kuru olan bir alanın geçici olarak sularla kaplanması sebebiyle arazilere, yerleşim yerlerine, altyapı tesislerine ve canlılara zarar vererek o bölgedeki ekonomik ve sosyal faaliyetleri kesintiye uğratan bir doğa olayıdır.
Bu tanımı deniz sahillerine sınır bölgelerdeki dalga hareketlerinden kaynaklanan kıyı taşkınları, göllerdeki su seviyesi farkı nedeniyle oluşan göl taşkınları, buzul erime ve buzul parçalanmaları nedeni ile oluşan buzul taşkınları ile genişletmek mümkündür.
Bir bölgede hakim yağış rejimleri de taşkınların oluşumuna neden olan diğer bir etkendir. Sağanak yağışlar, kar örtüsünün erimesi, nehir yatağının ve akış kesitinin yetersiz olması gibi nedenlerle yatağından taşan akarsu, çevresindeki yerleşim yerlerine, arazilere, altyapı tesislerine ve canlılara zarar vererek etki ettiği bölgedeki yaşamı olumsuz olarak etkiler ve afete dönüşür.
Taşkın dünyada yaşanan en önemli afetler arasında yer almakta olup ülkemizde de can ve mal kaybı açısından tüm afetler arasında ikinci, meteorolojik afetler arasında da birinci sırada yer almaktadır. Akarsuların akış rejiminin düzensiz olması nedeniyle meydana gelen taşkınlar, depremden sonra en fazla can ve mal kaybının yaşandığı afet olarak bilinmektedir.
Taşkınlar, bölgenin jeoteknik ve topoğrafik niteliklerine, iklimsel koşullarına bağlı olarak gelişen doğal oluşumlardır. Ancak taşkın afeti insan aktivitelerinin bir sonucu olarak meydana gelmektedir. Dolayısıyla oluşan taşkınlarda insan etkisinin varlığı ve önemi de son derece dikkate alınması gereken bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.
Son yıllarda özellikle iklim değişikliğinin de etkisi ile hem ülkemizde hem de küresel çapta taşkınların sayısı ve şiddetinde önemli artışlar meydana gelmektedir. Taşkınların insan yaşamı üzerindeki olumsuz etkilerine ek olarak, ciddi ekonomik zararlara, çevresel zararlara ve sosyokültürel zararlara da yol açmaktadır. Bu yüzden taşkın riskleri değerlendirilirken yol açabileceği tüm zararlar göz önünde bulundurulmalıdır. Bu kapsamda, memba-mansap ilişkisi göz önüne alınarak tüm önlemlerin birlikte değerlendirilmesiyle çalışmaların planlanması gerekmektedir.
Ayrıca taşkın risklerini azaltmak, can ve mal güvenliğini sağlamak, halk sağlığını korumak yerel kalkınmayı sürdürebilmek için son derece önemlidir. Dünya Meteoroloji Örgütüne göre taşkınlar en genel haliyle;
• Ani taşkınlar,
• Nehir taşkınları,
• Kıyı taşkınları,
• Şehir taşkınları,
• Kar erimesinin neden olduğu taşkınlar,
• Buz ve moloz hareketlerinin neden olduğu taşkınlar şeklinde sınıflandırılmıştır.
Taşkınların oluşma nedenleri
• Dereler üzerinde bulunan sanat yapılarının membadan gelen rusubat ya da atıklar yüzünden tıkanması ve tam kapasite çalışamıyor olması
• Bazı mevcut sanat yapılarının kesitinin yetersiz olması
• Plansız kentleşme nedeniyle dere yataklarına yerleşim yapılması
• Dere yataklarından malzeme alınarak dere akış rejiminin ve dere yatağı morfolojisinin bozulması
• Dere yataklarına malzeme boşaltılarak derenin kapasitesinin azaltılması
• Meydana gelen ani yağışlar
• Mansap şartının sağlanmamasıdır.
Önlemler
• Barajlar yaparak dere, çay, nehir suyunu kontrol altına alarak,
• Sele maruz kalabilecek yerlerde set, bariyer yaparak,
• Dere ve ırmakların yataklarını ıslah ederek,
• Dere, çay ve nehir yatakları ve kıyılarından kum, çakıl gibi malzeme alımını önlemek ya da kontrollü alarak,
• Dere, çay ve nehir yatakları ve kıyılarını ağaçlandırarak,
• Sele maruz kalan yerleşim yerlerini bulundukları alandan daha güvenli alanlara taşıyarak
• Yeni yerleşim yerlerini sele maruz kalacak dere, çay, nehir yatakları ve kıyı alanlarında yapmayarak,
• Deniz kıyılarına olabildiğince yaklaşmayarak, ev vb. yapılar tesisler yapmayarak önlemler alabiliriz.
Doğa afeti diye bir şey yoktur. Yaşanan felaketler ihmalin ve liyakatsizliğin sonucudur. Hepsi için akıl ve bilimle önlem alınabilir.
Bilimi rehber almadan yapacağımız her şey bizler için potansiyel bir tehlikedir.
Bilim (bilmek) yaşatır.
Bilmemek (cehalet) yaşamı tehlikeye sokar hatta öldürür.
' Eşref Atabey. 2021. İklimsel ve Biyolojik Tehlikeler. Doğa ve Antropojenik Tehlikeler-2, Sarmal Kitabevi. 231s. 1.Baskı, Mayıs 2021. İstanbul. ISBN 978-625-7647-41-0
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et