Halkların İklim Zirvesi Antalya Meclisi: Akbelen Ormanı'nı katleden sistem, şimdi de o ormanı savunanların peşinde
Halkların İklim Zirvesi Antalya Meclisi, doğa savunucusu Esra Işık’ın tutuklanmasını protesto etmek için yaptığı açıklamada; “Akbelen Ormanı’nı katleden sistem, şimdi de o ormanı savunanların peşinde” denildi.
Fotoğraf: Evrensel
Antalya - Halkların İklim Zirvesi Antalya Meclisi, doğa savunucusu Esra Işık’ın tutuklanmasını protesto etti.
Muğla İkizköy’de topraklarına el konmasına karşı direnen, Akbelen’de ormanı savunan, termik santrallerin karşısında duran yaşam savunucusu Esra Işık’ın tutuklandığı belirtilen açıklamada; “Esra Işık’ın ‘suçu’, Anayasa’nın 56. maddesinde güvence altına alınan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını kullanmak, toprağını, suyunu ve yaşam alanlarını savunmaktır” denildi.
“Halkların İklim Zirvesi bileşenleri olarak, COP süreçlerinin devletler ve şirketler arasında bir pazarlığa hapsolduğu, fosil yakıtlardan çıkışa dair bağlayıcı adımların atılmadığı bu tabloda; yaşamı piyasanın konusu yapan anlayışa karşı kamusal sorumluluğu, toplumsal denetimi ve demokratik katılımı savunuyoruz” denilen açıklamada fosil yakıt temelli üretim modelinin sona ermesini, enerji demokrasisini ve adil dönüşümü talep ettikleri vurgulandı.
Bu taleplerin tam karşısında duran bir gerçek olduğu ifade edilen açıklamada şöyle denildi; “Hakkında kapatılma kararları bulunan Muğla’daki termik santraller, üstelik enerji bakımından vazgeçilmez olmadıkları halde çalışmaya devam ediyor. Bu santrallere kömür sağlamak için acele kamulaştırma kararlarıyla köylülerin toprakları gasp edilmeye çalışılıyor. Daha önce Akbelen Ormanı’nı katleden bu sistem, şimdi de o ormanı savunanların peşinde.”
Şirketleri koruyan resmi COP öznelerinin, toprağını koruyan köylüyü özgürlüğünden yoksun bırakmaktan çekinmediğinin altı çizilen açıklamada; “Resmi COP süreçlerinde fosil yakıt şirketlerinin çıkarları korunurken, bu şirketlerin yol açtığı ekolojik yıkıma karşı duranlar cezalandırılıyor. Acele kamulaştırma yetkisi, kömür şirketlerinin iştahını karşılamak için kullanılırken; toprağını, suyunu, ormanını savunan köylü tutuklanıyor. Bu, ekolojik felaketin bir yazgı değil, siyasal tercihlerin sonucu olduğunun en somut kanıtıdır” denildi.
Fosil yakıtlardan adil ve planlı çıkışın mümkün olduğu vurgulanan açıklamada; “Enerji demokrasisi, kamusal varlıkların korunması, gıda egemenliği ve agroekoloji acil önceliklerimizdir. Bu taleplerimizi hayata geçirmek için mücadele edenler tutuklanmamalı, aksine yaşamın korunması için verdikleri haklı mücadelede yanlarında olmalıyız” ifadelerine yer verildi.
“Halkların İklim Zirvesi bileşenleri olarak, iklim adaletsizliğinin tüm mağdurlarını uluslararası ölçekte bir araya getirme çabasıyla buradayız. Esra Işık’ın tutuklanması, yaşam savunucularına yönelik baskıları durdurmayacak, tam tersine mücadelemizi büyütecektir” denilen açıklamada şu taleplere yer verildi
- Esra Işık derhal serbest bırakılmalıdır!
- Termik santraller kapatılmalı, acele kamulaştırma kararları iptal edilmelidir!
- Fosil yakıtlardan çıkış için adil ve planlı bir dönüşüm hayata geçirilmelidir!
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et