Akbelen’de 'oldu bitti' keşfine karşı köylü direnişi: 'Biz sayı değil, hayatız!' diyen Esra Işık gece gözaltına alındı
Gece yarısı gözaltına alınan Esra Işık’ın durumu Akbelen’de tansiyonu yükseltti; köylüler acele kamulaştırma ve habersiz keşiflere tepki gösteriyor.
Özer Akdemir
[email protected]
Muğla - Danıştay ve Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) "Biz sayıdan ibaret değiliz, bizim burada hayatlarımız var" diye seslenen genç İkizköylü kadın Esra Işık'ın gece yarısı gözaltına alınması, bölgedeki süreci daha da gergin bir boyuta taşıdı. Işık, haber yazıldığı süreçte hâlâ gözaltında tutuluyordu.
Muğla'nın Milas ilçesi İkizköy Akbelen mevkiinde maden sahasını genişletmek amacıyla 679 parselde başlatılan acele kamulaştırma işlemlerine karşı köylülerin ve yaşam savunucularının direnişi devam ediyor. Mahkeme heyetinin jandarma eşliğinde, taraflara önceden haber vermeden başlattığı keşif işlemleri, bölge halkı tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı.
Adalet beklerken keşif heyeti geldi!
Gündüz nöbet alanında yaptığı konuşmada yargı mercilerine seslenen İkizköylü kadınlardan İkizköy Çevre Komitesi üyesi Esra Işık, 200 parsel için iptal davası açtıklarını hatırlatarak sürece şu sözlerle isyan etti: "Mülkiyet hakkımıza dokunma dedik. Ama bakıyoruz, bugün üzerimize açılan el koyma davaları için mahkeme heyeti keşif heyetiyle birlikte kalkmış geliyorlar. Kaç tane zeytin var, kaç tane ev var, gelip bunları sayacaklar? Biz sayıdan ibaret değiliz, bizim burada hayatlarımız var".
"Geç gelen adalete adalet denir mi?"
Ağaçlara sadece bir rakam ve para gözüyle bakılamayacağını vurgulayan Işık, "Orada bizim ömürlük emeğimiz, atalarımızın, dedelerimizin, nenelerimizin emeği var. Maden çıkarılacak diye biz atalarımızın kemiklerini mi toplayalım bu topraktan?" diyerek şirketlerin zenginleşmesi için yüzlerce insanın yurdundan edilmesine karşı çıktı. Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'dan acilen bir yürütmeyi durdurma kararı beklediklerini belirten Işık, "Geç gelen adalete adalet denir mi? Bizim dünyamız başımıza yıkıldıktan sonra sizin verdiğiniz karardan ne çıkar? Eğer bugün bir karar verilmezse yarın burada çıkacak her türlü karışıklık, kaos ve sorunun sorumlusu Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'dır" diyerek yetkilileri göreve çağırdı.
Fotoğraf: İkizköylüler
“Varank katliamı sevimli göstermeye çalışıyor”
Geçtiğimiz günlerde AKP Milletvekili Mustafa Varank'ın köye yaptığı sürpriz ziyareti de eleştiren Esra Işık, bu hamleyi köylüyü dinlemek yerine taşınan zeytinlerin yaşadığına dair bir algı operasyonu ve "katliamı sevimli gösterme çabası" olarak nitelendirdi. Esra Işık, gece yarısı evinden gözaltına alınarak Milas İlçe Jandarma Karakolu'na götürüldü.
Evlerinden, topraklarından ve geçmişlerinden koparılmak istemeyen Akbelen direnişçileri, yürütmeyi durdurma taleplerini en üst perdeden dile getirmek için yarın Ankara'da Anayasa Mahkemesi önünde yapmayı planladıkları eylemi, bölgede yapılmaya başlanan bilirkişi keşfi nedeniyle ertelediler.
