Diyarbakır’da sanatın özgürlükçü diliyle barış inşası: Hazineler kaybedildiği yerde aranır
Diyarbakır’ın çok katmanlı hafızasında sanatı barışın özgür diliyle buluşturan “Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu”, sanatçılara sınırsız bir ifade alanı açarak toplumsal uzlaşmayı yeniden inşa ediyor.
Elif Ekin Saltık
[email protected]
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 12-16 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek olan “Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu”, sanatı barışın toplumsallaşması yolunda temel bir diyalog zemini olarak konumluyor. Forum yürütücülerinden Beritan Tanışma ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide, sanatın duygusama gücünden Diyarbakır’ın çok katmanlı hafızasına, sansürsüz üretimden gelecek projeksiyonuna kadar serginin barış inşasındaki kritik rolünü ele aldık.
Sanatın, farklı kimliklerin, deneyimlerin ve kültürlerin kesişebildiği nadir alanlardan biri olduğunu belirten Beritan Tanışma, bu alanın doğrudan bir uzlaşma dayatmadığını, aksine radikal sınırlar koymadan farklılıkların yan yana gelebildiği bir zemin yarattığını vurguluyor. Tanışma’ya göre barışın toplumsallaşması, insanların birbirini ikna etme çabasının ötesine geçip bir duygusama alanı oluşturmasıyla başlıyor. Sanat eserlerinin izleyicide bıraktığı bu estetik ve duygusal etki, toplumsal barışın inşasında yeni bir bilgi ve anlam katmanı oluşturuyor.
Sanatçıya müdahalesiz alan: ‘Pozitif barış’ın ilk adımı
Günümüzde sanatçıların en sık karşılaştığı sorunun eserlerine yapılan dış müdahaleler ve konu sınırlamaları olduğunu ifade eden Tanışma, Forum kapsamındaki sergide bu kalıpları yıktıklarını belirtiyor. Sanatçılara belirli bir konu dikte etmek yerine, onlara kendilerini kısıtlamadan ifade edebilecekleri özgür bir alan açtıklarını söyleyen Tanışma, süreci şöyle özetliyor: “Toplumsal barışı besleyen kadın, ekoloji, çocuk ve yaşam gibi tüm konuları kapsayan bu özgürlük alanı, sanatçının düşüncesinin önüne ket vurmadan üretim yapmasını sağlıyor. Bu yaklaşım, sanatçıların negatif barışın ötesine geçerek pozitif barışın inşasında aktif birer özne olmalarına imkan tanıyor.”
Diyarbakır’ın hafızası ve mekanın bağlamı
Forumun Diyarbakır’da gerçekleşiyor olması, sergilenecek eserlerin mesajını ve derinliğini doğrudan etkileyen bir unsur olarak öne çıkıyor. Diyarbakır’ın politik durumu, kültürel çeşitliliği ve tarihsel yaşanmışlıklarıyla kendi başına bir üsluba sahip olduğunu hatırlatan Tanışma, mekanın gücüne şu sözlerle dikkat çekiyor: “Bilge’nin ‘Hazineler kaybedildiği yerde aranır’ sözünden yola çıkarak, barış inşasını tam da sorunun ve hafızanın kalbinde, Diyarbakır’da aramaya karar verdik. Kentin sahip olduğu bu hafıza, buraya gelen her esere yeni bir bağlam katacak ve barış arayışında yeni dinamikler oluşturacaktır.”
Disiplinlerarası çoğulculuk ve gelecek tahayyülü
Sergide resimden enstalasyona, videodan heykele kadar geniş bir yelpazeye yer verilmesi, forumun “katılımcı demokrasi” ve “çoğulculuk” ilkelerini görsel bir şölene dönüştürüyor. Her sanat disiplininin farklı bir dille barışı ifade etme potansiyelini değerlendirdiklerini belirten Tanışma, sanatçılardan beklentilerini şu sözlerle tamamlıyor: “Sanatçıların yalnızca geçmişin acılarını temsil etmelerini değil; bu hafızayı iyileşme, umut ve birlikte yaşama ihtimaliyle harmanlayarak geleceğe dair bir toplumsal projeksiyon sunmalarını bekliyoruz. Bu sergi, farklı üslupların bir arada söz kurabildiği bir dayanışma ağını tetiklemeyi hedefliyor.”
Evrensel'i Takip Et