Köylünün haberi yok, jandarma eşlik ediyor
Arazilerinde habersizce yapılan keşif sırasında jandarma ve şirket araçlarına yönelik tepkiler de arttı. Keşif minibüsünün önüne çıkan köylülerden Esra Işık, yetkililere "Siz nasıl alet olabiliyorsunuz ya böyle bir şeye? Bu araç buradan gitmeden çıkmayız! Bu araca binip buradan gitmezse benim ölüm çıkar buradan!" sözleriyle haykırdı. Kendilerinden habersiz arazilerinde sayım yapıldığını ifade ederek, "Bizim arazimizde, vatandaşın haberi olmadan şirket gelip sayım yapacak... Buradaki aracın içinde birilerinin bizi gözetlediğine dair bir tutanak tutun" diyerek direnişini kolluk kuvvetleri önünde de sürdürdü.
Fotoğraf: İkizköylüler
İkizköylüler; "Göçebe kuşu muyuz, yerimizi vermiyoruz!"
Keşfin taraflara ve avukatlara dahi haber verilmeden bir "oldu bitti" ile yapılmaya çalışılması köyde tansiyonu daha da artırdı. İkizköy Muhtarı Nejla Işık süreci, "Yangından mal kaçırır gibi tarlanın keşfini yapıyorlar, bedeli üstümüze yıkılacak" şeklinde tanımlarken, köylü kadınlardan Aytaç Yakar, "Kimsenin haberi olmadan şirket gelip de ne hakla yerlerimizi ölçmeye hakkı var? Ben bir kere kalktım yerimden, bir daha kalkmak istemiyorum. Ben göçebe kuşu muyum?" diyerek tepkisini dile getirdi. Avucundaki toprağı kameralara gösteren bir başka İkizköylü kadın ise, "İşte bu toprak için kavga veriyoruz. Şirketler gelip burayı kazınca geriye koca bir delik, koca bir toz bulutu kalacak. Kimse bizi parayla pulla kandırmaya çalışmasın" diyerek topraklarının değerine paha biçilemeyeceğini vurguladı.
Direnişin sesi Esra Işık gece yarısı evinden alındı
Nejla Işık (İkizköy muhtarı) “Biz kaçakçı değiliz, evimiz yurdumuz belli”
Sabah saatlerinde görüştüğümüz İkizköy muhtarı Nejla Işık, gözaltındaki kızı Esra ile ilgili şu bilgileri verdi: “Gece 12'de köydeki evimizden gözaltına alındı. Karakola getirildi. Karakoldan sonra hastaneye, hastaneden sonra tekrar karakola. İfadesi alındı avukat eşliğinde. Sonrasında da nezarette tutuldu sabaha kadar. Sabah 9 gibi de karakoldan yine hastaneye, hastaneden de Milas Adliyesi'ne, savcıya ifade verecek. Üç avukat bekliyor şu anda, onunla birlikte girecekler. Mahkeme heyetine dün yapılan keşifte görevini yaptırmama ve hakaret suçlaması, aralarında tuttukları tutanak sebebiyle gözaltı yapıldığını söylüyorlar. Halbuki biz kaçakçı değiliz; evimiz belli, yurdumuz belli.
Bizi burada oyalarlarken keşif heyeti Karacahisar’da araç içinden sayım yapıyormuş
Şimdi bugün de bir yandan bizi burada oyalarlarken, bir yandan da Karacahisar'ın hudutlarında araç içinden dahi sayım yapıyorlar, keşif yapıyorlar mahkeme heyeti. İki otobüs destek ekip gönderdiler Akbelen'e. Yani bir yandan keşfi yapıyorlar, oldu bittiye getirmeye çalışıyorlar. Biz arkadaşlarımız orada, bazıları azalarımız, heyetimiz falan orada. Bir yanımız burada. Esra'nın savcının adli kontrol şartıyla (en kötü ihtimal) salınmasını bekliyoruz. Karar henüz belli değil, daha ifadeye girmedi. Bekliyoruz, adliyedeyiz.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et